Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Kinder, die von ihren Familien nicht versorgt werden konnten, wurden in staatlichen Waisenhäusern großgezogen.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Kinderen, die door hun gezin niet konden verzorgd worden, groeiden op in weeshuizen van de staat.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.가정에서 길러낼 수 없는 아이들은 정부의 고아원에서 자라났습니다.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Lapset, joita oma perhe ei pystynyt hoitamaan, kasvatettiin hallituksen orpokodeissa.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Los niños que no podían ser mantenidos por sus familias eran criados en orfanatos gubernamentales.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Najbiedniejszym rodzinom odbierano dzieci i odsyłano je do rządowych sierocińców.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Дети, которые не могли быть обеспечены своей семьёй вырастали в государственных детских домах.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Деца, които не можеха да бъдат издържани от техните семейства бяха отглеждани в държавни сиропиталища.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.ילדים שמשפחותיהם לא יכלו לכלכל אותם גודלו בבתי-יתומים ממשלתיים.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.الأطفال الذين لا يتلقوا الدعم من أسرهم تم تربيتهم في دور الأيتام الحكومية.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.政府の孤児院で育てられました 生下時に欠陥のある子どもは治癒不能と見なされ
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Arról beszéltek, hogy úgy érezték jobban megértik őket a barátaik és a családjuk.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.De berättade att de kände sig bättre förstådda av sin familj och sina vänner.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.De talte om at blive forstået bedre af deres venner og familie.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Hablan de sentirse mejor entendidos por sus familias y amigos.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Họ nói về việc cảm giác được bạn bè và gia đình thấu hiểu hơn.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Ils disaient se sentir mieux compris par leurs amis et leur famille.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.친구들이나 가족들에게 보다 더 잘 이해받을 수 있다고도 했어요.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Sie fühlten sich besser von Freunden und Familie verstanden.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Tvrdia, že nachádzajú viac pochopenia u svojej rodiny a priateľov.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Vorbeau despre faptul că se simţeau mai bine înţeleşi de către prieteni şi familie.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Μιλούσαν για το πώς γίνονταν καλύτερα κατανοητοί από τους φίλους και την οικογένειά τους.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.Те казваха, че се чувстват по-добре разбрани от приятелите и семействата си.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.הם דיברו על כך שחבריהם ובני משפחתם מבינים אותם טוב יותר.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.وتحدثوا عن احساسهم بتفهم أصدقائهم وعائلاتهم
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.「痛みや人生最大の困難に
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.David a luat cu el şi pe oamenii cari erau la el, pe fiecare cu casa lui; şi au locuit în cetăţile Hebronului.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.Davide portò con sé anche i suoi uomini, ognuno con la sua famiglia, e abitarono nella città di Ebron
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.David lät ock sina män draga ditupp, var och en med sitt husfolk; och de bosatte sig i Hebrons städer.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.És embereit is, a kik vele valának, felvivé Dávid, kit- kit a maga házanépével, és lakának Hebron városaiban.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.I svojich mužov, ktorí boli s ním, vyviedol Dávid hore, každého i s jeho domom, a bývali v mestách Hebrona.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.또 자기와 함께한 종자들과 그들의 권속들을 다 데리고 올라가 서헤브론 각 성에 거하게 하니라
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.Muže také své, kteříž s ním byli, pojal David, jednoho každého s čeledí jeho, a bydlili v městech Hebronských.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.og han tog sine Mænd med derop tillige med deres Familier, og de bosatte sig i Byerne omkring Hebron.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.Ook de mannen die bij hem waren, gingen met hun gezinnen in Hebron wonen.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.Także męże swe, którzy z nim byli, zabrał Dawid, każdego z domem jego, i mieszkali w miastach Hebrońskich.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.Давид заведе и мъжете, които бяха с него, всеки със семейството му; и заселиха се в хевронските градове.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.И людей, бывших с ним, привел Давид, каждого с семейством его, и поселились в городе Хевроне.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.ואנשיו אשר עמו העלה דוד איש וביתו וישבו בערי חברון׃
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.واصعد داود رجاله الذين معه كل واحد وبيته وسكنوا في مدن حبرون.
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.大 衛 也 將 跟 隨 他 的 人 、 和 他 們 各 人 的 眷 屬 、 一 同 帶 上 去 、 住 在 希 伯 崙 的 城 邑 中
Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.大衛 也 將跟隨 他 的 人 、 和 他 們 各 人 的 眷屬 、 一同 帶 上去 、 住在 希伯崙 的 城邑 中
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.2週間に1度は食卓にコンピュータを置き
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.A családjaikkal Skype-olnak párszor egy héten.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Ei vorbesc prin Skype cu familiile lor de câteva ori pe săptămână.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Eles comunicam por Skype com as famílias, várias vezes por semana.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Hai vợ chồng liên lạc với gia đình và người thân vài lần mỗi tuần qua Skype.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Ils communiquent avec leurs familles par Skype plusieurs fois par semaine.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.그들은 일주일에 몇번씩 그들의 가족들과 스카입을 했지요.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Mereka berkomunikasi dengan keluarganya melalui Skype beberapa kali seminggu.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Parlano con Skype con la loro famiglia varie volte a settimana.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Prowadzą rozmowy przez Skype'a kilka razy w tygodniu.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Se conectan con Skype con sus familias algunas veces a la semana.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Sie skypen mit ihren Familien einige Male pro Woche.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Ze skypen een paar keer per week met hun familie.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Επικοινωνούν με τις οικογένειές τους μέσω Skype κάμποσες φορές την εβδομάδα.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Несколько раз в неделю они переговариваются по Skype со своими семьями.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.Обаждат се по Скайп на семействата си по няколко пъти в седмицата.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.הם משתמשים בסקייפ עם משפחותיהם מספר פעמים בשבוע.
Aileleriyle haftanın birkaç günü Skype'ta birkaç kez görüşürler.يستخدمون الأسكايب مع أسرهم عدة مرات أسبوعياً.