Ana içeriğe geç
Sözlük

aileleri ile cümle

aileleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Our parents never taught us how to come up with things.
Ailelerinin onları reddedeceğinden ya da arkadaşlarını kaybetmekten korkuyorlar.- (Finebros) A lot of people who are gay are afraid to admit it and afraid to come out.
Ve aileleriniz hakkında bilgi almak istiyorum.And I want to learn about your families.
Ailelerin ne dediğine bakınLook at what their parents says.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.They sacrifice family time.
Diğerleriyse desteklerini almak için arkadaşlarıyla, aileleriyle birlikte olur.Others will turn to their friends, their family, looking for support.
Bizler sadece bilinen ailelerin yeni bireylerini mi keşfediyoruz yoksa yeni aileler mi keşfediyoruz?Are we just discovering new members of known families, or are we discovering new families?
Ailelerimizin arasında bir düşmanlık var mı?I cannot enter any hotel other than ours, for competition purposes.
Ailelerimize ve özgeçmişimize bir bak.Hey, look at our backgrounds, our families.
E ne de olsa aileleri burada.Their families are here
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.They really wanted to be able to welcome Hyun-Sook into their family.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.The percentage of working families without health care up by four percent.
Ailelerimiz bayrak kaplı tabutların toprağa verilmesini izlemek zorunda kalıyor.Our families have to watch flag-draped coffins lowered into the earth.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.And yet we wonder why boys are more likely to steal money from their parents.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.They talked about feeling better understood by their friends and family.
Ailelerinde ki hiç kimse İngilizce konuşmuyor.No one in their family has spoken English.
Gerçek kalkınma ailelerin yaşamlarını iyileştirmeli bu yaşamları yok etmemeliReal development should improve the lives of families, and not tear these lives apart.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.And you have to understand what those people feel and what their family experiences when it happens.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.They put their families first, take care of their children and their aging parents.
Fakir aileleri hedef alıyor ve aileleri çocuklarını yollamak için ikna ediyor.They target poor families and convince the parents to send their children.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Their parents are so poor, they have no resources to get them back.
Bu geceyi aileleri ile geçirmeleri büyük bir talep değil bence.I don't think it's too much to ask to let 'em spend it with their families.
- Ailelerine üzülüyorum.- I feel sorry for their parents. - (chuckles)
Aslına bakarsanız aileleri sokaklara çıktı. Ama onları desteklemek için.Parents actually went to the streets and they supported them.
İnsanların ailelerini geçindirebilecekleri türden işler.Ones that can support a family.\
Ve orta gelirli ailelerin ve küçük işletmelerin vergilerini azaltmayı sürdüreceğim.And I want to continue those tax cuts for middle-class families, and for small business.\
Bu insanları ve ailelerini yakından tanıyorum.I know these folks and I know their families.
Ailelerini şehre getirmiyorlar.They don't move their families to the District.
Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.The fourth time we've consoled the families of victims.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.You know, they pick up their hives; they move their families once or twice in a year.
Yoksa bu gelişmekte olan ülkelerin aileleri küçüldü ve burada mı yaşıyor?Or have these developing countries got smaller families and they live here?
Küçük aileleri ve uzun yaşam süreleri vardı.They had small families and long life.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.They Skype with their families a few times a week.
Bebek boy olarak yüzde 90, kendi ailelerine yüzdeleri yazılı mesajla bildirdiklerine şahit oluyorum.We want to make sure that the baby's height is consistent and that the baby's weight is consistent.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.And so the sins of the parents are visited on the poor children.
"Onları seven bir aileleri ve sıcak bir yuvaları olacak, ama ben onlarla olamayabilirim."They'll have loving families and welcoming homes, but they may not have me.
Merak ettik: bu durum ailelerin evlatlarının kayıpları ile başa çıkabilmeleri üzerinde etkili miydi?We wondered: does this have an effect on how the parents cope with the loss of their loved one?
Amerikan aileleri ise daha çok,American parents were more likely to say things like,
Ailelerimiz bilmemeli. Sonra konuşuruz.Our parents shouldn't find out.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Those are things like ethnicity, frequently nationality, language, often religion.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.He risked his life as he walked up to people whose families he'd murdered.
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."And what he does is he takes children from their parents
Onları insanların suratlarını deşmeye zorluyor. Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.And he forces them to kill their own parents
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.They realized that these African children and families Were invisible to Washington policy makers
Ailelerin yardıma ihtiyacı var.Families need the help.
Bir de ailelerimizden aldığımız paralarla.Plus the money our parents could give.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Ailelerin bu çocukların sağır ve aptal olmadıklarına ikna edilmeleri gerekli.
Hayal edin; doğrudan mobil ödemelerin; aileleri; aşırı fakirlikten kurtarmaya yardım edebildiğiniImagine if direct mobile payments could help lift families from extreme poverty
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.So she's painting her little families.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.They want to honor God or honor their family.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.They sat in silence through their trails, waving occasionally at family and friends.
Köyün en fakir ailelerinden birinin oğluydu.He was the son of one of the poorest families in the village.
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.People with hangnails never listen to their parents.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Most hungry people in the world are subsistence farmers.
Ailelerin otoritesi fazlasıyla var.There's plenty of parental authority going on.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.They're searching for bush meat; forest animals they can kill to feed their families.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.And I was taking care of people who were dying and their families in the South Side of Chicago.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.And it's only when it goes wrong that we start to realize the importance of families to children.
Bu kurumlarsa bu çocukların ailelerinden yüzlerce kilometre uzakta olabiliyor.The institution may be hundreds of miles away from the family home.
Aileleri, sevdikleri insanların güvenli bir yere götürülmesini istiyordu.What happened was that the family had to get their loved ones some safe place somehow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod