Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman era un niño en acogida;
Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman était en famille d'accueil ;
Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman miał rodzinę zastępczą.
Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman nevelt gyermek;
Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman war ein Pflegekind;
Süpermen koruyucu ailedeydi,Superman was een pleegkind;
Süpermen koruyucu ailedeydi,Ο Σούπερμαν ήταν θετό παιδί.
Süpermen koruyucu ailedeydi,Супермен был приёмным ребёнком.
Süpermen koruyucu ailedeydi,Супермен е сирак;
Süpermen koruyucu ailedeydi,סופרמן היה במשפחת אומנה;
Süpermen koruyucu ailedeydi,سوبر مان كان طفل بالتبني
Süpermen koruyucu ailedeydi,シンデレラも里子でした
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Chcę opowiedzieć o pewnej rodzinie która, jak myślę, ma coś do powiedzenia.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Ik wil je vertellen over een gezin dat ik ontmoette, en waarom ik denk dat ze een antwoord hebben.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.제가 만난 한 가족에 대해 그들이 이에 대해 어떤 단서를 주었는지 얘기해 보려 합니다.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Quiero comentarles de una familia que conocí, y por qué creo que ofrece pistas.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Tôi muốn kể về một gia đình tôi đã gặp và tại sao tôi nghĩ rằng họ đã mách nước cho tôi.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Vi voglio raccontare di una famiglia che ho conosciuto e del perché penso che ci possa spunti.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Θέλω να σας πω για μια οικογένεια που συνάντησα, και γιατί νομίζω ότι μας δίνει στοιχεία.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Искам да ви разкажа за едно семейство, което срещнах и защо мисля, че те ни дават насоки.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Розповім вам про одну сім'ю, з якою я зустрівся, і чому вона може наштовхнути нас на відповідь.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.Я хочу рассказать об одной семье, с которой я познакомился, и почему я думаю, что у них есть ключ к разгадке.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.ברצוני לספר לכם על משפחה אחת שפגשתי, ומדוע אני חושב שאפשר ללמוד ממנה משהו.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.أريد أن أخبركم عن أحد الأسر التي إلتقيتها، و لماذا أؤمن بأنها توفر دلائل.
Tanıştığım bir aileden, ve bunların neden bu konuda ipuçları sunduğundan size bahsetmek istiyorum.ある家族の例を紹介します 何かヒントが得られると思います 日曜の午後7時 アイダホ州のヒドゥンスプリングス
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.Dans une famille monoparentale, un des deux parents vit avec les enfants sans conjoint(e).
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.En una familia monoparental, uno de los progenitores vive solo con el hijo o los hijos sin cónyuge.
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.I familjer med en förälder bor en av föräldrarna med sina barn utan make eller maka.
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.Yhden vanhemman perheessä toinen vanhemmista asuu lasten kanssa ilman puolisoa.
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.В семье с одним родителем один из родителей проживает с ребёнком без супруга.
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.في العائلة المكونة من والد واحد فقط فإنه يسكن أحد الوالدين مع الأطفال بدون زوج/زوجة.
Tek ebeveynli ailede ebeveynlerden biri çocuklarıyla birlikte eşi olmadan yaşar.单亲家庭由父母一方与孩子组成。父母可以是孩子的单独监护人或共同监护人。单独监护人独自抚养儿童。共同监护人
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Bố tôi mất trước khi được thấy bất cứ ai trong nhà làm được điều gì đó. Các bạn là những khán giả tuyệt vời.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.I mój tata zmarł zanim zdał sobię sprawę, że ktokolwiek w rodzinie coś z siebie zrobił.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.저희 아버지는 가족 중 누구도 그들 가운데서 뭔가를 만들어 내는 것을 보시기 전에 돌아가셨습니다.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Mijn vader stierf voor hij kon weten dat iemand in de familie hopelijk ooit succesvol zou zijn.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Mi padre murió sin saber que cualquiera de la familia podría, tal vez, llegar a ser alguien.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Og min far døde inden han blev klar over at nogen i familien måske ville, forhåbentlig, blive til noget.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.Și tata a murit înainte să realizeze că cineva în familie poate, cu nădejde, ar face ceva din ei.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.А баща ми почина, преди да осъзнае, че от всеки в семейството може би има надежда да излезе нещо.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.ואבא שלי נפטר לפני שתפש שמישהו במשפחה יצליח אולי להגשים את התקווה להגיע למשהו.
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.والدي توفي قبل أن يحقق أي شخص في العائلة ما من شأنه كما نأمل أن يجعل من نفسه شيئا
Ve benim babam aileden herhangi birinin belki kendisinden bir şey çıkarabileceğinin farkında olmadan öldü.知らないままに亡くなってしまいました。 良い観客でいてくれてありがとう。色々話しが飛んでしまったのですが。
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.윌은 친척들의 집을 여기저기 옮겨다녔고, 아홉살이 되던 해, 그는 완전히 혼자가 되었습니다.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will a trecut de la un membru al familiei la altul, iar la 9 ani trăia pe cont propriu.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will bị đùn đẩy từ hết người này sang người khác trong nhà, đến khi chín tuổi, cậu chuyển sang sống một mình.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will pasó a vivir con un familiar tras otro; y para cuando tenía 9 años, estaba viviendo prácticamente solo.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will passò da una famiglia all'altra fin quando, all'età di nove anni, iniziò a vivere praticamente da solo.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Will właściwie mieszkał już sam.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Билла кидало от одного родственника к другому, пока в девять лет он не начал жить, по сути дела, сам по себе.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.Вілла відправляли від одного родича до іншого; коли йому виповнилося 9 років, він фактично жив сам.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.וויל עבר מקרוב משפחה אחד לשני, עד שכאשר היה בן 9, הוא למעשה חי בגפו.
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.تنقّل ويل من عائلة إلى اخرى حتى إستقل بحياته عندما بلغ التسعة اعوام
Will bir aileden diğerine gezip durdu 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.そして9歳になる頃にはひとりで生きていました 私は 家族で過ごしていたその朝
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Egy középiskolás diák ült mellettem, egy nagyon szegény családból származó tini.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.I sätet intill mig satt en high school-elev, en tonåring, och hon kom från en fattig familj.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.제 옆자리에는 한 십대 고등학생이 앉아 있었습니다. 그 학생은 정말 빈곤한 가정에서 태어났고
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Lúc đó, ngồi cạnh tôi là một học sinh cấp 3, một thiếu nữ, một cô bé xuất thân từ một gia đình rất nghèo.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Na sedadle vedle mě seděla náctiletá studentka střední školy, pocházející z velmi chudé rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.På sædet ved siden af mig sad der en gymnasieelev, en teenager, der kom fra en fattig familie.