Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.Okoli 17% vseh družin, 50% vseh rodov in 75% vrst je izumrlo.
Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.Skupaj so živeli najbljižji moški sorodniki, starši njihovih žena in družine njihovih sester.
Yani Roma ailelerin hepsi büyük seferde olmayacak.Rimska zasedba ni segala globoko v notranjost kontinenta.
Acı çeken Türk ailelerine ne diyeceksin?...Gano turkanai mažosiomis šeimomis.
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Abu tėvai buvo išeiviai iš Lietuvos.
Begüm, Güney Asya'da (özellikle Hindistan'da) yerel yöneticilerin ailelerindeki kadınlara verilen unvan.வேட்டி = veti) – Pietų Azijoje (ypač Indijoje) vilkimas vyriškas tautinis rūbas.
Babası Milano'nun önde gelen ailelerinden birinden, annesi ise Roma soyundan Afrika'lı bir kadındı.Jo tėvas buvo iš garsios Milano šeimos, o motina – romėnų kilmės afrikietė.
Aileleri öldürülmüş, köyleri yakılmıştır.Gyventojai buvo išvaryti, kaimai sudeginti.
Nijer-Kongo dilleri, yeryüzündeki büyük dil ailelerindendir.Nigerio-Kongo kalbos – viena iš didžiausių pasaulio kalbų šeimų.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.Motinėlė visą laiką praleidžia lizde.
Bunun sonucunda aileleriyle beraber üç-dört bin sipahi toplandı.Suvažiavo apie 3-4 tūkstančiai įvairių luomų žmonių.
Bu kanal boyunca ayrıca Çinliler Tatar ailelerini (Tarançi) yerleştirmişlerdir.Kinai, apibūdindami šią tautą, vartoja terminą Dada, (韃靼).
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Buvo vienas turtingiausių pasaulio žmonių.
Köyün Kadioglu ve Mutevelli aileleri tarafından 16 nci yuzyilda kuruldugu bilinmektedir.Šešiolikmečiais žemėje miega (Justinas Marcinkevičius) Daug bičiulių mano kaime.
Yani Roma ailelerin hepsi büyük seferde olmayacak.Romos civilizacija airių smarkiai nepalietė.
Ailelerin getirilmesiyle, eş ve çocuklar hakkındaki özendirici yasalarla nüfus arttı.Spausdino praktiškus patarimus moterims, šeimai.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Ta oli surres üks maailma rikkamatest inimestest.
Ailelerin buyuklugu nedeniyle yoksulluk icinde buyuduler.Tema õpingud möödusid raskelt perekonna vaesuse tõttu.
Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.Rääkida oma murest sõpradele, perekonnale.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Oma elu vältel ta ei abiellunud, vaid eelistas elada koos oma nõbudega.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.Aga pidid ka nemad Roomast põgenema Egiptusesse.
Emekli askeri personel ve ailelerinin özlük haklarına ilişkin hizmetleri yürütmek.Seadus rahvaväelaste ja nende perekondade pensioni seaduse täiendamise kohta.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.그는 이동 다시 보스턴으로 1945 년에 그는 저명한 가족의 burglarize 갱 조직.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.Als er 1945 zurück nach Austin ging gründete er eine Gang um in die Häuser bedeutender Familien einzubrechen.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.عندما انتقل مرة أخرى لبوسطن عام 1945 نظم عصابة للسطو على منازل العوائل ذات النفوذ
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:제가 자랄 때인 1980년대 그런 데이타는 부모들을 놀라게 했습니다.
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:Dans les années 80, quand je grandissais, ces chiffres terrifiaient les parents :
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:Dorastałem w latach 80., kiedy rodziców przerażały takie dane:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:Durante la mia infanzia, negli anni '80, quei dati erano terrificanti per i genitori:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:En los ochentas cuando estaba creciendo, esos datos aterrorizaban a los padres:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:În anii 1980 când creşteam, datele îi terifiau pe părinţi:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:В 1980-х, когда я рос, родителей приводили в ужас эти данные:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:כשגדלתי בשנות ה-80, הנתונים האלה הפחידו את ההורים:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:في عام 1980 عندما كنت أكبر، هذه البيانات كانت مرعبة للآباء:
1980lerde büyürken, bu bilgiler aileleri korkutuyordu:ドラッグに関するデータは 子どもを持つ親を怖がらせました 高校3年生の1%がヘロインを 吸った経験があります
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.난민 수용소에 20년, 30년 째 있는 가족들이 있습니다.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.20代や30代の若者は 国連が空から落とす食料を食べているだけ
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Bạn nhìn thấy nhiều gia đình đầy những thanh niên 20, 30 tuổi trong các trại tị nạn.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Büszke vagyok, hogy tovább vihetem az örökségedet
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Des familles vivent depuis 20 ou 30 ans, dans des camps de réfugiés.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Je ziet 20-jarigen, 30-jarigen, families in een vluchtelingenkamp.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Man sieht 20-Jährige, 20-Jährige Familien in Flüchltlingscamps.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Puoi vedere famiglie di 20 anni, 30 anni in campi profughi.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Vemos famílias de 20 anos, de 30 anos em campos de refugiados.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Ven a familias de 20 años, de 30 años en campos de refugiados.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Vezi oameni de 20, 30 de ani familii în tabere de refugiaţi.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Widać 20-letnie, 30-letnie rodziny w obozach dla uchodźców.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.Виждаш 20-годишни, 30-годишни семейства в бежански лагери.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.В лагерях для беженцев люди живут по 20, 30 лет.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.רואים משפחות של בני 20 ו-30 במחנות פליטים.
20 yaşında, 30 yaşındakileri görüyorusunuz... ...aileleri mülteci kamplarında olanları.ترى أسر تقعد في معسكرات اللاجئين لمدة عشرين سنة، ثلاثين سنة.
Aileleri bu cezaların temyizi için yasal süreçten habersiz.La data dell'esecuzione non è ancora stata resa nota, ma è imminente.
Aileleri bu cezaların temyizi için yasal süreçten habersiz.Sus familias no están al tanto del proceso legal por el cual apelar a estas sentencias.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.A szüleik annyira szegények, hogy nincsenek erőforrásaik a visszaszerzésükre.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Hun ouders zijn zo arm, ze hebben niet de middelen om ze terug te halen.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Ich rodičia sú tak chudobní, že nemajú žiadne prostriedky, ako ich dostať späť.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Ich rodzice są tak biedni, że nie mają środków, by je odzyskać.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Ihre Eltern sind so arm, dass sie keine Möglichkeit haben sie zurück zu holen.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.I loro genitori sono talmente poveri da non avere la possibilità di farli ritornare.
Aileleri çok fakir ve çocuklarını geri alabilecek kaynakları yok.Jejich rodiče jsou tak chudí, že nemají žádné prostředky na to, aby je dostali zpět.