Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Az eredmények részletes bemutatásáért lásd: (http://www.emcdda.europa.eu/themes/best-practice).
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Endast tre länder har åtgärder för att hjälpa familjer där det finns problem med psykisk hälsa.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Endvidere gør kun tre lande noget for at opfylde behovene for familier med psykiske problemer.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Lisäksi ainoastaan kolmessa maassa otetaan huomioon mielenterveysongelmista kärsivien perheiden tarpeet.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Nakoniec, len tri krajiny riešia potreby rodín, ktoré sa vyrovnávajú s problémami duševného zdravia.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Poleg tega samo tri države obravnavajo potrebe družin, ki se spopadajo s problemi duševnega zdravja.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Pouze tři země se zabývají potřebami rodin, které se potýkají s problémy v oblasti duševního zdraví.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.По-подробни данни са представени в подбрания материал за уязвимите млади хора за 2008г.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.가정들의 비율은 4%나 올랐습니다.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.שירדו מתחת לקו העוני עלה בארבעה אחוזים.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.التي تتناقص لأقل من خط الفقر أرتفعت بأربعة في المائة.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.医療保険未加入の勤労者世帯は4%増加です
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.A tak hriechy rodičov prechádzajú na úbohé deti.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.E assim os pecados dos pais, recaem sobre as pobres crianças.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.És így a szülők bűnei viszontlátják a szegény gyerekeket.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Et donc les péchés des parents seront payés par les pauvres enfants.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.I tak grzechy ojców spadną na dzieci.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Jadi dosa dari para orang tua disebabkan oleh anak-anaknya yang malang.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Ja niin vanhempien synnit vierailevat lapsiraukoissa.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.부모가 잘 못했던 일을 불쌍한 아이들은 되밟습니다.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Quindi i peccati dei genitori si ripercuotono sul poveri figli.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Så forældrenes synder hjemsøger de arme børn.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Şi astfel, păcatele părinţilor se răsfrâng asupra bieţilor copii.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Takhle jsou hříchy rodičů přenášeny na jejich ubohé děti.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Thế nên tội lỗi của bậc bố mẹ lại đổ lên những đứa trẻ đáng thương.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Und so werden die Sünden der Eltern an die armen Kinder weitergegeben.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Y así los pecados de los padres recaen sobre los pobres niños.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Zo worden de zonden van de ouders overgedragen op de arme kinderen.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Και έτσι τις αμαρτίες των γονέων τις πληρώνουν τα φτωχά παιδιά.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.И така, горките деца страдат заради родителските грехове.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.И так грехи родителей переходят на бедных детей.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Таким чином, провину батьків спокутують нещасні діти.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.וכך, על חטאי ההורים משלמים הילדים המסכנים.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.وهكذا تنعكس أخطاء الآباء على الأبناء المساكين
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.子に降りかかるのです なぜ人間関係に逃げ込んで
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.E non vi è una differenza statistica tra i genitori bianchi e quelli neri.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Er is geen statistisch verschil tussen blanke en zwarte ouders.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.És nincs statisztikai különbség a fehér szülők és a fekete szülők között.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Et il n'y a aucune différence statistique entre les parents blancs et les parents noirs.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.I nie ma żadnej statystycznej różnicy pomiędzy białoskórymi a czarnoskórymi rodzicami.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.백인 부모건 백인 부모건 통계적으로 차이가 없었어요.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Şi nu există o diferenţă statistică între părinţii albi şi cei negri.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Und es gibt keinen statistischen Unterschied zwischen weißen und schwarzen Eltern.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Y no hay diferencia estadística entre los padres blancos y los padres negros.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.И нет никакой разнице в числе пришедших белых и чёрных родителей.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.Статистиката при белите и тъмнокожи родители е една и съща.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.ואין הבדל סטטיסטי בין ההורים הלבנים וההורים השחורים.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.ولا يوجد هناك فرق احصائي بين الاباء البيض والاباء السود.
Ve artık siyah çocuklar ve beyaz çocukların aileleri arasında istatiksel bir fark da yok.白人の親と黒人の親に違いなんてありません 母親たちは自分の子どもが祝福されるところには 出席します
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Assistevo i pazienti in punto di morte, e le loro famiglie, nel South Side di Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Dan saya sedang merawat orang-orang yang sedang sekarat dan keluarganya. di bagian selatan di Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.És olyan embereket és rokonaikat gondoztam, akik haldokoltak, Chicago déli részén.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Eu estava a cuidar de pessoas que estavam a morrer e das suas famílias, na zona Sul de Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Ik zorgde voor stervende mensen en hun families in het zuiden van Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.I opiekowałem się ludźmi którzy umierali, oraz ich rodzinami w południowej części Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Je m'occupais des gens qui mouraient, et de leurs familles, dans la banlieue sud de Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.죽어가고 있는 환자들 그리고 그들의 가족을 돌보는 일이었죠. 시카고 남부 지역에서 말이죠.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Og jeg tog mig af døende og deres familier i Chicagos South Side kvarter .
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Și mă ocupam de oameni pe moarte și familiile lor în partea de sud a Chicago-ului.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Tôi chăm sóc những người đang hấp hối và gia đình của họ ở Nam Chicago.