Aklınızda ne olduğunu - endişelerinizi dinlemek istiyorum. Ve aileleriniz hakkında bilgi almak istiyorum.اريد ان اعرف بماذا تفكرون، ماالذي يقلقكم. واريد ان اعرف المزيد عن عوائلكم
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.하지만 미국 부모들이 만약 의사에게 그 결정을 하도록 부여하는 요구를 받는다면
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.Men när vi frågade föräldrarna i USA om de hellre hade velat att läkaren tagit beslutet, så sade alla "Nej".
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.Nhưng khi bố mẹ người Mỹ được rằng họ muốn bác sĩ quyết định hay không, họ đều nói không,
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.אבל כששהורים האמריקאים נשאלו אם הם היו מעדיפים שהרופאים יקבלו את ההחלטה,
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.ولكن عندما سئل الاباء الامريكيون اذا كانوا يفضلون ان يكون الأطباء هم من يجب ان يقوموا بهذا الخيار
Ama Amerikan ailelerine seçimi doktorlara bırakabilecekleri söylendiğinde, hepsi de " Hayır. " dedi.ドクターが決断したほうが良かったかと 尋ねられると 全員 ノーと答えました
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.핵심 아이디어는 가족이 자부심과 기쁨을 가지고 아이들이 속해 있는 오케스트라와 합창단의 활동에 참여하는 것입니다.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.Myšlienkou je zapojiť rodiny s hrdosťou a radosťou do činností orchestrov a zborov, ktoré ich deti navštevujú.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.המשפחות מתאחדות בתחושות גאווה ושמחה בפעילויות של התזמורות והמקהלות בהן ילדיהם נוטלים חלק.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.الفكرة هي أن العوائل تتجمع بكل فخر وسعادة في الانشطة التى ضمن الاوركسترا والجوقات والتى ينتمي إليها أبناؤهم.
Amac, ailelerin gurur ve sevincle cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine katilmasidir.オーケーストラと合唱団の活動の中で 家族が自負と喜びをもって一つになることなのです 音楽そのものが作り出す巨大な魂の世界が
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.(106:41) Бедного же извлекает из бедствия и умножает род его, как стада овец.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.dar ridică pe cel lipsit, izbăveşte pe cel nevoiaş, şi înmulţeşte familiile ca pe nişte turme.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.De felemelé a nyomorultat az ínségbõl, és hasonlóvá tette a nemzetségeket a juhnyájhoz.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.God beschermt echter de armen; Hij behoedt hen voor verdrukking en breidt hun families uit.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.hän kohotti köyhän kurjuudesta ja teki suvut suuriksi kuin lammaslaumat.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han ophøiet den fattige av elendighet og gjorde slektene som hjorden.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han upphöjde då den fattige ur eländet och lät släkterna växa till såsom fårhjordar.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Il relève l`indigent et le délivre de la misère, Il multiplie les familles comme des troupeaux.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.궁핍한 자는 곤란에서 높이 드시고 그 가족을 양무리 같게 하시나니
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Ma risollevò il povero dalla miseria e rese le famiglie numerose come greggi
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Mas levanta da opressão o necessitado para um alto retiro, e dá-lhe famílias como um rebanho.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Men han løfter den fattige op af hans Nød og gør deres Slægter som Hjorde;
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.na višavo je postavil siromaka iz bede in mu razmnožil rodovine kakor črede.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng Ngài vớt kẻ thiếu thốn khỏi hoạn nạn, Làm cho người ấy được gia quyến đông như bầy chiên.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng_Ngài vớt kẻ thiếu_thốn khỏi hoạn_nạn , Làm cho người ấy được gia_quyến đông như bầy chiên .
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onci nędznego z utrapienia podnosi, i rozmnaża rodzinę jego jako trzodę.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onť vyzdvihuje nuzného z trápení, a rozmnožuje rodinu jako stádo.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Povyšuje chudobného z trápenia a rozmnožuje rodiny jako stádo oviec.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Tetapi orang miskin dibebaskan-Nya dari kesusahan mereka, keluarga mereka bertambah seperti kawanan domba
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.und schützte den Armen vor Elend und mehrte sein Geschlecht wie eine Herde.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Y levanta de la miseria al necesitado y hace multiplicar las familias como rebaños de ovejas
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Τον δε πενητα υψονει απο της πτωχειας και καθιστα ως ποιμνια τας οικογενειας.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.А немотният поставя на високо от неволя, И му дава челяд като стадо.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.וישגב אביון מעוני וישם כצאן משפחות׃
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.ويعلي المسكين من الذل ويجعل القبائل مثل قطعان الغنم.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻 將 窮 乏 人 安 置 在 高 處 、 脫 離 苦 難 、 使 他 的 家 屬 多 如 羊 群
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻將窮 乏人 安置 在 高處 、 脫離 苦難 、 使 他 的 家屬 多 如 羊群
Amerikan aileleri ise daha çok,Americkí rodičia skôr hovorili veci ako:
Amerikan aileleri ise daha çok,Američtí rodiče říkali spíše:
Amerikan aileleri ise daha çok,Amerikaanse ouders zeiden vaker dingen als:
Amerikan aileleri ise daha çok,Amerikanische Eltern würden eher Dinge sagen wie,
Amerikan aileleri ise daha çok,Amerikkalaiset vanhemmat sanoivat todennäköisemmin:
Amerikan aileleri ise daha çok,Az amerikai szülők inkább ilyeneket mondtak:
Amerikan aileleri ise daha çok,Der var større sandsynlighed for at amerikanske forældre ville sige ting som,
Amerikan aileleri ise daha çok, " Eğer ölmeseydi ne olurdu? " şeklinde.Amerykańscy rodzice częściej zastanawiali się, co by było gdyby.
Amerikan aileleri ise daha çok, " Eğer ölmeseydi ne olurdu? " şeklinde.Bố mẹ người Mỹ sẽ nói rằng. " Giá như...Giá như..."
Amerikan aileleri ise daha çok,Era más probable que los padres estadounidenses dijeran cosas como:
Amerikan aileleri ise daha çok,Föräldrar i USA sade mer saker som:
Amerikan aileleri ise daha çok,I genitori statunitensi dicevano molto più spesso cose come
Amerikan aileleri ise daha çok,미국 부모들은 이렇게 말할 가능성이 있습니다,
Amerikan aileleri ise daha çok,Les parents américains étaient plus susceptibles de dire des choses comme,
Amerikan aileleri ise daha çok,Os pais americanos tinham mais propensão para dizer coisas como:
Amerikan aileleri ise daha çok,Para orang tua Amerika akan mengatakan hal seperti,
Amerikan aileleri ise daha çok,Părinţii americani ar fi spus mai degrabă
Amerikan aileleri ise daha çok,Οι Αμερικάνοι γονείς ήταν πιο πιθανό να πουν πράγματα όπως,
Amerikan aileleri ise daha çok,Американские родители вероятнее всего начинали задумываться:
Amerikan aileleri ise daha çok,Американските родители бяха по-склонни да казват,
Amerikan aileleri ise daha çok,У той же час батьки-американці питали себе: