Ana içeriğe geç
Sözlük

aile ile cümle

aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sami'nin ailesi onun hayatını karmaşık hale getirdi.Sami's family made his life complicated.
Sami ailesini korumak istedi.Sami wanted to protect his family.
Sami'nin ailesinin evi bir korku evine dönüştü.Sami's family home became a house of horror.
Sami'nin ailesi yok edildi.Sami's family was destroyed.
O, 30 yaşın üstünde ama yine de mali açıdan ailesine bağlı.He's over 30 but still financially dependent on his parents.
Felaket, Sami'nin ailesini vurdu.Disaster struck Sami's family.
Büyük Depresyon, Sami'nin ailesini sert vurdu.The Great Depression hit Sami's family hard.
Bu, ailemden üç haftadan daha uzun süre uzak durduğum ilk seferdir.This is the first time I've been away from my family for more than three weeks.
Tom'un kendisi ve ailesi için yiyecek satın alacak parası bile yoktu.Tom didn't even have money to buy food for himself and his family.
Tom ailesini korumaya çalışıyor.Tom is trying to protect his family.
Tom otuz yaşından fazla ama o hâlâ mali bakımdan ailesine bağlı.Tom is over thirty, but he's still financially dependent on his parents.
Ailemden izin istemek zorundayım.I have to ask my parents for permission.
Besleyecek bir ailesi var.He has a family to feed.
Sen ve ailen acil durumlar için hazır mısınız?Are you and your family prepared for emergencies?
Ailem bana yabancılardan hediye almamamı öğretti.My parents taught me not to take gifts from strangers.
Ailem bana iyi bir insan olmamı öğretti.My parents taught me to be a good person.
Ailem iyi insanlardı.My parents were good people.
Ailem iyi insanlar.My parents are good people.
Ailem iyi insanlar değillerdi.My parents were not good people.
Tom ailesine neler olduğunu anlattı.Tom told his parents about what had happened.
Ailem kiliseden çıktı.My parents came out of the church.
Tom'un ailesi gerçeği bilmek zorunda.Tom's parents have to know the truth.
Tom ailesiyle yemek yiyor.Tom is having dinner with his parents.
Tom işlevsiz bir ailede büyüdü.Tom grew up in a dysfunctional family.
Tom'un ailesindeki herkes gerçekten vatansever.Everyone in Tom's family is really patriotic.
Ailen seni iyi yetiştirdi.Your parents raised you well.
Ailesi için kariyerini bıraktı.He gave up his career for his family.
O ailesi için kariyerini feda etti.She sacrificed her career for her family.
Tom çok dindar bir ailede büyüdü.Tom grew up in a very religious family.
Ailem bana merhametli bir insan olmamı öğretti.My parents taught me to be a compassionate person.
Ailem bana nazik bir insan olmayı öğretti.My parents taught me to be a kind person.
Ailem beni çok iyi yetiştirmedi.My parents did not raise me very well.
Ailemden nefret ederim.I despise my parents.
Ailemin benim hatırım için yaptığı tüm fedakarlıklar için minnettarım.I am very grateful for all the sacrifices my parents made for my sake.
Ne yaparsam yapayım, ailem asla mutlu değil.My parents are never happy no matter what I do.
Ailenin en küçüğü olmak kolay değildir.It's not easy being the youngest in the family.
Tom ailesi hakkında bir kitap yazdı.Tom wrote a book about his family.
Sami, zengin bir Yahudi ailesindendir.Sami is from a wealthy Jewish family.
Sami bir aile yemeği için arkadaşına katıldı.Sami joined his friend for a family meal.
Leyla ailesine adanmıştı.Layla was dedicated to her family.
Leyla aile doktorumuzdu.Layla was our family doctor.
Leyla ve ailesi nerede?Where is Layla and her family?
Leyla ailesini yok etti.Layla destroyed her family.
Sami ailesinin tüm servetini kumarda kaybetti.Sami gambled away all of his family's fortune.
Leyla, ailenin bebeği idi.Layla was the baby of the family.
Tom'un ailesi onun kendi başına yaşayamayacak kadar genç olduğunu düşünüyordu.Tom's parents thought that he was too young to live by himself.
Dr. Jackson aile doktorumuzdur.Dr. Jackson is our family doctor.
Tom sana ailesinden bahsetti mi?Did Tom tell you about his parents?
Tom ve ailesi Boston'da yaşıyor.Tom and his family live in Boston.
Ben küçük bir aileden geliyorum.I come from a small family.
Ailem ve ben bütün gece araba kullandık.My parents and I drove all night.
Dün gece eve gelmediğinde ailen endişelenmiş olmalı.Your parents must've been worried when you didn't come home last night.
Harvard'a girdiğinde ailen mutlu olmalı.Your parents must've been happy when you got into Harvard.
Bu tek yumurta ikizleri, doğumda ayrıldılar ve farklı ailelerde yetiştirildiler.These identical twins were separated at birth and raised in different families.
Tom'dan ailesinin bazı resimlerini göstermesini istedim.I asked Tom to show my some pictures of his family.
Leyla ve Sami bir aile kurmaya çalıştılar.Layla and Sami tried to raise a family.
Tom bana ailesinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed me some pictures of his family.
Leyla büyük bir aile istedi.Layla wanted a big family.
Leyla büyük bir aile istiyordu.Layla wanted a big family.
Tom hâlâ ailesiyle birlikte mi yaşıyor?Does Tom still live with his parents?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod