aile ile cümle
aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
En son ne zaman ailenle Fransızca konuştun?When was the last time you spoke French to your parents?
Ailemin nerede olduğunu bilmiyordum.I didn't know where my family was.
Ailem hakkında konuşmak istemedim.I didn't want to talk about my family.
Tom Avustralya'da ailesiyle birlikte yaşıyor.Tom lives with his parents in Australia.
Tom, ailesiyle birlikte Avustralya'da yaşıyor.Tom lives in Australia with his parents.
Tom, Avustralya'da ailesiyle birlikte yaşıyordu.Tom lived with his parents in Australia.
Sami ailesinin evindeydi.Sami was in his family's house.
Ailemle Boston'da kalmak istedim.I wanted to stay in Boston with my family.
Ailemde beş kişiyiz.We are 5 in my family.
Sami çok dindar bir Müslüman ailede yetişti.Sami grew up in a very religious Muslim family.
Sami, ailesi için korkuyor.Sami is scared for his family.
Sami uzun süreli bir aile arkadaşıydı.Sami was a long-time family friend.
Sami'nin ailevi aciliyeti vardı.Sami had a family emergency.
Ailemden hiçbiri çok iyi şarkı söyleyemez.Neither of my parents can sing very well.
Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Babası vefat edince ailesinin geçimi Tom'un omuzlarına bindi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Tom ve Mary koruyucu ailelik yapıyor.Tom and Mary are foster parents.
Aileme hiçbir şey anlatamam.I can't tell my parents anything.
Tom ailesi için bir utanç kaynağı.Tom is a shame to his family.
Tom ailesinin yüz karası.Tom is a shame to his family.
Sami yabancı değil. O; aile.Sami is not a stranger. He is family.
Sami sıradan bir ailede büyüdü.Sami grew up in an ordinary family.
Kesinlikle ailesinden bağımsız.He is certainly independent of his parents.
Tom bana ailesinden bahsetti.Tom told me about his family.
Büyük bir aile istedim.I wanted a big family.
Büyük bir aile istiyorum.I want a big family.
Ailem araç kullanmama çok sık izin vermez.My parents don't let me drive very often.
Ailem çok sık araç kullanmama izin vermez.My parents don't let me drive very often.
Cezayirliyim ve bir Kabile ailesindenim.I'm Algerian and from a Kabyle family.
Ailemi seviyorum!I love my family!
Katolik bir ailede yetiştim.I was raised in a Catholic family.
Kabiliye'de bir aile kurmak istedik.We wanted to start a family in Kabylie.
Buteflika, Cezayirli bir ailenin çocuğu olarak Fas'ın Ucda kentinde doğdu.Bouteflika was born to Algerian parents in Oujda, Morocco.
Ben onun aile avukatıyım.I'm his family's lawyer.
Bazı aileler çocuklarına aşı yaptırmayı reddediyor.Some parents refuse to have their children vaccinated.
Aile içi şiddet ciddi bir sorundur.Domestic violence is a serious problem.
Ailemden sağ kalan tek kişi benim.I'm the last surviving member of my family.
Ailemden hayatta olan bir ben varım.I'm the last surviving member of my family.
Tom Mary'ye ailesi hakkında birkaç soru sordu.Tom asked Mary a few questions about her family.
Onun dışında bütün aile sessizce televizyon izliyordu.Except for him, the family was all watching TV in silence.
Ailesinin en uzunu o.He is the tallest in his family.
Zengin bir aileden geldiğini iddia ediyordu.He claimed that he came from a rich family.
Ailesi cenazesinde hayatının gösterildiği bir film gösterdi.His family showed a video of his life at his funeral.
Ailesi her yaz dağa tatile gider.His family vacations in the mountains every summer.
Evlenmeye karar vermesi ailesini şaşırttı.His decision to get married surprised his family.
Yılbaşında ailesiyle birlikte olmak zorunda olduğunu söyledi.He said he had to be with his family on New Year's Eve.
Yılbaşı gecesini ailesi yerine onunla geçirmeyi seçti.He chose to spend New Year's Eve with her rather than with his family.
Boş zamanının tamamını evde ailesiyle geçirdi.He spent all of his free time at home with his family.
Tatilini ailesiyle geçirdi.He spent his holiday with his family.
Yılbaşı gecesini ailesiyle geçirmeyecek.He won't be spending New Year's Eve with his family.
Ailesi bu şehirde oturuyor.His family lives in this city.
Ailesi bu şehirde yaşıyor.Her family lives in this city.
Kalabalık bir aile istiyor.He wants a large family.
Ailesiyle ilgili konuştuk.We talked about his family.
Senin ailen biziz.We're your family.
Ailevi bir takım sıkıntıları varmış.Apparently, there is a range of family problems.
Ailen oralı.Your family is from that place.
Belki ailen ilgili sana bir sürü şey anlatacak.Maybe he will tell you a couple of things regarding your family.
Bebeğimin sütannesi aynı zamanda aile diyetisyenimiz.My baby's wet nurse is also my family's dietitian.
Tom aileden zengin.Tom comes from old money.