Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Pe scaunul de lângă mine stătea o adolescentă, o elevă de liceu, ce provenea dintr-o familie foarte săracă.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Poleg mene je sedela dijakinja, najstnica, ki je prihajala iz zelo revne družine.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Sedela vedľa mňa stredoškoláčka, tínedžerka, ktorá pochádzala z chudobnej rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Und im Sitz neben mir war eine Schülerin, ein Teenager aus einer sehr armen Familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Στο διπλανό κάθισμα καθόταν μια μαθήτρια λυκείου, μια έφηβη, η οποία προέρχονταν από φτωχή οικογένεια.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моей соседкой была старшеклассница, подросток, из очень бедной семьи.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моєю сусідкою була старшокласниця, піділток, з дуже бідної родини.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.На седалката до мен седеше ученичка, тинейджърка, която идваше от много бедно семейство.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.במושב לידי היתה תלמידת תיכון, בגיל העשרה, והיא באה ממשפחה ממש עניה.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.وفى الكرسى المجاور لى طالبة فى المدرسة الثانوية، في سن المراهقة جاءت من أسرة فقيرة حقا
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.高校生、10代だったかな 彼女は貧乏な家の生まれで 「何かで成功したい」と打ち明けてきました。
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok몇 가지 시스템이 대를 이어
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.C'è un motivo se nel tempo soltanto pochi sistemi sono stati più a cascata rispetto alla famiglia.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Cũng có lý khi nhiều hệ thống ở mô hình thác nước hơn gia đình.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Ennek oka, hogy nem sok rendszer viselkedik annyira vízesés módjára az időben, mint a család.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Er is een reden dat er maar weinig systemen door de tijd heen meer 'waterval' zijn dan het gezin.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Hay una razón por la que algunos sistemas se orientan hacia el modelo de cascada más que la familia.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Il y a une raison pour que peu de systèmes aient été plus hiérarchisés que la famille.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Nie bez powodu niewiele systemów było bardziej kaskadowych niż rodzina.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Υπάρχει λόγος που μόνο λίγα συστήματα έχουν χρησιμοποιήσει πιο πολύ τη μέθοδο καταρράκτη από ότι η οικογένεια.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Има причина, че няколко системи са били повече водопади с течение на времето от семейството.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok 'waterfall' olmasının bir sebebi vardır.Не случайно на свете не так много систем, которые более "водопадо-подобны", чем семья.
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çokСім'я сумлінніше за всі інші системи дотримується
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çokיש סיבה לכך שמעט מערכות נותרו היררכיות
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çokهناك سبب جعل بعض الأنظمة تعمل كالشلال
Zaman içinde, birkaç sistemin aileden daha çok滝のように上から下への構造は 家庭において もっともな理由があるから
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Alcune persone nascono con parenti ricchi e vanno in giro in questo modo...<br />
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Beberapa orang terlahir dengan orang tua yang kaya dan bisa pergi kemana saja seperti itu...
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Certaines personnes sont nées avec de riches parents et tournent comme ça.
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Einige Menschen sind mit reichen Eltern geboren und laufen so herum...
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Ludzie rodzą się bogaci mając bogatych rodziców.. ot.. tak..
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Những người có bố mẹ giàu có thể làm điều đó được
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Unii se nasc din parinti bogati si traiesc in felul asta..
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Κάποιοι άνθρωποι γεννιούναι από πλούσιους γονείς και γυρνάνε έτσι...
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri...Некоторые рождаются богатыми и делают что хотят
Zengin bir ailede doğmuş öyle dolaşıp duran biri......بعض الناس يُولدون من أباءً أغنياء و يتسكعون هكذا