Ana içeriğe geç
Sözlük

aileleri ile cümle

aileleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Остальное начальное образование получил дома под руководством братьев сестры.
Şubat 2007’de New York Times, İsrail’de fakirleşen ailelerin %53’ünün Arap aileleri olduğunu açıkladı .ذكرت صحيفة نيويورك تايمز في فبراير 2007 أنّ 53% من الأسر الفقيرة في إسرائيل من العرب.
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.على سبيل المثال هؤلاء الأفراد لديهم صعوبة في التعرف على الأصدقاء و العائلة و زملاء العمل.
Buna ek olarak, tüm ailelerin kırımdan kurtulmak için İslam'a dönüşmesi vakaları da vardı.بالإضافة إلى ذلك، كانت هناك حالات أسر بأكملها تتحول إلى الإسلام للنجاة من الإبادة الجماعية.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.وكيف إن سكان المنزل الذى يأويهم يعانون أيضا من الجوع .
Ailesi Suriye'nin önde gelen ailelerindendi.فعائلتها كانت من العائلات السورية الرائدة أنداك.
Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.وأعربت عن تعازيها الصادقة للضحايا وأسرهم، وللحكومة والشعب المصري.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.المجلس يقوم أيضا بالاحاطة بضحايا التعذيب وعائلاتهم.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.بعض آبائهم أو أجدادهم كان من العبيد.
İki adamında aileleri fotoğraftaki Viet Konglunun kendi akrabalarına çok benzediğini iddia etmiştir.وكلاهما يعرف أن العيش مع والد خالد في نفس المنزل سيؤدي للكثير من المشكلات.
Dahmer'ın kurbanlarının ailelerinin tepkileri karışık oldu.وبقيت نساء عائلة داشوود في حالة سيئة.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.فقدت كل عائلة في القرية أحد أقاربها.
Bourbon Hanedanı, Avrupa'nın önemli kraliyet ailelerinden biri ve Capetain'lerin bir uzantısıdır.آل بوربون، عائلة ملكية أوروبية مهمة، وهي فرع من سلالة الكابيتيون.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.وتهديم منازل أقاربه.
Irak Hükûmeti dost Türkiye halkına ve kurbanların ailelerine başsağlığı diler." ifadelerine yer verdi."رئيس العراق يعزي بضحايا البحر الميت ويطالب بمحاسبة المسؤولين".
Mahallede yaşayan ailelerin hepsi akrabadır.كلنا شركاء في الوطن.
İlk yerleşenlerin Emiroğulları ve Çobanlar aileleri olduğu söylenmektedir.قيل بأن أول من بنى «جماعت خانة» (في السند) هو البير صدر الدين، الذي عاش في القرن الثامن الهجري.
İstanbul'un köklü ailelerinden birine mensuptu.كانت سفيم بللي تنسب لإحدى العائلات العريقة بإسطنبول.
Mesajda Xi, hayat kayıpları, yaralılar ve hayatını kaybedenlerin aileleri için derin üzüntülerini sundu.كما تعرب السفارة عن خالص تعازيها ومواساتها لأسر القتلى والمصابين.
Gemlik'in önde gelen ailelerinden Zafiridiler.أولاد شريف أصلهم من توات.
Bu amaçla, Priscus, Ermenistan'a erkekleri ve ailelerini almak için gönderildi.Para este fim, Prisco foi enviado à Armênia para recrutar homens e suas famílias.
Disfonksiyonel ailelerin sosyal, finansal ya da entelektüel sınırları yoktur.As famílias disfuncionais não têm nenhum limite social, nem financeiro, nem intelectual.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.A população é predominantemente muçulmana, mas há também famílias judaicas que residem lá.
Malezya kurbanların aileleriyle, Fransız hükümeti ve halkıyla birliktedir." diyerek saldırı kınadı.A Malásia está unida com as famílias das vítimas, o governo da França e o povo francês."
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.A empresa primeiramente arrecadou um financiamento de US$ 150.000 de empréstimos das famílias dos fundadores.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Nossos pensamentos estão com as vítimas e suas famílias.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Muitos filhos pretendem viver com seus pais até se casarem.
Aileleri ve çocukları var.Pais e Filhos.
Kolombiya'nın önde gelen ailelerinden birinin bir üyesidir.Faz parte de uma das famílias mais tradicionais da Colômbia.
Paleologos döneminde önde gelen aristokrat ailelerin üyeleri tarafından taşınmıştır.No período dos paleólogos, foi ocupado por membros de famílias nobres proeminentes.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.Terríveis coisas aconteceram às vítimas e suas famílias.
Bu aile ABD tarihinin en güçlü ailelerinden biri olarak kabul edilir.É considerada uma das famílias mais poderosas da história do país.
Seyhahmetli mahallesi Canbeg Kürtleridir. akraba ailelerince 1800 lü yillarda kuruldu.A casa da família Czabańscy com sua construção por volta de 1800.
Bu çiftçilerden birçoğu 1994 soykırımında ailelerini kaybetmişlerdi.Perdeu a maior parte de sua família durante o genocídio de 1994.
Umialikler ve eşleri kendi yerel ailelerinin şefleridir.Amigos, mas patrões na própria casa.
Aileleri mahallen "Reisoğulları" namıyla meşhurdur.Agátocles, porém, é chamado de Agátocles, filho de Enante, que é a sua mãe.
Ailesi Şam'ın zengin ailelerinden biriydi.Seus pais eram bons amigos de Shiba.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.O presidente ainda tem vários parentes vivendo naquele país.
Aileleri öldürülmüş, köyleri yakılmıştır.A cidade foi incendiada e seus habitantes assassinados.
Bunlardan BALCI ve MAKAS aileleri önde gelmektedir...Pertencem a esta família os gêneros Sporobolomyces e Bullera.
Annelerinin de babalarının da aileleri müzikle iç içeydiler.Seus pais também trabalharam com música.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Para a família pertencia também os escravos.
Bunlardan 67’si Ermenistan’dan gelen ailelerin çocuklarıydı.Destas - 17 eram famílias de imigrantes alemães.
Mahallede yerleşmiş 93 muhaciri gürcü aileleri mevcuttur.Trinta e nove empresas de ônibus interestadual operam no local.
Müceddidi ailesi Afganistan'da dönemin en prestijli ailelerinden biridir.A família permanece como uma das mais proeminentes na sociedade turca até hoje.
İnsanları ve ailelerini korurlar.Primeiro, os seres humanos e suas sociedades.
Bu ailelerin birçoğu Türkiye'de yaşamaktadır.Veel van zijn familieleden wonen echter in Turkije.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Zij gaan aan het eind van de dag naar huis om hun verdienste aan hun familie af te dragen.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Vertegenwoordigers van andere families hebben een enkel paar ogen.
Aileleri ve çocukları var.Ouders en kinderen.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.De families van de slachtoffers werden gecondoleerd.
Bazen aileleri olduğu söylenir.Het komt soms in families voor.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Kinderen blijven vaak tot ze trouwen bij hun ouders wonen.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Het ging vooral om militairen en hun families.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.In de vroegste tijden waren de slavenfamilies maar klein.
Ancak burada az sayıdada olsa bazı ailelerin yaşadığı anlaşılmaktadır.Minder bekend is dat een aantal families erin slaagden te blijven.
Bu kanal boyunca ayrıca Çinliler Tatar ailelerini (Tarançi) yerleştirmişlerdir.Intussen zijn ook de Chinezen op zoek naar de schat.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.De ontvoerders eisen 150.000 euro van de familie Welvaert.
Yukarı Doğu Yakası'nın en zengin ailelerinden birinin tek kızıdır.Zij blijkt de echtgenote van een rijke zakenman uit de Upper East Side.
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Sommige kinderen worden er door hun ouders op uitgestuurd om geld te verdienen op straat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod