Daha sonra her aileden toplanan malt poşetinden bira mayalanmıştı.Then, from the bag of malt collected from each family, ale was brewed.
Kalıtsal çocuk felci olan kurgusal bir aileden sonra bazen Mallen serisi olarak adlandırılır.It is sometimes called a Mallen streak, after a fictional family with hereditary poliosis.
Zengin bir aileden gelen bir iş kadını.A business woman who comes from a rich family.
Barcelata müzik odaklı bir aileden geldi.Barcelata came from a musically oriented family.
Kursk'ta doğan Markov, toprak sahibi bir aileden geliyordu ve aynı zamanda eğitimli bir mühendisti.Born in Kursk, Markov came from a land-owning background but was also a trained engineer.
İmparator Antoninus Pius da Galyalı bir aileden geliyordu.Emperor Antoninus Pius also came from a Gaulish family.
Aynı aileden genç bir kadının yakın zamanda kaybolduğunu da öğrenirler.They also learn that a young woman from the same family has recently gone missing.
Birçok botanik aileden birçok bitki yapısında bu bileşiği içerir, örneğin:Many plants from many botanical families contain the compound, including:
Collier yetenekli ve başarılı bir aileden geliyordu.Collier was from a talented and successful family.
Bateman zengin bir aileden gelmektedir.Bateman comes from a wealthy family.
Askerlerle dolu bir aileden geliyordu.He came from a family of soldiers.
En büyük iki çocuğu 1839'da aileden satıldı.Their two eldest children were sold away from the family in 1839.
Dört çocuk daha aileden satılmakla yüz yüze geldi.Four more children were threatened to be sold away from the family.
Bu aileden temel alan mikrokontrolcülerDerived microcontrollers
Miloradoviçler, Doğu Ortodoks Sırp soylu bir aileden geliyordu.The Miloradovichs descended from an Eastern Orthodox Serb noble family.
Kocası Kaptan Joseph Richards, 1838'de doğdu. İrlandalı bir ailedendi.Her husband, Captain Joseph Richards, was born in 1838; he was from Irish family.
El-Azma, Şamlı zengin toprak sahibi bir aileden geliyordu.Al-Azma hailed from a wealthy Damascene landowning family.
13 aileden 12'sinde geni taşıyan bir veya daha fazla erkek aile üyesi vardı.12 out of 13 families had one or more male family members that carried the gene.
İsrailoğulları'nın yaklaşık altı yüz bin aileden oluştuğu anlaşılmaktadır.It is understood that the Israelites had around six hundred thousand families.
Eğitimli bir aileden gelmesine rağmen okul eğitimi düzensizdi.Although he came from an educated home, his school education was erratic.
Tamarinler, bir veya daha fazla aileden oluşan 40 üyeye kadar olan gruplar halinde yaşarlar.Tamarins live together in groups of up to 40 members consisting of one or more families.
Adını, Lope veya Puli halkının eski topraklarında onu yöneten aileden almıştır. [1]It was named for the family that ruled it, on the former territory of the Lope or Puli people.[1]
Aynı yıl zengin ve asil bir aileden olan Margaret van Ranst ile evlendi.The same year he married Margaret van Ranst, who was of a wealthy noble family.
Cenazede aileden sadece kardeşi Michael vardı.Als einziger aus der Familie nahm sein Bruder Michael an der Beerdigung teil.
Corbulo, senatoryal sınıftan bir aileden İtalya'da doğmuştur.Corbulo wurde in Italien in eine senatorische Familie geboren.
Birçok ressamın bulunduğu bir aileden geliyordu.Er stammte aus einer Familie, aus der mehrere Maler hervorgegangen sind.
Müslüman bir aileden gelmektedir.Sie stammt aus einer muslimischen Familie.
Evelyn Hamann müzisyen bir aileden gelen bir çocuktu.Evelyn Hamann stammte aus einer Musikerfamilie.
Annesi Yahudi'dir (Romanya, Rusya ve Polonya'dan bir aileden).Logan und seine Familie sind jüdisch (aus Polen, Russland und Litauen).
Francisco Tárrega musikişinas bir aileden gelmektedir.Francisco Tárrega stammte aus einer musikalischen Familie.
Seyyid asıllı bir aileden gelmekte olan Salih Mirzabeyoğlu, Erzincan'da dünyaya geldi.Der aus einer kurdischen Familie stammende Salih Mirzabeyoğlu wurde in der Provinz Erzincan geboren.
On iki ile on beş aya ulaşmış genç erkekler, aile reisi erkek tarafından aileden kovulurlar.Im Alter von zwölf bis fünfzehn Monaten werden die Jungtiere vom Männchen aus dem Verband vertrieben.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.Die Frauen rauchten nicht.
Ginóbili basketbolun içinde olan bir aileden gelir.Zeller kommt aus einer Basketballfamilie.
Gary müzikal bir aileden gelmektedir.Galland stammt aus einer musikalischen Familie.
Augustine İtalyan kökenli bir aileden gelmekteydi.Vincenti stammte aus einer italienischen Familie.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Sie versucht in ihrer Großfamilie als jemand Besonderes herauszustechen.
Guerrero ünlü güreşçi bir aileden gelir.Guerrero stammte aus der Wrestling-Familie Guerrero.
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.Das Lied handelt von einer Familie, die entzwei gerissen wurde.
İçinde astronom ve astrofizikçiler bulunan bir aileden gelmekteydi.Er gehörte einer alten Familie von Astronomen und Divinationsmeistern an.
Ancak kültürlü bir aileden gelen Murasaki Çince klasiklere ilgiliydi ve Çinceyi akıcı şekilde öğrendi.Murasaki besaß aber sehr wohl die Fähigkeit, Chinesisch zu lesen.
Hristiyan ama sosyalist dünya görüşüne sahip olan bir aileden geliyordu.Fischer entstammte einer Familie, die der Sozialdemokratie verbunden war.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Sie selbst sieht sich trotz ihrer argentinischen Herkunft als Mexikanerin.
Richtofen soylu bir aileden geliyordu.Neuville stammte aus einer wohlhabenden Familie.
Oyuncu aslen Avusturyalı bir aileden gelmektedir.Ihr Ehemann entstammt einer österreichischen Familie.
73. madde, ancak müslüman bir aileden gelen kişilerin devlet başkanı olabilir diyordu.Lediglich Artikel 38 der tunesischen Verfassung schreibt fest, dass der Präsident ein Muslim sein muss.
Babası Katolik bir aileden gelmiş bir mimardı.Ihr Vater scheint Domherr einer Kathedrale gewesen zu sein.
Pencaplı, tanınan bir aileden geliyor.Hækkerup stammt aus einer bekannten Politikerfamilie.
Kurt Meyer alt sınıf bir aileden geliyordu.J. E. Meyer stammte aus einer Psychiaterfamilie.
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.Le père d'Emmy, Max Noether, est issu d'une famille de commerçants allemands.
Mangold sanatçı bir aileden gelmektedir.Mangold vient d'une famille d'artistes.
Reşidüddin Hamedani, Hamedan'da bir Yahudi aileden 1247 yılında doğmuştur..Rashid al-Din est né en 1247 à Hamadan, dans une famille juive.
Yan aileden olmasına karşın çok güçlüdür ve aile tekniklerini kullanmakta kendini çok geliştirmiştir.Malgré son très jeune âge, elle manifeste de très grands talents à utiliser les techniques de sa famille.
İyi Quidditch oyuncuları çıkarmış bir aileden gelir ve kendisi de bir Quidditch oyuncusudur.Il est issu d'une famille Quaker, et lui-même pratiquant.
Evelyn Hamann müzisyen bir aileden gelen bir çocuktu.Evelyn Hamann est issue d'une famille de musiciens.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Bien que né en Argentine, il possède la nationalité espagnole.
Augustine İtalyan kökenli bir aileden gelmekteydi.Trevisan vient d’une famille d’origine italienne.
HIV virüsü bu ailedendir.Le virus de la rage appartient à la même famille.
Oyuncu bir aileden gelen aktör Henry Fonda'nın oğlu, Jane Fonda' nın kardeşi ve Bridget Fonda'nın babasıdır.Il est le fils de Henry Fonda et le frère de Jane Fonda ainsi que le père de Bridget et de Justin Fonda.
Moir birçok patencinin bulunduğu bir aileden gelmektedir.Moir est issu d’une famille de patineurs.