Onların aileleri kimlerdi?Kim byli moi dziadkowie?
Onların aileleri kimlerdi?제 증조부는 누구였을까요?
Onların aileleri kimlerdi?Kto boli moji starí rodičia?
Onların aileleri kimlerdi?Ông bà tôi đã là ai?
Onların aileleri kimlerdi?Quem eram os meus avós?
Onların aileleri kimlerdi?¿Quiénes eran mis abuelos?
Onların aileleri kimlerdi?Qui étaient mes grands-parents?
Onların aileleri kimlerdi?Siapa kakek dan nenek saya?
Onların aileleri kimlerdi?Wer waren meine Großeltern?
Onların aileleri kimlerdi?Wie waren mijn grootouders?
Onların aileleri kimlerdi?Ποιοι ήταν οι παππούδες μου;
Onların aileleri kimlerdi?Какими были мои дедушка с бабушкой?
Onların aileleri kimlerdi?Които са били прародителите ми?
Onların aileleri kimlerdi?Якими були мої дідусі та бабусі?
Onların aileleri kimlerdi?מי היו הסבים שלי?
Onların aileleri kimlerdi?و من هم أجدادي ؟
Onların aileleri kimlerdi?どのように両親に接したのでしょう?
Onların ailelerini anıyoruz ve onlara çok önem veriyoruz.Familien und tief für sie sorgen. Es gab andere Probleme im Zusammenhang mit dieser Erweiterung mit
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Avranno famiglie affettuose e case accoglienti, ma non avranno me.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Będą miały kochające rodziny i gościnne domy, ale może im zabraknąć mnie.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Elles auront des familles aimantes et des maisons accueillantes, mais elles ne m'auront peut-être pas.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."사랑하는 가족들과 안락한 집이 있겠지만, 나와 함께하진 못할 것입니다.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Mereka akan mempunyai keluarga yang mencintai dan hangat, namun mereka mungkin tidak akan bersama saya.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim.Sie werden liebevolle Familien und einladende Heime haben, aber mich haben sie vielleicht nicht.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Van a tener una familia amorosa y hogares cordiales, pero puede que no me tengan a mí.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Vor avea familii iubitoare și case primitoare, dar s-ar putea să nu mă aibă pe mine.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Θα έχουν οικογένειες που τους αγαπούν και σπίτια που θα τις υποδέχονται, αλλά μπορεί να μην έχουν εμένα.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."Те ще имат любящи семейства и приветливи къщи, но няма да могат да ме имат мен.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim.У них будет любящая семья и уютный дом, но, возможно, у них не будет меня.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."תהיינה להן משפחות אוהבות ובתים מזמינים, אבל ייתכן שלא יהיה להן אותי.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim." سوف يملكون عائلات محبة .. وبيوت دافئة " ربما لن اكون موجودا معهم
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim.でも ぼくはその場にはいない 娘たちには父親がいないだろう
Önümüzdeki iki yıl boyunca hücreye atıldılar ve aileleri ile herhangi bir ziyaret ya da iletişim yasaklandı.Los mantuvieron incomunicados durante dos años y les prohibieron toda visita y comunicación con sus familias.
Onun yerine,var.buraya hurda metal toplamaya gelen fakir ailelerin çocuklarıMísto toho, mladíci z chudých rodin tu hledají kusy kovu.
Onun yerine,var.buraya hurda metal toplamaya gelen fakir ailelerin çocuklarıΑντ' αυτού, έρχονται νέοι από φτωχές οικογένειες, για να αναζητήσουν μεταλλικά υπολείμματα.
Orta gelirli ailelerin sağlık sigortası primlerinin, senede 2.500 Dolar azalacağını söylemişti.In der Tat verdoppelt er es.
Öyle mi? Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.Kau tahu? sepertinya orang tua kita sudah membicarakan soal pernikahan!
Öyle mi? Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.!أتعرف؟ يبدو أن عائلتنا بدئوا يتحدثون بالفعل عن زواجنا
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.후작은 성에서 음악가의 가족들을, 즉 오케스트라 연주자의 가족들을 더 이상 반기지 않는다고 말했습니다
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.Książę postanowił, że rodziny muzyków, rodziny muzyków orkiestry, nie są już mile widziane w zamku.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.las familias de los músicos de la orquesta, ya no eran bienvenidas en el castillo.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.le famiglie degli orchestrali, non erano più le benvenute al castello.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.הנסיך פסק שמשפחות המוזיקאים, משפחות המוזיקאים בתזמורת, אינם רצויים יותר בטירה.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.أصدر الأمير مرسوما يقضي بأن أسر الموسيقين عائلات موسيقيي الأوركسترا لم يعد مرحب بهم في القصر
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.今後城に受け入れないという 布告を出しました 城にいられなくなり ウィーンに帰らなければなりません
Raylı basit bir kontraplağı görmek etkileyiciydi orda mağdur olanların aileleri notlar bırakıyordu.단순히 합판 가로대를 사이에 둔 충격적 광경이었습니다. 희생자 가족들이 거기에 글을 적어두었더군요.
Raylı basit bir kontraplağı görmek etkileyiciydi orda mağdur olanların aileleri notlar bırakıyordu.זה היה הורס לראות את משטח הדיקט הפשוט עם מסילה סביבו, היכן שמשפחות הניספים השאירו להם פתקים.
Raylı basit bir kontraplağı görmek etkileyiciydi orda mağdur olanların aileleri notlar bırakıyordu.كان من المحبط رؤية منصة خشبية بسيطة محاطة بحاجز حيث يمكن لأهالي الضحايا ترك الرسائل لهم
Röportaj: Nasıl, beyaz aileleriyle olmak buldun?- Hoe was het om bij blanke families te wonen?
Röportaj: Nasıl, beyaz aileleriyle olmak buldun?Jak pani ocenia swoje życie wśród białych rodzin?
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.의료보험을 가지고있지 못한 가정의 비율도 4% 상승했고요.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Der Prozentsatz arbeitender Familien ohne Gesundheitsversorgung hoch um vier Prozent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.El porcentaje de familias trabajadoras sin servicios médicos ha aumentado un cuatro por ciento.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Het percentage van werkende families zonder gezondheidszorg met vier procent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.La percentuale delle famiglie lavoratrici senza assistenza medica è aumentata del 4%.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.O čtyři procenta se rovněž zvýšil podíl pracujících rodin, které nemají přístup ke zdravotní péči.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Odsetek pracujących rodzin bez ubezpieczenia zdrowotnego wzrósł o 4 procent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Persentase keluarga tanpa pelayanan kesehatan bertahan sebanyak 4 persen.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Phần trăm gia đình lao động không được hưởng chăm sóc y tế tăng 4%.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Procentul familiilor active fără asistenţă medicală a crescut cu patru procente.