Ahlaki meselelerine parmak basarlar.우상숭배와 도덕적 타락을 질타하였다.
Keramet-i Hakiki ise ilim, ahlâk, mârifet ile ilgili olağanüstü durumlardır.그릇된 지식과 가르침과 사유에 의해 일어나는 분별기(分別起)와 본능적으로 일어나는 구생기(俱生起)로 구분된다.
Ahlak konusunda metafiziğe yer vermez.다만 페티쉬즘을 목적으로 코스프레를 하는 것이 아니다.
24 Temmuz - Basın Ahlak Yasası yürürlüğe girdi.7월 22일, 미디어 관련법 개정 법안이 통과됐다.
10 Kasım: Ahlakın soykütüğü üstüne: Bir polemik.11월 10일 : CTC화에 의해 무인화.
Dilâşûb: Genç, güzel, ahlaklı bir cariye.성우: 이현진 (성우) 내성적이며, 다정한 성격의 여자아이이다.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.그는 이(理)와 인간의 본성을 하나라고 보았으며 인간의 본성은 선량한 것으로 파악하였다.
Dinî hükümlerden iman, tevhit ve ahlâkı konu alır.악시로, '권세를 믿고 방자하게 구는 것'(怙威肆行)을 뜻한다.
Böylece yaşanan ahlâksızlıklar iki katına çıktı(Liv.인플레이션은 생활비를 두 배로 올렸다.
Ateizme göre ahlaki iyi ve kötü değerleri uzlaşıya bağlıdır.노예도덕은 형이상학적 의미의 선과 악을 가치평가의 기준으로 상정한다.
Dinin Kökeni Ahlakın Kökeni: Neden İyiyiz?‘삶의 이유—우리는 왜 사는가?’
Bu konu birçok filozofça ahlâkı yaşamaktan daha önemlidir.선(善)은 철학에서 도덕적 생활의 최고 이상이다.
(Ebû Saîd Ebü'l-Hayr) Tasavvuf ahlâktan ibarettir.(יוצאי דופן: להיות (être) - étant)) שייכות (avoir) - ayant)).
Ahlakın kaynağı nedir?מהו מקור החיים?
Yine bu yüzdendir ki her ahlakın temeli mutluluk eğilimi olmalıdır.עם זאת, אנחנו כן חושבים שמוסר קשור באופן כלשהו עם אושר.
Ahlaki konular, suçlama veya övgü.רעיונות מוסריים, משפט, חובות וחסד.
Bu ahlaksızlığa yanaşmayan Dimitri ise bir gün eve girip babasını tehdit eder.מאוחר יותר באותו ערב, מתפרץ דימיטרי לבית אביו, תוקף אותו ומאיים שעוד יחזור ויהרוג אותו.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.נמנה עם רבני הציונות הדתית.
Ahlaksızlık ve kötülükler artınca gökyüzüne çıktı ve yıldızlar arasına yerleşti.בהתאבלה על מותו היא שיבצה אותו בין כוכבי השמים.
(Negatif ya da pozitif bir şekilde) Ahlaki gelişim oyunun temelini oluşturur.חוויית המשחק מעוררת מוטיבציה ומהווה בסיס לתהליך לימודי.
Bu bakış açısına göre her yeni hanedan ahlaken güçlü kişiler tarafından kurulmuştur.כלומר כל אחד מאברי החבורה הוא חזקה של האיבר היוצר.
Oyunun iyi ve ahlaki bir amacı var ve bu aslında hep böyleydi." dedi.זה היה, ותמיד יהיה, מחזה בעל תכלית מוסרית ראויה לשמה".
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.החופש של האדם מתקשר לאחריות החברתית שלו כלפי ה"אחר".
Nietzsche köle ve efendi ahlakı olarak iki ahlaktan bahseder.ניטשה טען כי ישנם שני סוגים בסיסיים של מוסר: מוסר אדונים ומוסר עבדים.
Dinsizlerden yüksek ahlak beklenemez.אי אפשר ואסור לסמוך על רוצחים שפלים.
Güç ve ahlak: kim gardiyanları savunacak?("חוק נגד כוח: מי שולט?
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.מתיך הזהויות, 1980.
İlgi ahlakında uzman bir ahlaki gelişim uzmanıdır.Съдържа нравствено поучение (премъдрост).
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.За разночетенията виж Golden 1980.
Bu aşama ahlaki ikilemler sırasında öncelikli olarak meydana gelir.Този втори етап започва при трагични обстоятелства.
Ayrıca, karakterin ahlâki bakış açısı da çelişkiler içerir.В етиката отношението към света като зло също води до противоречиви позиции.
Sila ahlaki davranışın genel ilkeleri olarak kabul edilir.Сила се отнася до общите принципи на етичното поведение.
Buraya ahlak masasından gelmiştir.Тя е внамиачане от бюрото си.
Ahlaki konular, suçlama veya övgü.Безразличие към критика и/или хвалби.
Ahlakın kaynağı nedir?Къде е мъченичеството?
1887'de, "Ahlakın Soykütüğü Üzerine" adlı polemiği yazdı.През 1887 г. Ницше написва полемиката „Генеалогия на морала“.
Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır.Той се оплаква от несправедливостта, жестокостта и неморалното.
Namus bir toplum içinde ahlâk kurallarına karşı beslenen bağlılıktır.В по-общ смисъл грях е нарушаване на морално-етични норми, установени от обществото.
Hıristiyanlığın tüm ussallaştırma çabalarının ve ahlak anlayışının nihilizm ile sonuçlandığını dile getirir.По този начин загубата на абсолютна основа за морал води до нихилизъм.
Bu suçlamaların kaynağını, tiyatronun ahlaki nasihatler için bir kaynak olduğu inancıydı.Тези атаки се основават на класическата теория, че театърът е място за морални наставления.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı 1954'te başladığında, Camus kendini ahlakî bir ikilem içinde buldu.Kada je 1954. godine izbio Alžirski rat za nezavisnost, Camus se našao u moralnoj dilemi.
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Ovu besmisao također obuhvaća amoralnost i "nepravednost" svijeta u kojemu živimo.
Bu adaletsizlik ve ahlaksızlığın en yüksek boyutu."Razumijete li poremećenost i apsurdnost ovoga?"
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Vjeruj u ljubav 1980.
Anaya ve babaya saygı, büyüklere hürmet, ahlak kurallarının başında gelen erdemlerdir.Poštovanje roditelja i predaka uvjet je prava na nasljedstvo.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Vjeran “kostimiranim” predlošcima ovaj je autor plijenio samozatajnošću i disciplinom.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Sekulárny humanizmus postuluje, že ľudské bytosti sú schopné morálky a etiky bez náboženstva alebo boha.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Človeku sa tak dostáva Morálnej zodpovednosti za svoje konanie.
İnsanları ahlâksızlığa yöneltir ve göğün sırlarını ve sanatlarını öğretir.Popierajú však nesmrteľnosť duše a učenie o pekle a raji.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.To je taká vierolomnosť, zradnosť.
Kalite bir ahlak anlayışıdır.Je prvkom morálneho vedomia.
Arşidüşes Antonia, annesi Marie Theresa'nın oldukça sıkı ahlak kurallarına göre yönetilen sarayında büyüdü.Výchova detí na cisárskom dvore podliehala prísnym pravidlám, ktoré stanovovala samotná Mária Terézia.
Cohen gençlik yıllarında edebi hırslarına çok ciddi bir iş ahlakı ile yaklaştı.Cohen mal tvrdú pracovnú morálku a vysoké literárne ambície.
Kırmızı; savaşçı yürekliliği, Beyaz; Ahlakı ve saflığı, Sarı; Barışı ve huzuru simgeler.Červená znamená statočnosť, biela čistotu a čestnosť, modrá mier a pevnosť.
Eser; dinî, tasavvufî, ahlakî bir kitaptır "Öğütler kitabı" anlamına gelmektedir.Koran (arabsko: أَلْقُرآن, al-qurʾān) je sveta knjiga islama.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Sem Judinja, tako da mi je vera neke vrste moralni kodeks in neke vrste zgodovine.
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.Pogosto obravnavajo mitologijo iz pogleda krščanskega moraliziranja.
Bundan sonra, İslâm ahlâkından bahsedilir.Od tu naprej govorimo o dediščini.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Vključenost predstavlja moralno pravico vsakega posameznika.
Her bir "canavar"ın betimlemesi ve doğal yaşamının yanı sıra genellikle ahlâkî dersler de verilir.Prirodopis in ilustracijo posamezne živali je po navadi spremljal moralni poduk.