Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.نبدو نحن كمجموعة بلهاء تهذي
Konuşmak mı? Siz yalancı ahmaklarla mı?뭐 내가 지금 뭐 하는 건 말이 아니고 뭐 소냐?
Konuşmak mı? Siz yalancı ahmaklarla mı?Та про що можна говорити з такими брехливими дурнями?
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Az Úrnak félelme feje a bölcseségnek; a bölcseséget és erkölcsi tanítást a bolondok megútálják.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Bázeň Hospodinova je počiatkom známosti; múdrosťou a kázňou pohŕdajú blázni.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Bázeň Hospodinova jest počátek umění, moudrostí a cvičením pohrdají blázni.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Bojaźó Pańska jest początkiem umiejętności; ale głupi mądrością i ćwiczeniem gardzą.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Des HERRN Furcht ist Anfang der Erkenntnis. Die Ruchlosen verachten Weisheit und Zucht.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.El temor de Jehovah es el principio del conocimiento; los insensatos desprecian la sabiduría y la disciplina
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Frica Domnului este începutul ştiinţei; dar nebunii nesocotesc înţelepciunea şi învăţătura.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.frykte Herren er begynnelsen til kunnskap; visdom og tukt foraktes av dårer.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Herran pelko on tiedon alku; hullut pitävät halpana viisauden ja kurin.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.HERRENS fruktan är begynnelsen till kunskap; vishet och tuktan föraktas av oförnuftiga.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.HERRENs Frygt er Kundskabs begyndelse, Dårer ringeagter Visdom og Tugt.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Il timore del Signore è il principio della scienza; gli stolti disprezzano la sapienza e l'istruzione
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.여호와를 경외하는 것이 지식의 근본이어늘 미련한 자는 지혜와 훈계를 멸시하느니라
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.La crainte de l`Éternel est le commencement de la science; Les insensés méprisent la sagesse et l`instruction.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.O temor do Senhor é o princípio do conhecimento; mas os insensatos desprezam a sabedoria e a instrução.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Strah GOSPODOV je začetek znanja; modrost in pouk zaničujejo neumneži.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Sự kính sợ Ðức Giê-hô-va là khởi đầu sự tri thức; Còn kẻ ngu muội khinh bỉ sự khôn ngoan và lời khuyên dạy.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Αρχη σοφιας φοβος Κυριου οι αφρονες καταφρονουσι την σοφιαν και την διδασκαλιαν.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Начало мудрости – страх Господень; глупцы только презирают мудрость и наставление.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.Страх от Господа е начало на* мъдростта; Но безумният презира мъдростта и поуката.
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.יראת יהוה ראשית דעת חכמה ומוסר אוילים בזו׃
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.مخافة الرب راس المعرفة. اما الجاهلون فيحتقرون الحكمة والادب
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.敬 畏 耶 和 華 是 知 識 的 開 端 . 愚 妄 人 藐 視 智 慧 和 訓 誨
RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.敬畏 耶和華 是 知識 的 開端 . 愚妄人 藐 視 智慧 和 訓誨
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.A ja som sa zahanbil, lebo som hľadal práve tú vec, ktorú hľadajú iba blázni.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.E fiquei envergonhado. Estava à procura de algo que apenas os tolos parecem procurar.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Eram jenat. Căutam un lucru pe care-l căutau numai proștii.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Es war mir peinlich. Ich suchte gerade nach etwas, das anscheinend nur Narren verfolgen.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Et j'étais gêné. Je cherchais cette chose que seuls les fous semblent chercher.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Ezt a dolgot, amit kerestem, úgy tűnik csak a bolondok keresik.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Ik was beschaamd. Ik was op zoek naar een ding dat alleen dwazen lijken te zoeken.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Io ero imbarazzato. Cercavo questa cosa che solo gli stupidi sembravano cercare.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.좀 부끄럽더군요. 바보나 찾는 걸 제가 찾고 있었던 거에요.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Poczułem się zażenowany. Szukałem rzeczy, której szukają jedynie głupcy.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Postalo me je sram. Iskal sem to stvar, ki jo očitno iščejo le bedaki.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Và tôi thấy ngượng. Tôi đang tìm kiếm thứ đó mà chỉ những người ngốc mới tìm.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Y yo sentí vergüenza. Yo estaba buscando esta cosa que sólo los tontos tratan de buscar.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Και ντράπηκα. Έψαχνα για ένα πράγμα που μόνο οι ηλίθιοι θα έψαχναν.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Бях объркан. Търсех това, което само глупаците търсеха.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.И тут я смутился. Я искал то, что пытаются найти только глупцы.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Мені стало соромно. Я шукав річ, яку, здається, шукають тільки дурні.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.ואני הייתי נבוך. חיפשתי את הדבר הזה שנראה שרק טיפשים מחפשים.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.كنت أحس بالإحراج، لأنني كنت أبحث عن ذلك الشيء الذي يبحث عنه المغفلون فقط.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.人が聞いたら笑うような こんなものだったんです 不定形のブヨブヨしたものだとか
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.En livets källa är förståndet för den som äger det, men oförnuftet är de oförnuftigas tuktan.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.etnek kútfeje az értelem [annak], a ki bírja azt; de a bolondok fenyítéke bolondságuk.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Fonte di vita è la prudenza per chi la possiede, castigo degli stolti è la stoltezza
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Fuente de vida es el entendimiento al que lo posee, pero el castigo de los insensatos es la misma insensatez
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Het verstand van goede leermeesters is een bron van leven, maar de lessen van de dwazen leiden naar de dood.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Înţelepciunea este un izvor de viaţă pentru cine o are; dar pedeapsa nebunilor este nebunia lor. -
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Kebijaksanaan adalah sumber kebahagiaan hidup orang berbudi; orang bodoh disiksa oleh kebodohannya sendiri
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Kløgt er sin Mand en Livsens Kilde, Dårskab er Dårers Tugt.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Klokskap er en livsens kilde for dem som eier den, men dårers straff er deres egen dårskap.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.Klugheit ist wie ein Brunnen des Lebens dem, der sie hat; aber die Zucht der Narren ist Narrheit.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.명철한 자에게는 그 명철이 생명의 샘이 되거니와 미련한 자에게는 그 미련한 것이 징계가 되느니라
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.La sagesse est une source de vie pour celui qui la possède; Et le châtiment des insensés, c`est leur folie.
Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.O entendimento, para aquele que o possui, é uma fonte de vida, porém a estultícia é o castigo dos insensatos.