Katolik Krallar, Avrupa'nın diğer Katolik aileleriyle evlilik ittifakları yaptı.Hänen jälkeläisiään päätyi avioliittojen kautta Euroopan eri kuningasperheisiin.
Artvin asıllı ailelerin ise bir kısmı Kıpçak Türkü, bir kısmı da Gürcü asıllı ailelerden oluşmaktadır.Ruusujen sukuun kuuluvista lajeista osa on perennamaisia, osa pensaita ja osa köynnöksiä.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Sukuun kuuluu useita muitakin lajeja.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Elokuva tehtiin yhteistyössä uhrien omaisten ja ystävien kanssa.
Ailelerin buyuklugu nedeniyle yoksulluk icinde buyuduler.Perheiden kokemuksia köyhyydestä.
Bunlardan biri önceleri ailelerin büyük, kalabalık oluşudur.Ensimmäinen ja tärkein taso on perhe, johon voi kuulua useita sukupolvia.
Aileleri öldürülmüş, köyleri yakılmıştır.Kyliä, ja rakennuksia poltettiin.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Lapset oli tarkoitus kasvattaa kotona aina siihen asti, kun he avioituivat.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.Kuunpimennykset tapahtuvat aina täyden kuun aikaan.
Bu okulda diğer çok zengin ailelerin çocukları arasında kendini yalnız hissetti.Koulussa opiskeli useita muita vähäosaisimpien aatelisten lapsia.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Hän on yksi maailman rikkaimmista ihmisistä.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Hänen isovanhempansa olivat orjia.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.Οι γονείς του γνωρίστηκαν στην Αίγυπτο.
Çocuklar Şanina'yı seviyor ve aileleri onu takdir ediyordu.Τα παιδιά συμπαθούσαν τη Σάνινα, ενώ και οι γονείς την εκτιμούσαν.
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.Σε σύντομο διάστημα έγινε ένα από τα πιο έμπιστα και επιφανή μέλη της.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Σκέφτηκαν να φέρουν τις οικογένειες τους.
Fransız Devrimi sırasında; o, onun iki oğlu ve onların aileleri Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti.Το 1923, αυτή και δύο αδελφές της μετανάστευσαν στις Ηνωμένες Πολιτείες Αμερικής.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Μετά εγκαταστάθηκαν οι Βλογγαίοι με τις οικογένειες τους.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Αφού έβγαιναν για τέσσερις εβδομάδες, παντρεύτηκαν στο Λας Βέγκας.
Aileleri ve çocukları var.Άφησε παιδιά και εγγόνια.
Bu kişiler ifadeleri alındıktan sonra ailelerine teslim edildi.Το αποκάλυψαν οι ίδιοι μετά τη σύλληψή τους.
Bu ailelerin nereden geldikleri bilinmemektedir.Δεν γνωρίζουμε για τυχόν παιδιά που προέκυψαν από τις ενώσεις αυτές.
Güney Lübnan Ordusu'nun bin üyesi (ailelerini yanlarına alarak) İsraillilerle birlikte bölgeden ayrıldı.Flere tusinde medlemmer af den Sydlibanesiske hær forlod området samtidig med israelerne.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Nogle af de rigeste familier havde slaver.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.57 % af alle familier og 83 % af alle slægter blev dræbt.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.
Dizinin başvurusu bilim kurgu hayranları kadar çocukların ve ailelerinin de dikkatini çekti.Programmets brede appel tiltrækker seere hos børn og familier såvel som science fiction fans.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Kornbønderne lever af folks sult.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Familien rummer flere enkeltstående arter.
Ailesi babası tarafından Venedik'in en zengin ailelerinden biri idi.De derværende sukkerrør gjorde familien til en af de rigeste i Venedig.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Vores tanker er med ofrene og deres familier.
Kıbrıs Türk Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği.Aktiviteter for Børnefamilier, Prag Turistguide.
Öncelikle asker ailelerine olmak üzere.Først og fremmest en familiehund.
Avustronezya dilleri, yeryüzündeki en büyük dil ailelerindendir.Sproggruppen er en gren af den større Vestslaviske sprogfamilie.
Ypi'nin aileleri Asilan (toprak sahibi) ve Zavalani'ydi.Og en af Annas (og Jurijs) brødre hed Vasilij.
Pilz GmbH & Co.KG Pilz ve Kunschert ailelerinin %100’üne sahip olduğu bir aile şirketidir.Pilz GmbH & Co.KG er en familievirksomhed, der er ejet 100 procent af familierne Pilz og Kunschert.
Fransız Devrimi sırasında; o, onun iki oğlu ve onların aileleri Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti.I sine tidlige år flyttede han med sin mor og to søskende til USA.
Dil aileleri ağaç şeması olarak gösterildikleri için kendilerine dil ağacı da denir.Løvgresshopper (Tettigoniidae) finner vi gjerne klatrende i trær, som navnet forteller.
Bazısı aileleriyle hiç birleşmemiş.En del barn ble aldri gjenforent med sine familier.
Güney Lübnan Ordusu'nun bin üyesi (ailelerini yanlarına alarak) İsraillilerle birlikte bölgeden ayrıldı.Flere tusen medlemmer av den Sørlibanesiske hæren forlot samtidig som israelerne.
İsrail ayrıca ölenlerin ailelerine tazminat ödeneceği sözünü verdi .Israel har også lovet at de skal gi økonomisk kompensasjon til de etterlatte.
Bölgenin büyük bir kısmı üst orta sınıf ailelerine aittir.De fleste innbyggerne tilhører den øvre middelklassen.
Bunlar: Musa, Elbari, Emer, Ahmed, mecid aileleridir. ve bu aileler arasında kan bağı bulunmaktadır.Ordene moira eller aisa (skjebne) hadde betydningen andel, del, lott.
Bourbon Hanedanı, Avrupa'nın önemli kraliyet ailelerinden biri ve Capetain'lerin bir uzantısıdır.Huset Bourbon er en europeisk kongeætt av fransk opprinnelse, en gren av huset Capet.
Aileleri de onları izledi.Han ble etterfulgt av sine sønner.
Bu albümünde başarısının ardından grup üyeleri kendi ailelerini kurmaya başladı.Etter dette albumet har medlemmene av bandet hatt flere egne prosjekter.
Bu yüzden bazı ailelerin 2 hatta 3 çocuğunu gönderdikleri saptanmıştır.Den inneholder 2–3 familier.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Mange av dem ble også senere lojale soldater og offiserer.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Mine tanker er hos familiene til ofrene og de skadede.»
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.400 millioner pund fra pensjonsfondene i selskapene manglet.
Katolik Krallar, Avrupa'nın diğer Katolik aileleriyle evlilik ittifakları yaptı.Akkurat som kongeslektene giftet de seg bare med mennesker fra andre bøddelslekter.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Tidvis hadde deres foreldre eller besteforeldre vært slaver.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Han bad også ofrenes pårørende om forlatelse.
Frank ve Lillian kobay olarak deneylerinde sıklıkla kendi geniş ailelerini kullandılar.Frank dan Lillian Gilbreth sering menggunakan keluarga besarnya sebagai hewan percobaan.
1910'da ailesiyle Yafa'ya yerleşti ve Tel Aviv'in ilk ailelerinden oldu.Pada 1910 keluarganya pindah ke Jaffa, dan mereka menjadi salah satu keluarga pendiri Tel Aviv.
Kenya'da Amboseli'de genç erkekler 14 ilâ 15 yaşlarına doğru zamanlarının %80'ini ailelerinden uzakta geçirir.Di Amboseli, gajah jantan yang berusia 14–15 tahun menghabiskan 80% waktunya di luar kelompok keluarganya.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.57% dari semua familia dan 83% dari semua genera punah.
Bu fikri aileleri de kabul etti ve iki genç bir daire kiralayıp oraya taşındılar.Kurt menyarankan agar mereka berdua menyewa sebuah apartemen kecil dan tinggal bersama.
Çocuklar ailelerine destek olmakla yükümlüdürler.Ayah mereka pun cukup mendukung keinginan anak-anaknya.
Aileleri ve evleri bulunur.Misalnya: keluarga dan kelompoknya.