Ana içeriğe geç
Sözlük

ahtapot ile cümle

ahtapot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Mustekalat lumosivat minut jo pikkupoikana
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Oktopoden faszinierten mich zum ersten mal, als ich sehr jung war.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Po prvýkrát ma chobotnice fascinovali už v útlom veku.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Po raz pierwszy zainteresowałem się ośmiornicami w młodym wieku.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Prima oară am devenit fascinat de caracatiţe la o vârstă fragedă.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Saya pertama kali terkagum dengan gurita sewaktu masih kecil.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Sono rimasto affascinato dalle piovre fin dalla più tenera età.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Tôi bị ấn tượng bởi loài bạch tuộc từ khi còn nhỏ
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Бях запленен от октопода още в ранна възраст.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.Осьминоги впервые очаровали меня ещё в детстве.
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.התחלתי להתעניין בתמנונים בגיל צעיר
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.لقد فتنت بالأخطبوط في سن مبكرة
Ahtapot beni çok küçük yaşlarda büyüledi.アラバマ州のモビールで育ちました
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.A polip kiszabadult a kezeimből és hihetetlen dolgot művelt.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Caracatiţa mi-a dat drumul la mână şi apoi a făcut lucrul cel mai afurisit.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Chú bạch tuộc làm một điều tồi tệ nhất khi đã rời khỏi tay tôi
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.De octopus verliet mijn handen en deed iets ongelofelijks.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Der Oktopus verließ meine Hände und tat etwas sehr eigenartiges.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.El pulpo dejó mis manos y luego hizo la maldita cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Gurita itu meninggalkan tangan saya dan berbuat sesuatu yang, sumpah, paling hebat
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Il polpo mi ha lasciato la mano e ha fatto questa maledettissima cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.문어는 제 손을 떠나, 괘씸하게도
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.La pieuvre quitta mes mains et fit ensuite le truc le plus sacrément bizarre.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Ośmiornica zeszła z mojej ręki, a potem zrobiła coś niesamowitego.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Se lähti käsistäni, mutta teki kavalan tempun ja laskeutui pohjakivikkoon
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Октоподът излезе от ръцете ми, а после направи най-проклетото нещо.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.והתמנון עזב את הידיים שלי ואז עשה את הדבר המופלא ביותר
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.الأخطبوط ترك يدي ثم قام بشئ لم أتعجب منه
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.海底の小石の上に着地した次の瞬間
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.A nech sa vám zajtra darí na skúške.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Come il polipo, attaccatevi (entrate) all'università.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Comme le poulpe, adhérez (entrez dans) à une université.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye. Evet. Baba.Jak ośmiornica... przyssaj się (dostań się) na studia tak tato tak? czy możesz zapakować jeszcze jedną porcje?
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Exact ca o caracatita, lipiti-va de ideea admiterii la facultate.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Giống như con bạch tuột, dính chặt (vào) trường đại học.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Precis som bläckfisken fastna (gå in i) på collage.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Seperti cumi-cumi, menempel (masuk) ke universitas.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Wie ein Oktopus ,bleib an einer Universität hängen.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Zoals een inktvis, blijf eraan vasthouden ( treed in) de universiteit
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Σαν το χταπόδι, να κολλήσετε (μπείτε) στο κολέγιο.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Как осьминог зацепись за университет.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.Като октоподи, засмучете по един колеж.
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.כמו התמנון שנדבק, ככה שתתקבלו לאוניברסיטה
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.كالاخطبوط ، إلتصقوا ( إدخلوا ) بالجامعه
Ahtapot gibi yapışın (girin) üniversiteye.はい
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiA polip ott ült a trónján, egy kis kövön, és leszállt a kőről, és ő is odajött közvetlenül az üvegfal elé.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiDe octopus zat op een kleine rots. Hij kwam van de rots en ging eveneens vlak voor het glas zitten.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldi녀석은 작은 돌 모퉁이에 앉아 있었고요 그런데 이 녀석도 돌에서 내려와 바로 수조 유리앞으로 왔지뭡니까!
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiMustekala istui lepokivellään ja laskeutui myös ihan lasin taa.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiOśmiornica, która siedziała na skałce jak na grzędzie, zeszła z niej i też podeszła bardzo blisko szyby.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiVà gã bạch tuộc đang ngồi trên chỗ cao, một hòn đá nhỏ và hắn rời khỏi hòn đá, đến ngay phía bên kia tấm kính.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiА октоподът беше приседнал на един малък камък, слезе от камъка и също дойде точно пред стъклото.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiОсьминог сидел на небольшом каменном выступе; затем он спустился с камня и тоже подплыл к стеклу.
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiוהתמנון היה יושב על סלע קטן והוא היה יורד מהסלע וגם הוא היה מתקרב לזכוכית
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldiوالأخطبوط كان جالسا على جثم, حصاة صغيرة ونزل عن الحصاة وجاء كذلك لمقدمة الزجاج
Ahtapot küçük bir kayaya tünemişti, kayadan ayrıldı ve o da camın tam önüne geldi岩を離れて水槽の正面にやって来ました ガラス越しに15センチ程の距離でにらみ合いました
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.A ośmiornice spotyka się często; żyją we wszystkich oceanach.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Chobotnice všude jsou, obývají všechny oceány.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler. Derinlerde yaşarlar.Осьминоги живут во всех океанах на большой глубине.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.E le piovre lo sono; vivono in tutti gli oceani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod