Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Chú đang bệnh. Như thế là bất kính đấy.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Onkel ist krank. wie unfernünftig.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Paman masih sakit. Itu tidak sopan.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ο Άτζιουσσι είναι άρρωστος. Αυτό είναι πολύ απρεπές.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.Ачжосси болен. Это неприлично.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.أجاشي مريض. هذا غير لائق جدا.
Ahjussi hasta,Bu çok ahlaksızca.自称 新婦のハニ
"Ahlak Bilgisi" adı altında rafa kaldırmaktır.인간성에 관한 걸 그냥 도매급으로 문서로 박제한다고 해서 장땡이 아닌거죠.
"Ahlak Bilgisi" adı altında rafa kaldırmaktır.בחבילה קטנה עם קשר נאה וללמד זאת כקורס אתיקה.
"Ahlak Bilgisi" adı altında rafa kaldırmaktır.في عبوة صغيرة ملفوفة بشريط للزينة وتبعث بها للجمهور على أنها مقرر تعليمي عن الأخلاقيات.
"Ahlak Bilgisi" adı altında rafa kaldırmaktır.ではどうするか?
Ahlak Bilgisi dersleri vermek.Ne tartsunk több etikai képzést.
Ahlak Bilgisi dersleri vermek.Unterrichtet mehr Ethik Kurse.
Ahlakçı biri olmasına rağmen.Même si c'est une moraliste.
Ahlakçı biri olmasına rağmen.Meskipun ia adalah seorang moralis.
Ahlakçı biri olmasına rağmen.Въпреки че е моралистка.
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım.""Am făcut ceea ce toată lumea ar fi trebuit să facă"
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."A ten morální imperativ zní: "Udělal jsem to, co by měl udělat každý."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."El imperativo moral es "hice lo que todos deberían hacer."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım.""Eu fiz aquilo que todos deviam fazer".
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım.""Ik deed wat iedereen zou moeten doen."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Je v tom morálny imperatív "Urobil som, čo mal urobiť každý,"
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım.""다들 해야할 일을 했을 뿐이다." 이것이 도덕 명령입니다.
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Ma l'imperativo morale è "Ho fatto quello che tutti avrebbero dovuto fare."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Moraalinen imperatiivi on "Tein mitä kaikkien olisi pitänyt."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Moralny imperatyw brzmi: "Zrobiłem to, co każdy powinien był zrobić".
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Og det moralske bud er, "Jeg gjorde, hvad enhver bør gøre."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Und die moralische Implikation ist: "Ich tat, was jeder tun sollte."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Και η ηθική προσταγή είναι η εξής "έκανα ότι ο καθένας θα έπρεπε να κάνει".
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."А моральный императив: "Каждый так должен".
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."И моралния императив е, "Направих това, което всеки би направил."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."Моральною вказівкою є "Я зробив те, що кожен мусить".
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."מוסר ההשכל הוא: "עשיתי מה שכולם צריכים לעשות."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."والموعظة الأخلاقية الملحة هي "لقد قمت بالشيء الذي يجب على الجميع فعله."
Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."ある日 あなたは新しい状況下にいます
Ahlak Dersi gider çünkü.그것은 그 Moral 레슨 계속 때문입니다.
Ahlak Dersi gider çünkü.Αλλά δεν έχω να, δεν ξέρεις, επειδή συνεχίζεται ηθικό δίδαγμα της.
Ahlak Dersi gider çünkü.لأنه غني عن الدرس الأخلاقي.
Ahlak Dersi gider çünkü.あなたが男性ならそれはあなたに警告になるだろうから、それを逃 してはならない;とIf
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.1990年からその後20年間のことです こちらを見て下さい
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.A ambiguidade moral torna-se uma ideia dominante na televisão desde 1990 e durante os 20 anos seguintes.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Ambiguitas moral menjadi steno yang dominan di televisi dari tahun 1990 sampai 20 tahun kemudian.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Ambiguitatea morală devine tiparul dominant în televiziune, din 1990, pentru următorii 20 de ani.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Die moralische Ambiguität wird im Fernsehen ab 1990 für die folgenden 20 Jahre immer dominanter.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Moralna dwuznaczność staje się myślą przewodnią w telewizji - od 1990 przez następne 20 lat.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Morele ambiguïteit wordt vanaf 1990 20 jaar lang, de dominante 'meme' op televisie.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.도덕적 모호성은 TV의 지배적인 밈(meme)이 됩니다. 1990년부터 그 후 20년간 말이지요.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Η αμφιλεγόμενη ηθική κυριαρχεί στην τηλεόραση από το 1990 και για τα επόμενα 20 χρόνια.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Моральна невизначеність стає стереотипом на телебаченні з 1990 і наступпні 20 років.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.עמימות מוסרית הופכת לתפיסה השלטת בטלוויזיה משנת 1990 למשך 20 השנים הבאות.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.الغموض الأخلاقي يصبح المهيمن في التلفزيون من عام 1990 و على مدى السنوات ال 20 المقبلة.
"Ahlaki belirsizlik" iseAmbiguità morale: indica i programmi televisivi in cui non riesco a capire
"Ahlaki belirsizlik" ise'도덕적 모호성'은 그 쇼의
"Ahlaki belirsizlik" iseLa ambigüedad moral se muestra en los programas en los que no discernimos
"Ahlaki belirsizlik" iseL'ambigüité morale, ce sont les émission télé dans lesquelles je ne comprend pas
"Ahlaki belirsizlik" iseעמימות מוסרית הינן תוכניות טלוויזיה
"Ahlaki belirsizlik" iseالغموض الأخلاقي هي عروض تلفزيونية .
"Ahlaki belirsizlik" ise何が正しくて何が間違っていたのか
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.60年代の終わりから
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.A ambiguidade moral começa a subir.