Caplan Los Angeles'ta reform yahudisi bir ailede doğdu.Джона Хилл родился в Лос-Анджелесе в еврейской семье.
Zaten kendisini ailede en çok halasına yakın hisseder.Это слишком даже для самых близких отношений в семье.
Russel ateist bir ailede büyümüştür. ^ Film.Ирина выросла в атеистической семье.
1977 yılında İstanbul'da, sanatçı bir ailede doğdu.Родился в 1976 году в Москве в семье художников.
Yahudi bir ailede yetişmesine rağmen, sonralarda agnostik oldu ve kendini hümanist olarak tanımladı.В дальнейшем он рассматривал возможность существования во Вселенной высшего разума и объявлял себя агностиком.
Sarah’nın annesi kızının – ya da aileden herhangi birinin- “artist” olması önerisine çok sinirlenmişti.غضبت والدة سارة من الاقتراح ذاته بأن تتحول ابنتها – أو أي فرد من أفراد العائلة- لتصبح "فنانة".
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.ينحدر والد ايمي ماكس نويثر من عائلة تعمل في مجال التجارة بألمانيا.
Beş ana aile üyesinin yanı sıra, ailede küçük ve büyük birçok karakter mevcuttur.يوجد عدة أشخاص صغيره وكبيره إلي جانب الخمس أفراد الأساسيين بالعائله .
Müzisyen bir ailede yetişti.ولدت في عائلة موسيقية.
Roshika Deo Fijili Hindu bir aileden gelmektedir.تنتمي روشيكا ديو إلى عائلة هندوسية هندية فيجية.
Eski aristokrat kökenli bir ailede dünyaya geldi.فارسي الأصل، نشأ في أسرة فقيرة.
Amer Mısır, kahire de doğdu ve dindar Müslüman bir ailede yetişti.ولدت عامر في القاهرة، مصر ونشأت في بيت مسلم محافظ.
Oyuncu bir aileden gelen aktör Henry Fonda'nın oğlu, Jane Fonda' nın kardeşi ve Bridget Fonda'nın babasıdır.هو ابن الممثل هنري فوندا وشقيق الممثلة جين فوندا، ووالد بريجيت فوندا و جاستن فوندا.
1906 Jewish Encyclopedia'ya göre, "Sayıları 4000 olan, 1500 aileden fazla Yahudi bir günde yıkıldı."وتقول الموسوعة اليهودية عام 1906: "أن أكثر من 1,500 عائلة يهودية، والمكونة من 4,000 شخص، تم ذبحهافي يوم واحد".
Ukraynalı köylü Kazak bir ailede doğdu ve 1920 yılında Kızıl Ordu'ya katıldı.ولد سوكولوفسكي لعائلة من المزارعين، وإنضم إلى الجيش الأحمر في فبراير 1918.
Kabil'de Müslüman ve dindar bir aileden gelmektedir.وروى عنه أخواه وأبو مسلم الخراساني.
Varlıklı bir ailede dünyaya geldi.نشأ في أسرة غنية.
Muhtemelen Yahudi bir aileden geliyordu.ربما كان لديه أصل يهودي.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.من السكان الذين يدخنون السجائر.
Müzisyen bir aileden geliyor.نشأ بين عائلة من الموسيقيين.
Deeyah Oslo Norveç’te Sünni – Müslüman bir ailede doğdu.ولدت ديا في اوسلو، النرويج، لعائله مسلمه سنيه.
Erkeklerin girip çıkabildikleri bölüme selamlık, ailedeki kadınların yaşadığı bölüme de harem/haremlik denir.فإن سمِّي العقد : وجب على الزوج ، وإن لم يسمَّ : وجب عليه مهر " المِثل " - أي مثيلاتها من النساء.
Aslen Selanik asıllı Yahudi kökenli bir aileden gelmektedir.انحدر كوهن من عائلة يهودية الأصل.
Kurt Meyer alt sınıf bir aileden geliyordu.كان لورانس ينتمي إلى عائلة من طبقة النبلاء.
Kent içinde yaşayan 10 aileden 3'nin gelir seviyesi ABD "ulusal fakirlik eşiği" altındadır.المقياس الأكثر شيوعاً للفقر في الولايات المتحدة هو "عتبة الفقر" التي وضعتها الحكومة الأمريكية.
Hrithik Rakesh Roshan sinema dünyasında halihazırda köklü bir aileden gelmektedir.Hrithik Rakesh Roshan vem de uma família que há tempos já estava no mundo dos cinemas.
Portland, Maine'de doğan Willis, yayımcı bir aileden geliyordu.Nascido em Portland, Maine, Willis veio de uma família de redatores.
Aileden iki kişi (bir kadın ve bir bebek) öldü.Duas pessoas morreram (pai e filha).
Van Gogh'un annesi Lahey'de zengin bir aileden gelmekteydi; babası da bir rahibin en genç oğluydu.A mãe de Van Gogh vinha de uma família próspera de Haia, enquanto seu pai era o filho mais novo de um pastor.
Sanat dolu bir ailede ve Atina ile Napoli arasında gidip gelerek büyüdü.Cresceu numa "casa artística" e foi criada entre Atenas e Nápoles.
Yahudi bir ailede yetişmesine rağmen, sonralarda agnostik oldu ve kendini hümanist olarak tanımladı.Apesar de ter sido criado em uma família judaica, mais tarde tornou-se um agnóstico.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Mas nasceu na Argentina e cresceu em uma família de espanhóis.
Mensah iyi eğitimli bir aileden gelmektedir.Mensah vem de uma família de acadêmicos.
İçinde astronom ve astrofizikçiler bulunan bir aileden gelmekteydi.Foi criado em uma família de astrólogos.
Sıradan bir aileden gelen Aleksios, iyi bir eğitim almıştır.Descendendo de uma família nobre, Hayek teve uma boa educação.
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.Seu pai era o matemático Max Noether, descendente de uma família de mercadores de lã.
Belle sıkı bir Katolik ailede büyüdü.Belle foi criada em uma família católica.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Porém, ele era, até aquela época, único.
Asker kökenli bir aileden geliyordu.Vinha de uma família essencialmente militar.
Ortağı Nazlı ise titiz, soylu bir aileden gelen, mütevazı bir polis komiseridir.Já o irmão é um puxa saco, que tem vergonha da família humilde.
Asil bir ailedendi.Era de família nobre.
8 çocuklu bir aileden gelmekte olup, 2 çocuk babasıdır.Joey pertence a uma família italiana de oito crianças, das quais ele é o único homem.
İrlandalı katolik bir ailede dünyaya geldi.Nasceu numa família irlandesa católica trabalhadora.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Procedente de uma família de grande tradição artística.
Yarışçı bir aileden gelmektedir.Os concorrentes eram da mesma família.
Corbulo, senatoryal aileden gelen bir Roma'lı kadın olan Cassia Longina ile evlenmiştir.Corbulo trouwde met Cassia Longina uit een Romeinse senatorenfamilie.
Protestan bir ailede büyümüş ve kariyerine kilise müzisyeni olarak başlamıştır.Hij groeide op in een protestants milieu en begon zijn carrière als kerkmusicus.
Köy; buraya göç etmiş 2 aileden oluşmaktadır.De plaats is gesticht door twee families die er kwamen wonen.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Hij groeide op in een christelijk gezin.
Kızının ölümünden ailede en fazla etkilenen kişi.Niets is erger dan de dood van je kind.
Yoksul bir aileden büyüdü.Hij groeide op in een zeer armoedig gezin.
Beş çocuklu bir ailede büyüdü.Zij groeide op in een gezin van vijf kinderen.
Wozniacki çok sportif bir aileden gelmektedir.Wozniacki komt uit een sportieve familie.
Cenazede aileden sadece kardeşi Michael vardı.Van haar eigen familie woonde alleen haar vader de begrafenis bij.
Adrian, ailede en erken kalkan kişi.Arnold was de oudste van het gezin.
Gelderland'tan asil bir ailede doğdu.Hij was geboortig in Gelderland.
Bilindiği kadarıyla köyün ilk kurucuları 8 ayrı aileden oluşur.Volgens de officiële indeling van de gemeente bestaat het uit acht verschillende buurten.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Sindsdien bleef het huis in bezit van diens familie, tot op heden.
Kelkitliler iki farklı aileden türemiştir.De serie draait rond twee families.
Kurosava'nın annesi, Osaka'da yaşayan bir tüccar aileden geliyordu.Zijn moeder was de dochter van een koopman uit Osaka.