Ana içeriğe geç
Sözlük

aileleri ile cümle

aileleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvancılık ise genelde köylerde sürdürülmekte olup; ailelerin ihtiyacını karşılamaktan öteye gidememiştir.Часто селяни тікали з села і їх ніхто не шукав.
Mahallede yerleşmiş 93 muhaciri gürcü aileleri mevcuttur.На території Мізочика проживає 93 сім'ї.
Çocuklar ailelerine destek olmakla yükümlüdürler.Діти в усьому допомагають батькам.
Mahallede çok sayıda askeri personel ve aileleri ikamet etmektedir.У місті проживає велика кількість чиновників і держслужбовців.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Голод і холод лютував у сім'ях трудящих.
Emekli askeri personel ve ailelerinin özlük haklarına ilişkin hizmetleri yürütmek.Забезпечити належний соціальний захист військовослужбовців і членів їх сімей.
Her iki ebeveyni de asil Yunan ailelerinden geliyordu ve çocuklarına Yunanca Georgios adını verdiler...Кожному своєму сину батьки дали по два імені — грецькому та нігерійському.
Gidip ailelerini de getirirler ve yerleşirler.Нехай вони залишаться тут живуть і дихають.
Köyü ilk kuran aileler Tahmazoğulları, Çulfalar, Topallar aileleridir.Hřbitov byl od počátku určen pouze pro obyvatele města Třebíče, jeho předměstí a obce Podklášteří.
1910'da ailesiyle Yafa'ya yerleşti ve Tel Aviv'in ilk ailelerinden oldu.V roce 1910 se jeho rodina přestěhovala do Jaffy a stala se jednou ze zakládajících rodin Tel Avivu.
Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi.Noialles byla jednou z předních francouzských rodin.
Aileleri de onları izledi.Následovali jeho bratři.
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.Pocházela z jednoho z nejvlivnějších a nejbohatších šlechtických rodů oné doby.
Kolombiya'nın önde gelen ailelerinden birinin bir üyesidir.Pocházel z jednoho z předních afghánských rodů.
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Oba rodiče pochází z Guadeloupe.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Jeho předci byli otroky.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Spolu s bratrem žili společně a ani jeden z nich se nikdy neoženil.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas plánuje získat výkupné od rodin zajatců, poté chce vězně prodat do otroctví.
Aileleri ve çocukları var.Rodiče a děti.
Bu şato Danimarka, Büyük Britanya, Norveç ve Yunan krallık aileleriyle de ilgilidir.Příbuzenské vztahy ho spojují i s britskou, norskou a švédskou královskou rodinou.
Askerler aileleri ile birlikte geldiler.Za hostujícími dělníky přicházely jejich rodiny.
Ailesi şehrin burjuva ailelerinden biriydi.Jeho rodina pocházela z Burgundska.
Böylece İngiltere ve İspanya kraliyet aileleri arasında kan bağı kurulmuştur.Rovněž tak jsou příbuzensky spjati s britskou i španělskou královskou rodinou.
Yurtdışından ticaret amacıyla gelen aileleri levanten denmekteydi.Hledal i obchodní partnery v zahraničí.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Většina rodů obsahuje jen malý počet druhů.
Köyde oturan yaşlı ailelerin büyük bir kısmı(%95) emeklidir.Naprosto převažující (95 %) skupinou jsou zastupitelé obcí a měst.
Diğer Coburglular Saxe-Coburg ailelerinin çoğu kolu adlarını değiştirdi.Alți Coburgi din familia Saxa-Coburg și-au schimbat, de asemenea, numele.
Venedik'in asil ailelerinden Dandolo Ailesi tarafından 14. yüzyılın sonunda inşa ettirildi.A fost construit la sfârșitul secolului al XIV-lea de către familia Dandolo.
Kenya'da Amboseli'de genç erkekler 14 ilâ 15 yaşlarına doğru zamanlarının %80'ini ailelerinden uzakta geçirir.La Amboseli, masculii tineri petrec mai mult de 80% din timpul lor departe de familiile lor pe la 14-15 ani.
Mahallede yaşayan ailelerin hepsi akrabadır.Toate comunitățile din jur îi aparțin.
Mahallelerini ve ailelerini korumak zorunda idiler.Breslele își protejau membrii și familiile lor.
Mesajda Xi, hayat kayıpları, yaralılar ve hayatını kaybedenlerin aileleri için derin üzüntülerini sundu.Este datoria musulmanului de a oferi condoleanțe familiei și rudelor celui decedat.
Bu gibi birçok durumda, devlet tarafından ailelerinden ayırılıyorlardı.Practic, prin aceste cupoane, mai multe societăți de stat erau împărțite către populație.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.El a trăit întreaga viață cu părinții lui, fără a se căsători sau a se mută din casă.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Gândurile noastre se îndreaptă spre cei afectați și familiile acestora.
İsyana katılan kadınlar, kendi ailelerinden kopmak zorundaydı.Cei care refuzau să-i ajute pe rebeli erau spânzurați de propriile grinzi ale casei.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.În jur de 57% din toate familiile și 85% din toate genurile au dispărut.
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Ambii părinți ai ei sunt descendenți de alsacieni.
Bunun üzerine üç arkadaş, gereken parayı elde etmek için harekete geçerler, aileleri de onlara yardımcı olur.Iar pentru asta are nevoie de bani, pe care-i poate procura doar cu ajutorul vechilor săi prieteni.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Cei mai mulți dintre cei rămași erau ofițeri și ofițeri politici.
Thomas Bayes'in ailesi İngiltere'nin önemli Presbiteryen ailelerinden biriydi.Familia Spencer este una din familiile aristocrate proeminente britanice.
Hood ve Williams ailelerinin 1973 yılında Connecticut'ta geçen hikâyelerini anlatır.Victor i-a povestit lui Holmnes ce se petrecuse în casa lor în ultimele șapte săptămâni.
Bunun dışında Karaman'da da az miktarda Nogay aileleri mevcuttur.Ezeken kívül még két jelentős piac is található Niamey-ben.
Mahalleleri köye yerleşen ailelerin adlarını taşır.A településrészek az itt lakó családok neveit viselik.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.A könyv ezenfelül útmutatást ad az életben maradt rokonok és hozzátartozók számára is.
Soylu ailelerin kız çocukları rahibe manastırlarında eğitim görürdü.A környék nemes családjai szívesen adták leányaikat a kolostorba nevelésre.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.A szent családnak menekülnie kellett Egyiptomba.
Aileler ise Orta Çağ'daki soylu ailelerini temsil eder.A középkorban nemesi családok birtoka.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.A szegény szorgalmas iskolás gyerekeket ellátják tankönyvekkel, íróeszközökkel és téli ruhával.
Bu ailelerin bazılarının nesilleri halen köyde yaşamaktadır.Leszármazottaiknak több generációja is él ma a faluban.
Verona'nın önemli ailelerinden birinden birine mensuptur.Olaszország egyik legrégibb, Verona egyik legjelesebb grófi családjába született.
Mahallede yerleşmiş 93 muhaciri gürcü aileleri mevcuttur.Legalább 93 védett növényfaj él itt.
Bu günde İskoç aileleri geleneksel kıyafetlerini giyerler.A lovasok a mai napig a tradicionális öltözetükben lovagolnak.
Bazı ailelerin akrabalık bağları günümüzde de devam etmektedir.A család egyes leszármazottai ma is élnek.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Nem házasodott meg, szintén egyedülálló nővérével, Juliával élt.
İnsanları ve ailelerini korurlar.Embereit és családját elfogták.
Macaristan'ın en eski ailelerinden birindendi.A Perényi család Magyarország legrégibb főúri nemzetségei közé tartozik.
İrlanda'da banshee'lerin, yalnızca saf İrlanda kanı taşıyan aileleri uyardığı düşünülürdü.Irlannissa bansheen uskottiin varoittavan vain puhdasverisiä irlantilaisia sukuja.
Rusya'nın en eski soylu ailelerinden birinin üyesi olan Buturlin yaşamanın çoğunu Rusya'da geçirmiştir.Buturlin kuului Venäjän vanhimpiin aatelissukuihin ja vietti pääosan elämästään Venäjällä.
Bunların çoğu da görevli askerler ve aileleriydi.Uhrit olivat pääosin sotilaita ja heidän perheenjäseniään.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod