Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:居間に大スクリーンを設置して
Neden bazı insanlarda çapraz bağlantılar olsun ki? Hatırlayın demiştim ki aileden gelir.Dlaczego u niektórych ludzi tworzą się takie połączenia?
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Desafortunadamente, siempre lo aplicamos solo a un estrecho círculo de amigos y familiares.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Din păcate, o aplicăm implicit doar unui cerc restrâns de prieteni și rude.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Helaas, standaard passen we dit alleen toe bij een kleine kring vrienden en familie.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Infelizmente, por defeito, apenas aplicamos esta empatia num círculo muito restrito de amigos e familiares.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.친구나 가족과 같은 매우 좁은 동심원에 대해서만 적용합니다.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Leider, als Voreinstellung wenden wir das nur auf einen kleinen Kreis der Freunde und Familie an.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Nanešťastie ho praktizujeme len vo veľmi malom kruhu priateľov a rodiny.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Naneštěstí, implicitně aplikujeme toto pravidlo pouze na velmi úzký kruh přátel a rodiny.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Sajnos, alapból csak a család és a barátok nagyon szűk körére alkalmazzuk ezt.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Sfortunatamente, di norma, lo applichiamo solo ad un circolo molto ristretto di amici e familiari.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Δυστυχώς, από προεπιλογή το εφαρμόζουμε μόνο σε ένα πολύ στενό κύκλο φίλων και συγγενών.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.За съжаление, по подразбиране, го упражняваме само в много тесен кръг от приятели и семейство.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.К сожалению, обычно мы применяет это только к узкому кругу друзей и родных.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.На жаль, по замовчуванню, ми застосовуємо його лише до дуже вузького кола друзів та родичів.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.למרבה הצער, אנו מיישמים זאת כברירת מחדל רק למעגל צר מאד של חברים ומשפחה.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.إننا طبقنا ذلك فقط علي مجموعة مقربة جداً من الأصدقاء و العائلة .
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.その範囲は広がり 歴史上の記録には
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.De är från en familj som har tjänstgjort hos oss länge. Mottag deras ursäkter.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Deres familie har gjort tjeneste hos os længe. De undskylder.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Heidän sukunsa on palvellut meitä sukupolvien ajan.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Oboje pochodzą z rodziny, która służyła nam od pokoleń, więc przyjmij przeprosiny.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Provengono da una famiglia che ci ha servito per generazioni, quindi accetta i loro riguardi.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.São de uma família que nos serviu durante gerações, por isso, aceita os seus cumprimentos.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Son de una familia que nos ha servido durante generaciones. Aceptad sus saludos.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Η οικογένειά τους μας υπηρετεί εδώ και γενεές. Δεχτείτε την εκτίμησή τους.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Они из семьи, что служила нам несколько поколений, так что прими от них поклон.
Orada Inuit halkıyla birlikte yaşadık. 200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Där bodde vi med inuiterna i ett litet samhälle med 200 inuiter, där vi var en av tre icke-inuitfamiljer.
- Otel iţi aileden mi? - Deđil. Eyţan istedi..A little bit of that
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.A sinestesia ocorre em famílias, então Galton disse que tem uma base hereditária, uma base genética.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.A szinesztézia öröklődik, Galton szerint genetikai alapja van.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.공감각증은 집안대대로 나타난다는 것입니다. 그래서 갈튼은 이것이 유전적인, 유전자에 기반한다고 했습니다.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.La sinestesia corre nelle famiglie, quindi Galton disse che aveva una base ereditaria, una base genetica.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.La sinestesia se da en familias, por lo que Dalton dijo que tenía una base hereditaria, genética.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Sinestezia apare în familii şi Galton zice că are o bază ereditară, genetică.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synästhesie liegt in der Familie. Galton sagte, dass es eine erbliche, eine genetische Grundlage gibt.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestesia kulkee suvuittain, Galtonin mukaan sillä on perinnöllinen, geneettinen perusta.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestesi finns i vissa släkter så Galton påstod att det är ärftligt med en genetisk bas.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestézia sa vyskytuje v rodinách, takže Galton usúdil, že má dedičný základ, genetický základ.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestezie prochází skrz rodiny, takže Galton se domníval, že je dědičná, na genetické bázi.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Ten eerste is synesthesie een familietrekje. Galton stelde dat het een erfelijke aandoening was.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Синестезията се предава в семейството, оттам Галтън твърди, че е по наследство, на генетична основа.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Синестезія - це сімейна ознака, тож Ґальтон сказав, що в неї спадкова, генетична основа.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.ראשית, התכונה הזאת משפחתית, אז גאלטון אמר שיש בה בסיס תורשתי, גנטי.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.السينيستيزيا موجودة في العوائل، فهكذا قال جالتون أن لهذا أساس وراثي، أساس جيني.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.それでゴルトンは これは遺伝的なものだと考えました もう一点 これがこの講座のメインテーマである-
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Come ultima spiaggia, ho chiesto un prestito a fondo perduto a una famiglia milionaria.
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Como último recurso, fui a pedir un préstamo a una familia millonaria...
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Como último recurso, pedi um empréstimo a uma família milionária...
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Lopulta pyysin lainaa miljonääriperheeltä.
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Min sidste udvej var at bede om et lån fra en rig familie ...
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Min sista utväg var att be om lån från en rik familj...
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Ostatnią deską ratunku była próba zaciągnięcia pożyczki u rodziny milionerów.
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Ως κίνηση απελπισίας, ζήτησα δάνειο καλή τη πίστει από μια πλούσια οικογένεια...
Son çare olarak, milyoner bir aileden iyi niyet kredisi almaya gittim.Исчерпав все средства, я пошёл просить денег у семьи миллионера...
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.3項目 提案します
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Átvettem pár ötletet Starréktól, és más családoktól, akiket meglátogattam.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.He tomado algunas ideas de los Starr y de muchas otras familias que conocí.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Ho preso qualche spunto dagli Starr e da molte altre famiglie che ho conosciuto.