Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Empatia ne face virtuoși.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Empatia tekee meistä moraalisia.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Empati itulah yang membuat kita bermoral.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Het is empathie die ons moreel maakt.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Je to empatia, ktorá nás robí morálnymi.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Je to empatie, která nás dělá morálními.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.우리를 도덕적으로 만드는 것은 감정이입입니다
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.La empatía nos hace seres morales.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Mitgefühl lässt uns moralisch handeln.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.To empatia czyni nas moralnymi.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Είναι αυτή που μας κάνει ηθικούς.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Сочувствие делает нас нравственными.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Співчуття робить нас моральними.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.Съчувствието е, което ни прави морални.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.זוהי ההזדהות הרגשית שהופכת אותנו למוסריים.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.التعاطف هو ما يصفنا أننا لنا أخلاق.
Empati bizi ahlaklı yapıyordu.この考えは新しいものではありません
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Az energia mindig is erkölcsi kérdés volt.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energia este mereu o problemă de morală.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energia je vždy morálny problém.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energia on aina moraalikysymys.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energia to problem moralny.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie is altijd een ethische kwestie.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie ist immer eine Sache der Moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie je vždy morální problém.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energi selalu menjadi isu moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.에너지는 항상 도덕적 이슈입니다.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.La energía es siempre una cuestión moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.L'energia è sempre una questione morale.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.L"énergie est toujours une question morale.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Năng lượng luôn là vấn đề đạo đức.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur. Şimdi de etik bir mesele olmaya devam ediyor.善か悪かの問題でもあります
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Енергията винаги е била морален проблем.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Энергия - это всегда проблема морали.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.האנרגיה היתה תמיד סוגיה מוסרית.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.ان الطاقة كانت ومازلت دوماً " امراً اخلاقياً "
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.能源永遠都係道德問題
Erkek: İsrailde hiç ahlak yokken nasıl?Et comment faire, si Israel n'a pas de morale?
Erkek: İsrailde hiç ahlak yokken nasıl? Kadın:あぶない!
Erkek: İsrailde hiç ahlak yokken nasıl?남자: 어떻게, 만약 이스라엘이 도덕적이지 않다면요?
Erkek: İsrailde hiç ahlak yokken nasıl?איש: איך, אם לישראל אין מוסר?
Erkek: İsrailde hiç ahlak yokken nasıl?رجل: كيف، إذا كانت إسرائيل بلا أخلاق؟
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Het besef van de flexibele moraal waarmee ik in mijn dagelijkse gemakken voorzag maakte me misselijk.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Insikten om denna töjbara moral som jag använde för att passa min vardagsbekvämlighet fick mig att må illa.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.제가 매일매일의 편리함을 얻기 위해 이용했던 제멋대로의 도덕성에 대한 깨달음은 저를 메스껍게 했습니다.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Quan niệm đạo đức linh hoạt này tôi từng thể hiện nhuần nhuyễn mỗi ngày khiến tôi phát ốm.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Realizând flexibilitatea moralei de care mă folosisem cum îmi convenea, stomacul mi s-a întors pe dos.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Uświadomienie sobie elastycznej moralności, którą dopasowywałem do własnych wygód, wzbudziło we mnie odrazę.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Когато осъзнах поведението, с което съм се нагаждал ежедневно за мое удобство, ми стана лошо.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.Меня тошнило от двойной морали, которая была обычной частью моей повседневной жизни.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.הבנת המוסר הגמיש הזה, שאותו התאמתי לנוחות היומיומית שלי החליאה אותי לגמרי.
Esnek ahlâk anlayışını fark etmem günlük hayatımı kolaylaştıran şeylerin beni rahatsız etmesine sebep oldu.倫理観を自在に変えていると気づいた時 私は胸が悪くなるのを覚えました アジアの各地で象牙や サイの角の 需要が止まないことを責め
Etki ve tepki Yasaları. Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Trạng thái tinh thần quyết định... ...1 người là ai.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Ale je taktiež morálne dôležité.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Dar este de-asemenea unul cu importanţă morală.
Fakat ahlaki olarak da önemli.De morálisan is fontos.
Fakat ahlaki olarak da önemli.이건 또한 도덕적으로도 중요한 아이디어죠.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Maar het is ook een moreel belangrijk iets.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Ma è anche moralmente importante.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Mais elle est aussi moralement importante.