Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
(Senin) Davranışların ailemizin üzerine kara leke getirdi.Your behavior brought disgrace on our family.
Büyükanne beklenmedik bir şekilde öldüğünde aile derinden sarsıldı.The family was shook up when the grandmother died unexpectedly.
Amcam sürekli olarak ailesine başına bela olur.My uncle constantly causes his family trouble.
Amcamın büyük bir ailesi var.My uncle has a large family.
Elizabeth ailesinden bağımsızdır.Elizabeth is independent of her parents.
Evans ailesinde altı çocuk vardı.There were six children in the Evans family.
Beş kişilik bir aileyiz.We are a family of five.
Ailem her kış kayak yapmaya gider.My family goes skiing every winter.
Ailemizin birkaç seçkin atası var.Our family has some distinguished ancestors.
Ailem tümü erken kalkar.My family are all early risers.
Van Horn ailesi zengindi.The Van Horn family was in the chips.
Bazı aileler tatillerini deniz kenarında geçiriyorlar.Some families spend their vacation near the beach.
Böylesine şefkatli bir aileye sahip olduğun için şanslısın.You are fortunate to have such loving parents.
Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.Everybody except the Anderson family is going to the party next Thursday evening.
O, zengin aileyle akraba olduğunu söylüyor.He says he's related to that rich family.
İki aile o evde yaşıyor.Two families live in that house.
O evde iki aile yaşıyor.Two families live in that house.
Ailemle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my parents.
Lütfen bana senden ve ailenden bahset.Please tell me about you and your family.
Ailenizi düşünmelisiniz.You must think of your family.
Aileniz ne kadar büyük?How large is your family?
Aileni korumak zorundasın.You have to protect your family.
Aile adınızı nasıl hecelersiniz?How do you spell your family name?
Maaşın aileni geçindirmen için yeterli mi?Is your salary adequate to support your family?
Senin görevin aileni desteklemektir.Your duty is to support your family.
Ailen çok hoş olmalı.Your family must be very nice.
Hepimiz aileni görmek için can atıyoruz.We are all looking forward to seeing your family.
Sana ailemin bir resmini gönderiyorum.I am sending you a picture of my family.
Aileme yaptıklarınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for what you've done for my family.
İki aile aynı evde yaşamaktadır.Two families live in the same house.
Ailene daha saygılı olmalısın.You should be more considerate of your parents.
Keiko ailesiyle gurur duymaktadır.Keiko is proud of her family.
Hafif soğuk ailemle birlikte Ibusuki'ye gidişimi engelledi.A slight cold prevented me from going to Ibusuki with my family.
Karardan önce aileme danışmak istiyorum.Before deciding, I would like to consult with my family.
Biz evlendiğimizden beri o sadık bir aile babası oldu.Since we got married, he's become a devoted family man.
Bana ailen hakkında bir şey söyle.Tell me something about your family.
Senin ailenin Hokkaido'ya seyahat edeceği doğru mu? Seni kıskanıyorum.Is it true that your family will travel in Hokkaido? I envy you.
Kral ve ailesi kraliyet sarayında yaşar.The king and his family live in the royal palace.
Bir işim olduğu için ailemden bağımsız olabilirim.Now that I have a job, I can be independent of my parents.
Bugün öğle yemeği vakti, ailedeki bir cenaze nedeniyle alışıldık restoranımız kapalıydı.At lunchtime today, our usual restaurant was closed because of a funeral in the family.
Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.The Tanakas are visiting us this afternoon.
Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.There's a trend these days towards small families.
Hatoyama at yarışında kumar oynayarak ailesini desteklediğini söylüyor.Hatoyama says that he supports his family by gambling on horse racing.
Hangisi önce gelir, mesleğin mi yoksa ailen mi?Which comes first, your career or your family?
İşini aile hayatınla birleştirsen iyi olur.You had better combine your work with your family life.
Ailen kariyerinden önce gelmeli.Your family should come before your career.
Çocukların genellikle ailelerine inancı var.Children usually have faith in their parents.
Çocuklar aile ortamını yansıtırlar.Children reflect the family atmosphere.
Böyle zamanlarda, ben ailemi düşünürüm, dostlarımı değil.At such times, I think of my family, not my friends.
Onu aileme okurum.I read it to my family.
Ailemize ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think happened to our family?
Bu ailelere yiyecek verdik.We have supplied those families with food.
Bizim zaten bir aile bağlılığımız var.We've already had a family commitment.
Aile geleneklerini yaşatmalıyız.We must keep up the family traditions.
Aile geleneklerimizi sürdürmeliyiz.We must keep up the family traditions.
Biz büyük bir aileye sahip olmak istiyoruz.We want to have a large family.
Biz onun ailesini tanırız.We are acquainted with his family.
Benim bir ailem var.I have a family.
Benim ailem var.I have a family.