Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Το ποσοστό των εργαζόμενων οικογενειών χωρίς ιατρική περίθαλψη έχει αυξηθεί κατά τέσσερα τοις εκατό.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Кількість працюючих сімей, які не отримують медичного догляду, зросла на чотири відсотки.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Количество работающих семей без доступа к услугам здравоохранения выросло на 4 процента.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Процентът на работещи семейства, без достъп до здравни услуги се увеличи с четири процента.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.אחוז המשפחות העובדות ללא ביטוח רפואי עלה בארבעה אחוזים.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.نسبة الأسر العاملة بدون رعاية صحية أرتفع بأربعة في المائة.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.相互依存状態のこの世界で 我々の大半は恵まれており
Sanıkların aileleri insan hakları müdahalesi istiyorlarFamilias de los acusados piden intervención de derechos humanos
Sanıkların aileleri insan hakları müdahalesi istiyorlarLe famiglie dei condannati chiedono l'intervento delle organizzazioni di difesa dei diritti umani
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.Alguien que le paga a una mujer no es un buen hijo.
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.Nie wydaje ci się, że zrobiłeś coś złego? To jedyna matka, jaką mamy.
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.아이들은 결국 CD를 만들었고 그것을 집으로 가져가 가족과 친구들에게 주며
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.Schließlich haben sie eine CD gemacht, die sie ihren Familien und Freunden mitgebracht haben.
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.Terminaron por hacer un CD
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.ובסופו של דבר הקליטו תקליטור שלקחו הביתה למשפחה ולחברים,
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.وانتهى الأمر بشريط أغاني الذي أخذوه إلى المنزل لأسرهم وأصدقائهم،
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.家に持ち帰った後は家族や友達と一緒に聞くのです 彼らに響く媒体で
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Bo widzisz, ja nie mogę nakłonić rodziców, by przyszli do szkoły".
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Ich kann Eltern nicht dazu bringen in die Schule zu kommen.
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Ik krijg deze ouders niet naar de school."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Je n'arrive pas à faire venir les parents à l'école."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum""난 도저히 부모님들을 학교에 오도록 할 재주가 없으니 말일세."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Nem tudom rávenni ezeket a szülőket, hogy eljöjjenek az iskolába."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Non riesco a far venire i genitori alla scuola."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"No puedo hacer que estos padres vengan a la escuela."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Nu ştiu cum să îi fac pe părinţi să vină la şcoală".
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Не мога да накарам тези родители да дойдат в училище."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"Я не могу заставить этих родителей прийти в школу".
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum""אני לא מצליח להביא את ההורים האלה לבית הספר."
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"لا استطيع حمل هؤلاء الاباء على الحضور الى المدرسة"
Şu aileleri bir türlü okula getiremiyorum"彼は「俺が彼らを学校に来させてやるよ」 と言いました
Tacik aileleri için bir kızın bekâreti çok önemli.La virginidad de una chica es, sin duda, importante para las familias tayikas.
Tacik aileleri için bir kızın bekâreti çok önemli.La virginité des filles a une importance indubitable pour les familles tadjiques.
Tacik aileleri için bir kızın bekâreti çok önemli.Panenství dívek je velmi důležitou hodnotou pro tádžické rodiny.
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.가장 세부적으로는, 종교를 기준으로 나눌 수 있습니다.
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.שבאופן הגרעיני ביותר , אני מפריד אותם על פי הדת
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.قمت بتفصيلها حسب الدّين،
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.世界には72の宗教分類がありますから
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Sie wollen Gott ehren oder die Familie ehren, aber sie haben unterschiedliche Landkarten.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Vogliono onorare Dio o la loro famiglia, ma hanno una mappa diversa.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Querem honrar Deus ou honrar a família, mas têm um mapa diferente.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chcą pokazać Bogu, czy swojej rodzinie to samo, ale mają inne mapy.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chcú si uctiť svojho Boha alebo svoju rodinu, ale majú inú mapu.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chtějí uctít svého Boha nebo svou rodinu, ale mají jinou mapu.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ei vor să-l onoreze pe Dumnezeu sau să-și onoreze familia, dar au hărţi diferite.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ellos quieren honrar a Dios o a sus familias, pero tienen un mapa distinto.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Họ muốn tôn vinh Chúa hay tôn vinh gia đình họ, nhưng họ có một bản đồ khác nhau.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ils veulent honorer Dieu ou leurs familles, mais ils ont une feuille de route différente.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ki akarják fejezni tiszteletüket Isten felé, vagy a családjuk felé, de egy más fajta térképük van.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.그들은 신을 공경하고 가족을 지키려고자 합니다. 하지만 그들은 다른 지도를 가지고 있습니다.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Вони хочуть вшанувати Бога чи вшанувати свою родину, але вони мають різні карти.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Искат да почетат Бог, или семейството си, но имат различна карта.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Они хотят прославить Бога, или проявить уважение к своей семье, но у них другая карта.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.או לכבד את משפחתם, אבל יש להם מפה שונה.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.أو فخر أسرتيهما, و لكن لديهم خرائط مختلفة لذلك.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.異なる信条が7つあります
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.La sociedad espera que las novias sirvan a la familia de su esposo.
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.Η κοινωνία προσδοκά από τις νύφες να υπηρετούν τις οικογένειες των συζύγων τους.
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.Общество ожидает от невест служения семьям мужей.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Além disso, só três países abordam as necessidades das famílias a braços com problemas de saúde mental.