Ailemi yalnız bırak.Leave my family alone.
Onun ailesi beni sevdi.Her parents loved me.
Aileni severim.I like your family.
Tom'un hiç ailesi yok.Tom doesn't have any family.
Ben ailemle konuştum.I spoke with my family.
Büyükanne, ailesine yiyecek almak için markete gitti.Grandma went to the market to buy food for the family.
Ailemin bu resmine bak.Look at this picture of my family.
Ailemden nefret ediyorum.I hate my parents.
Ailemi severim.I love my parents.
Ailen nerede?Where's your family?
Bir aile istiyorum.I want a family.
Seninle evlenmek istiyorum ama ailem bana izin vermeyecek.I'd love to marry you, but my family won't let me.
Ailemle birlikte zaman geçirmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to spending time with my family.
O onu ailesi için yaptı.He did it for his family.
Tom ailesiyle kahvaltı yapıyor.Tom is eating breakfast with his family.
Aileni düşün.Think of your family.
Ailenin şerefini beş paralık ettin.You have dishonored the family.
O, ailesine leke sürdü.She has dishonored the family.
Ailemin şerefine leke sürdüm.I have dishonored my family.
Ailemin gururuyla oynadım.I have dishonored my family.
Ailemin itibarını iki paralık ettim.I have dishonored my family.
Ailemin saygınlığına gölge düşürdüm.I have dishonored my family.
Ailemin onurunu kırdım.I have dishonored my family.
Ailemin namusunu kirlettim.I have dishonored my family.
Ailemin izzetine halel getirdim.I have dishonored my family.
Ailemin haysiyetini ayaklar altına aldım.I have dishonored my family.
Tom'un ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to meet my family.
Ailemin benimle gurur duyacağını düşündüm.I thought my parents would be proud of me.
O, erkek arkadaşı hakkında ailesine yalan söylemek zorunda.She has to lie to her family about her boyfriend.
Ailen için burada olmalısın.You need to be here for your family.
Ailemi terk edemem.I can't leave my family.
Ailemi anlatamam.I can't tell my family.
Ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want to meet my family.
Ailenin beni sevdiğini düşünmüştüm.I thought your parents liked me.
Tom ve ailesi bu haftanın başlarında 20 baş sığır sattı.Tom and his family sold 20 head of cattle earlier this week.
Bu, aileler için harika.It's great for families.
Ailem hala çalışıyor, bu nedenle Teksas'a hemen gidemem.My family is still working, so I can't go to Texas right away.
Ailem hala çalışıyor bu nedenle onlar Teksas'a hemen gidemezler.My family is still working, so they can't go to Texas right away.
Ailemi özledim, bu nedenle geri döndüm.I missed my family, so I went back.
Bu bir aile yadigarı.It's a family heirloom.
Ailemi geri istiyorum.I want my family back.
Ben bir aile kurmak istiyorum.I want to start a family.
Aile olmamızı istiyorum.I want us to be a family.
Aile olmamızı isterim.I want us to be a family.
Ailem eve gelmemi istiyor.My parents want me to come home.
Ailemi yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave my family alone.
Mary hem bir kariyer hem de bir aile istiyor.Mary wants both a career and a family.
Bütün ailemin benimle gurur duymasını istiyorum.I want my whole family to be proud of me.
Tom Mary'nin ailesi hakkında daha fazla bilmek istedi.Tom wanted to know more about Mary's family.
Evde, ailemle birlikte yaşamak istiyorum.I want to live at home with my family.
Aileden gelme gibi görünüyor.It seems to run in the family.
Sadece ailemi ve kendimi destekleyebilmeyi istiyorum.I just want to be able to support my family and myself.
Ailenle birlikte evde yaşamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to live at home with your parents?
Biz büyük mutlu bir aileyiz.We're one big, happy family.
Mutlu bir aile gibi gözüküyorlar.They look like a happy family.
Biz büyük mutlu bir aileydik.We were one big happy family.
Bu mutlu görünen bir aile.That's a happy-looking family.
Bu Tom'un ailesini gerçekten mutlu yaptı.It made Tom's family really happy.
Tom'un ailesi o eve döndüğü için mutlu.Tom's family is happy that he's back home.
Biz sadece büyük, mutlu bir aileyiz, değil mi?We're just one big, happy family, aren't we?