Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Maar de morele en politieke keuze ligt bij ons, als burgers en stemgerechtigden.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Nonostante ciò, la scelta morale e politica spetta comunque a noi, in quanto cittadini e elettori.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Sin embargo, la opción moral y política corresponde todavía a nosotros, como ciudadanos y como votantes.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Totuși, alegerea morală și politică e încă a noastră, ca cetățeni și ca votanți.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Tuy nhiên, lựa chọn đạo đức hay chính trị, vẫn tuỳ thuộc vào chúng ta, những công dân và cử tri.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Ωστόσο, η ηθική και πολιτική επιλογή έγκειται σ' εμάς, ως πολίτες και ως ψηφοφόρους.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Въпреки това, моралният и политически избор е наш, на гражданите и гласоподавателите.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Однак моральний та політичний вибір поки що залишається за нами, як громадянами і виборцями.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.Однако моральный и политический выбор всё ещё лежит на нас, гражданах и избирателях.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.עם זאת, הבחירה המוסרית והפוליטית היא עדיין שלנו, כאזרחים וכבוחרים.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.ومع ذلك، فإن الخيار الأخلاقي والسياسي لا يزال متروكاً لنا، كمواطنين و ناخبين.
Ancak vatandaş ve seçmen olarak ahlaki veya siyasi tercihler bize kalmış bir şey.モラルと政治の選択は依然として私達次第なのです ありがとうございました(拍手)
"Antik ahlaki kavramlara sahibiz ama onlara bağlanabileceğimiz bir sistemimiz yok artık."말하기를 "우리는 미덕, 명예, 선함의 오래된 도덕관념을 갖고 있지만 그것들을 연결하는
"Antik ahlaki kavramlara sahibiz ama onlara bağlanabileceğimiz bir sistemimiz yok artık."אמר, "יש לנו תפיסות מוסריות עתיקות של ערכים, כבוד וטוב, אך כבר אין לנו מערכת
"Antik ahlaki kavramlara sahibiz ama onlara bağlanabileceğimiz bir sistemimiz yok artık.""نحن نمتلك مبادئ الأخلاق القديمة، من الفضيلة والشرف والخير، ولكن لم يعد لدينا النظام
"Antik ahlaki kavramlara sahibiz ama onlara bağlanabileceğimiz bir sistemimiz yok artık."知ってはいるが もはや それらと自分たちを結びつける 手立てを失ってしまった」
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Apoi trebuia să măsor nivelul moralității.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Azután meg kellett mérjem a moralitást.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Dann musste ich die Moral messen.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Depois tinha de medir a moralidade.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Derefter måtte jeg måle morale.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Después tuve que medir la moralidad.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.이제 그런 다음에는 도덕성을 측정해야 했지요
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Lalu saya harus mengukur moralitas.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Maintenant, je dois trouver comment mesurer la moralité.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Następnie musiałem zmierzyć poziom moralności.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Pak jsem musel změřit morálku.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Poi ho dovuto misurare la moralità.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Potom som musel odmerať morálnosť.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Rồi sau đó tôi còn phải đo đạc sự đạo đức.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Tämän jälkeen minun piti mitata moraalia.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Vervolgens moest ik moraliteit meten.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Έπειτα έπρεπε να υπολογίσω την ηθική.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Після цього потрібно було виміряти моральність.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Потом я должен был померить мораль.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.След това, трябваше да измеря моралността.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.ואז היה עליי למדוד מוסריות.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.ومن ثم توجب علي قياس مستوى الأخلاق
Ardından ahlakı ölçmeliydim.「道徳感」の測定は 壮大なプロジェクトです
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Aristoteles fortalte os, at "praktisk visdom er kombinationen af moralsk vilje og moralsk dygtighed."
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Aristoteles sa att praktisk vishet är kombinationen av moralisk vilja och moralisk förmåga.
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir.""Gyakorlati bölcsesség," Arisztotelész tanítása: "a morális akarat és a morális képesség együttese."
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir."Praktische Weisheit, sagte Aristoteles, ist die Kombination von moralischem Willen und moralischer Fähigkeit.
Aristo demiştir ki, "pratik bilgelik," "ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir.""Практична мудрість, — казав нам Аристотель — це поєднання чеснот моральної волі та моральної майстерності".
Artık bu ahlaki sesi duymaya dayanamıyorum.Ne supportez plus ce ton moraliste.
Artık bu ahlaki sesi duymaya dayanamıyorum.Ngài không thể chấp nhận những lời chỉ bảo.
Artık bu ahlaki sesi duymaya dayanamıyorum.Non ne puoi più con questi toni moralistici.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Acum avem capacitatea, și poate chiar și datoria morală, de a repara o parte din daune.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Adesso abbiamo la capacità, e forse anche l'obbligo morale, di riparare una parte di questo danno.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Bây giờ, chúng ta có khả năng, và có lẽ cả nghĩa vụ đạo đức, để sửa chữa một số thiệt hại.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.De most már megvan a képességünk, és talán az erkölcsi kötelességünk, hogy helyrehozzuk a kár egy részét.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Hoy tenemos la capacidad, y quizá la obligación moral, de reparar un poco del daño.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.우리는 이제 능력이 있고 손상을 복구할 도덕적 의무가 있습니다.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Nous avons maintenant la possibilité, et peut-être le devoir moral, de réparer une partie de ces dégâts.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Temos agora a capacidade e, talvez, a obrigação moral de reparar parte dos estragos.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Teraz mamy możliwość, a może i moralny obowiązek, aby naprawić część szkód.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.We hebben nu de mogelijkheid, en misschien de morele plicht, om een deel van de schade te repareren.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Τώρα έχουμε τη δυνατότητα, ίσως και την ηθική υποχρέωση, να επιδιορθώσουμε μέρος της ζημιάς.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.У нас теперь есть возможность, и даже, наверное, моральный долг возместить часть нанесённого нам ущерба.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.יש לנו את היכולת עכשיו, ואולי גם את המחויבות, לתקן חלק מהנזק.