Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelerin ile cümle

ailelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.It accommodated some of the world's wealthiest people.
Ailelerine, milletimize başsağlığı diliyorum." dedi.With my life, I beg Your Majesty to spare these people."
Acı çeken Türk ailelerine ne diyeceksin?...Tells a exaggerated Turkish family life.
İlk gelen ailelerin orman içerisindeki kale ve kilise'leri görerek burayı yurt edinmişlerdir.They returned all the land and forest to the former ruling house.
Bu ailelerin bir kısmı Şadi bir kısmı ise Butkidir.The repentance also involves prostrations to a number of Buddhas.
Sunnydale ailelerinin kâbusları birer birer gerçekleşmeye başlar.Other members of Sunnydale begin to feel the effects of the demon.
Köyde bazı ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla küçük seralar yapmaktadırlar.In the village there is a small town to fulfill the needs of living people.
Annesi ise İzmir’in tanınmış ailelerinden Musulluzadeler’dendir."Merciful" Icon of the Mother of God.
Hatta bazı ailelerin soyadı da bunu göstermektedir.Family names are also included.
Ailelerinin onları reddedeceğinden ya da arkadaşlarını kaybetmekten korkuyorlar.- (Finebros) A lot of people who are gay are afraid to admit it and afraid to come out.
Ve aileleriniz hakkında bilgi almak istiyorum.And I want to learn about your families.
Ailelerin ne dediğine bakınLook at what their parents says.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.They sacrifice family time.
Bizler sadece bilinen ailelerin yeni bireylerini mi keşfediyoruz yoksa yeni aileler mi keşfediyoruz?Are we just discovering new members of known families, or are we discovering new families?
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.They really wanted to be able to welcome Hyun-Sook into their family.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.The percentage of working families without health care up by four percent.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.And yet we wonder why boys are more likely to steal money from their parents.
Ailelerinde ki hiç kimse İngilizce konuşmuyor.No one in their family has spoken English.
Gerçek kalkınma ailelerin yaşamlarını iyileştirmeli bu yaşamları yok etmemeliReal development should improve the lives of families, and not tear these lives apart.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.And you have to understand what those people feel and what their family experiences when it happens.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.They put their families first, take care of their children and their aging parents.
- Ailelerine üzülüyorum.- I feel sorry for their parents. - (chuckles)
İnsanların ailelerini geçindirebilecekleri türden işler.Ones that can support a family.\
Ve orta gelirli ailelerin ve küçük işletmelerin vergilerini azaltmayı sürdüreceğim.And I want to continue those tax cuts for middle-class families, and for small business.\
Bu insanları ve ailelerini yakından tanıyorum.I know these folks and I know their families.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.They don't move their families to the District.
Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.The fourth time we've consoled the families of victims.
Bebek boy olarak yüzde 90, kendi ailelerine yüzdeleri yazılı mesajla bildirdiklerine şahit oluyorum.We want to make sure that the baby's height is consistent and that the baby's weight is consistent.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.And so the sins of the parents are visited on the poor children.
Merak ettik: bu durum ailelerin evlatlarının kayıpları ile başa çıkabilmeleri üzerinde etkili miydi?We wondered: does this have an effect on how the parents cope with the loss of their loved one?
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Those are things like ethnicity, frequently nationality, language, often religion.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.He risked his life as he walked up to people whose families he'd murdered.
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."And what he does is he takes children from their parents
Onları insanların suratlarını deşmeye zorluyor. Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.And he forces them to kill their own parents
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.They realized that these African children and families Were invisible to Washington policy makers
Ailelerin yardıma ihtiyacı var.Families need the help.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Ailelerin bu çocukların sağır ve aptal olmadıklarına ikna edilmeleri gerekli.
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.So she's painting her little families.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.They want to honor God or honor their family.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.They sat in silence through their trails, waving occasionally at family and friends.
Köyün en fakir ailelerinden birinin oğluydu.He was the son of one of the poorest families in the village.
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.People with hangnails never listen to their parents.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Most hungry people in the world are subsistence farmers.
Ailelerin otoritesi fazlasıyla var.There's plenty of parental authority going on.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.They're searching for bush meat; forest animals they can kill to feed their families.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.And I was taking care of people who were dying and their families in the South Side of Chicago.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.And it's only when it goes wrong that we start to realize the importance of families to children.
Bu kurumlarsa bu çocukların ailelerinden yüzlerce kilometre uzakta olabiliyor.The institution may be hundreds of miles away from the family home.
Asil ailelerinin kaldığı yere , Tuileries'e ,gittiler.And they storm where the royal family is staying, at the
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Probably the most important thing we see is children teaching parents.
Hayatlarını iyileştirecek, ailelerini geçindirecek bir iş mi?Will it help their life or help their family?
Gerşona bağlı ailelerin önderi Lael oğlu Elyasaftı.The prince of the fathers' house of the Gershonites shall be Eliasaph the son of Lael.
‹‹Gerşonoğullarını da boylarına, ailelerine göre say."Take a census of the sons of Gershon also, by their fathers' houses, by their families;
‹‹Boylarına ve ailelerine göre Merarioğullarını say."As for the sons of Merari, you shall number them by their families, by their fathers' houses;
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Yet he lifts the needy out of their affliction, and increases their families like a flock.
Artık ne bir tavsiye yapabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.Then they would not be able to make a will, or go back to their people.
Ailelerine döndükleri zaman da (yaptıklarıyle övünüp) eğlenmeye başlarlardı.And when they went back to their people turned to make fun of them;
Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.Then they would not be able to make a will, or go back to their people.
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.Then they would not be able to make a will, or go back to their people.
Derken bir vasiyette bile bulunmaya imkan bulamazlar ve ailelerine bile dönemezler.Then they would not be able to make a will, or go back to their people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod