Ana içeriğe geç
Sözlük

aileden ile cümle

aileden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Ik nam een aantal ideeën van de Starrs en van vele andere gezinnen die ik ontmoette.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.J'ai pris quelques idées chez les Starr et chez beaucoup d'autres familles que j'ai rencontrées.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.스타 가족을 비롯, 제가 만났던 여러 가족의 사례를 통해
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Saya telah mengambil beberapa ide dari Keluarga Starrs dan dari banyak keluarga yang saya jumpai.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim. Üç önemli madde öneriyorum.Biorąc pomysły od Starrsów i innych rodzin, proponuję 3 założenia:
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim. Üç önemli madde öneriyorum.Tôi đã học hỏi từ nhà Starr và nhiều gia đình khác tôi đã gặp và đề nghị sẽ có 3 điểm.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Von den Starrs und vielen anderen Familien habe ich einige Ideen übernommen.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Πήρα ιδέες από τους Σταρρ και πολλές άλλες οικογένειες που γνώρισα.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Взел съм някои идеи от Стар и други семейства, които съм посетил
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Я взял некоторые идеи от Старров и многих других семей, с которыми я познакомился.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.Я запозичив кілька ідей від Старрів і багатьох інших сімей, з якими зустрічався.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.לקחתי כמה רעיונות ממשפחת סטאר וממשפחות רבות שפגשתי.
Starr'lardan ve karşılaştığım başka birçok aileden bazı fikirler edindim.لقد اخذت بعض الأفكار من عائلة "ستارس" وغيرها من الأُسر التي التقيتها.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Chcę opowiedzieć o pewnej rodzinie która, jak myślę, ma coś do powiedzenia.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Ik wil je vertellen over een gezin dat ik ontmoette, en waarom ik denk dat ze een antwoord hebben.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.제가 만난 한 가족에 대해 그들이 이에 대해 어떤 단서를 주었는지 얘기해 보려 합니다.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Quiero comentarles de una familia que conocí, y por qué creo que ofrece pistas.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Tôi muốn kể về một gia đình tôi đã gặp và tại sao tôi nghĩ rằng họ đã mách nước cho tôi.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Vi voglio raccontare di una famiglia che ho conosciuto e del perché penso che ci possa spunti.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Θέλω να σας πω για μια οικογένεια που συνάντησα, και γιατί νομίζω ότι μας δίνει στοιχεία.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Искам да ви разкажа за едно семейство, което срещнах и защо мисля, че те ни дават насоки.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Розповім вам про одну сім'ю, з якою я зустрівся, і чому вона може наштовхнути нас на відповідь.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Я хочу рассказать об одной семье, с которой я познакомился, и почему я думаю, что у них есть ключ к разгадке.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.ברצוני לספר לכם על משפחה אחת שפגשתי, ומדוע אני חושב שאפשר ללמוד ממנה משהו.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.أريد أن أخبركم عن أحد الأسر التي إلتقيتها، و لماذا أؤمن بأنها توفر دلائل.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.ある家族の例を紹介します 何かヒントが得られると思います 日曜の午後7時 アイダホ州のヒドゥンスプリングス
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Bố tôi mất trước khi được thấy bất cứ ai trong nhà làm được điều gì đó. Các bạn là những khán giả tuyệt vời.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.I mój tata zmarł zanim zdał sobię sprawę, że ktokolwiek w rodzinie coś z siebie zrobił.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.저희 아버지는 가족 중 누구도 그들 가운데서 뭔가를 만들어 내는 것을 보시기 전에 돌아가셨습니다.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Mijn vader stierf voor hij kon weten dat iemand in de familie hopelijk ooit succesvol zou zijn.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Mi padre murió sin saber que cualquiera de la familia podría, tal vez, llegar a ser alguien.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Og min far døde inden han blev klar over at nogen i familien måske ville, forhåbentlig, blive til noget.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Și tata a murit înainte să realizeze că cineva în familie poate, cu nădejde, ar face ceva din ei.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.А баща ми почина, преди да осъзнае, че от всеки в семейството може би има надежда да излезе нещо.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.ואבא שלי נפטר לפני שתפש שמישהו במשפחה יצליח אולי להגשים את התקווה להגיע למשהו.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.والدي توفي قبل أن يحقق أي شخص في العائلة ما من شأنه كما نأمل أن يجعل من نفسه شيئا
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.知らないままに亡くなってしまいました。 良い観客でいてくれてありがとう。色々話しが飛んでしまったのですが。
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.윌은 친척들의 집을 여기저기 옮겨다녔고, 아홉살이 되던 해, 그는 완전히 혼자가 되었습니다.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will a trecut de la un membru al familiei la altul, iar la 9 ani trăia pe cont propriu.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will bị đùn đẩy từ hết người này sang người khác trong nhà, đến khi chín tuổi, cậu chuyển sang sống một mình.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will pasó a vivir con un familiar tras otro; y para cuando tenía 9 años, estaba viviendo prácticamente solo.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will passò da una famiglia all'altra fin quando, all'età di nove anni, iniziò a vivere praticamente da solo.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will właściwie mieszkał już sam.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Билла кидало от одного родственника к другому, пока в девять лет он не начал жить, по сути дела, сам по себе.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Вілла відправляли від одного родича до іншого; коли йому виповнилося 9 років, він фактично жив сам.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.וויל עבר מקרוב משפחה אחד לשני, עד שכאשר היה בן 9, הוא למעשה חי בגפו.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.تنقّل ويل من عائلة إلى اخرى حتى إستقل بحياته عندما بلغ التسعة اعوام
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.そして9歳になる頃にはひとりで生きていました 私は 家族で過ごしていたその朝
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Egy középiskolás diák ült mellettem, egy nagyon szegény családból származó tini.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.I sätet intill mig satt en high school-elev, en tonåring, och hon kom från en fattig familj.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.제 옆자리에는 한 십대 고등학생이 앉아 있었습니다. 그 학생은 정말 빈곤한 가정에서 태어났고
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Lúc đó, ngồi cạnh tôi là một học sinh cấp 3, một thiếu nữ, một cô bé xuất thân từ một gia đình rất nghèo.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Na sedadle vedle mě seděla náctiletá studentka střední školy, pocházející z velmi chudé rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.På sædet ved siden af mig sad der en gymnasieelev, en teenager, der kom fra en fattig familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Pe scaunul de lângă mine stătea o adolescentă, o elevă de liceu, ce provenea dintr-o familie foarte săracă.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Poleg mene je sedela dijakinja, najstnica, ki je prihajala iz zelo revne družine.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Sedela vedľa mňa stredoškoláčka, tínedžerka, ktorá pochádzala z chudobnej rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Und im Sitz neben mir war eine Schülerin, ein Teenager aus einer sehr armen Familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Στο διπλανό κάθισμα καθόταν μια μαθήτρια λυκείου, μια έφηβη, η οποία προέρχονταν από φτωχή οικογένεια.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моей соседкой была старшеклассница, подросток, из очень бедной семьи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod