Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlak ile cümle

ahlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compasiunea stă la baza oricărei morale.
Kuzey Amerikalılar cinsel ahlak açısından Avrupalılardan daha tutucudur.Nord-americanii sunt mai conservatori decât europenii în ceea ce privește moralitatea sexuală.
Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.Patriotul rămâne fidel principiilor sale morale.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Etica în afaceri este diferită în fiecare comunitate.
Dünün ahlak bozuklukları yarının adetleridir.Viciile de ieri sunt obiceiurile de mâine.
İlave olarak üç yıllık bir süre için praefectus morum (ahlak prefect'i) seçilmiştir.Továbbá 3 évre praefectus morumként (erkölcsi elöljáró) cenzori fennhatósággal rendelkezett.
Güç ve ahlak: kim gardiyanları savunacak?Polgári-katonai kapcsolatok (Ki őrzi az őrzőket?)
Mektepte Ahlak.Erkölcsös vagyok.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980.Jogtudományi Közlöny, 1980.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.A banditáknak is kell legyen valamilyen erkölcsi elvük.
Kendi kendine işleyen bir ahlak düzeni, yasasız ve devletsiz işleyebilir.Csak egy olyan nemzet tudja fenntartani magát, amely könyörtelenül kormányoz.
Böylece yaşanan ahlâksızlıklar iki katına çıktı(Liv.Úgy gondolja, a száműzetés rosszabb a halálnál (Duo du désespoir).
Terörizm Nasıl Yanlış: Ahlak ve Siyasi Şiddet.Miskolczy Ágoston: Politikai szabadság és büntetőjog.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Fantasztikus művei mindig a modern világ nagy politikai, filozófiai és erkölcsi problémáival foglalkoznak.
Endüstri devriminin sosyal, ahlaksal ve sanatsal karmaşasına bir karşı çıkış olarak doğmuştur.A szociális reform járjon együtt szerkezeti, szemléletbeli és erkölcsi javulással.
Cohen gençlik yıllarında edebi hırslarına çok ciddi bir iş ahlakı ile yaklaştı.Cohen szigorú munkafegyelem szerint dolgozott korai szenvedélyes korszakában.
Budist Etik, ahlâkî kurallar çerçevesinde Budizm’in bir özeti niteliğindedir.Különösen a buddhista morál szempontjából fontos forrás.
Sen ahlaksızsın.Etikátlan vagy.
Ancak ahlak bakımdan biraz zayıflık göstermişti.Roiha kuitenkin osoittautui moraaliltaan heikoksi.
Hikâye, romanın ahlaksız başkahramanı Ralph Cotter tarafından anlatılır.Tarinan kertojaminä on moraaliton päähenkilö Ralph Cotter.
Grubun ahlâki değerlerini yönlendiriyordu.Hänen toimiaan ohjasivat kristilliset arvot.
Türkçede etik sözcüğü yanlış biçimde ahlâk sözcüğüyle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.Satiirissa naurettava tulkitaan eettisessä valossa, hyvän vastakohtana.
Ahlâkî tâlîmatlar Budistlerin kutsal kitaplarından ya da yazıya geçilmiş gelenklerde bulunur.Muistomerkit koostuvat etupäässä käännetyistä buddhalaisista ja muiden uskontojen pyhistä kirjoituksista.
Ahlak kuralları insanların ihtiyaçları içindir.Yleisinhimillinen moraali perustuu ihmisten yhteiselämän tarpeisiin.
Laik ahlak, seküler etik.Räikkä, Juha: Esseitä etiikasta.
İmparatorluk’tan ahlaki olarak da bir kopma olmadı.Vastaavanlaista oikeutta ei ollut edes keisarilla.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Είμαι Εβραία, και έτσι η θρησκεία για μένα είναι ένα είδος ηθικού κώδικα και μια μορφή ιστορίας.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Οι επιλογές που κάνουν οι χαρακτήρες και οι στρατηγικές που χρησιμοποιούν είναι συχνά ηθικά πολύπλοκες.
Oyunun iyi ve ahlaki bir amacı var ve bu aslında hep böyleydi." dedi.Έχει μια πολύ ωραία και αγαπησιάρικη φωνή και αυτό ήταν ακριβώς που ψάχναμε".
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Θεωρεί ότι οι άνθρωποι είναι ικανοί να είναι ηθικοί χωρίς θρησκεία ή Θεό.
Bu eserin kapsadığı konu o zamanki Viyanalıların ahlâk duygularını hiç rencide etmemiştir.Μάλιστα προσπάθησε σκληρά να μην προσβάλλει το θρησκευτικό τους συναίσθημα.
Bu aynı zamanda kendi ahlakları için ekonomik bir yargılama da oluşturmaktadır.Επίσης, κατηγορήθηκε και για οικονομικής φύσεως αδικήματα.
Bu yüzden kürtaj ahlâken yanlıştır.Άρα η θανατική ποινή είναι ηθικά εσφαλμένη.
Çünkü öncelikle hukuk ve ahlak ayrımı üzerinde durmaktadır.Απλά τονίζει την καταρχήν διακριτότητα δικαίου και ηθικής.
(TOVAK-UYAK)Uygarlık Ahlakı ve İnanç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı.ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΕΡΕΥΝΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΟ ΕΚΠΑΙΔΕΥΤΙΚΗΣ ΠΟΛΙΤΙΚΗΣ.
Ahlaklılık Üzerine Düşünme, 1980."Ματιές στα Σπορ", Ιανουάριος 1980.
Terörizm Nasıl Yanlış: Ahlak ve Siyasi Şiddet.Ονομάζεται Ιερή βία και Ηθική βία.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.En af rollerne for ledsageren er for at være en påmindelse af Doktorens "moralske pligt".
Ahlâkına karşın, Marge kumar alışkanlığı gibi kötü alışkanlıklarla mücadele etmektedir.På trods af sin høje moral kæmper Marge med laster som ludomani.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.Programmet handler indirekte om begreberne moral og etik.
Ahlâki değerleri düşük biri.Moral hhv. moralske værdier.
Ahlâki emirler; iyi düşünce, iyi söz, iyi iş diye özetlenir.Hertil svarer atter de ideale potenser: sandhed (erkendelsen), godhed (handlingen) og skønhed (kunsten).
Ancak ahlak bakımdan biraz zayıflık göstermişti.Efterhånden hæmmedes dog hans virkelyst af legemlig svagelighed.
"Bir olan iyidir", temelinde bir ahlak felsefesi biçimlendirmişlerdir.Filosofien er ét med sit resultat, som udgør 'filosofi-effekten'.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Ağırlığı insan ahlâklı ve iyi amellerdedir.Er det menneskeligt og moralsk det rigtige at gøre?
Hem ahlakı, hem kadınlığı itibarıyla kadınların müstesnasıdır." demişti.Denne evnen finnes både hos kvinner og menn, men bare kvinner har lov til å drive med den.
Amacı, çocukların ahlaklı ve terbiyeli olmaları konusunda hizmet etmektir.Hensikten har vært å få barna til å oppføre seg lydig og pent.
Ahlakın kaynağı nedir?Hva er opprinnelsen til livet?
Uluslararası Ahlakın Kuralı."Folkerettens moralske dilemma”.
Encyclopædia Britannica Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri- 2009Broen, katolsk kirkeblad nr 6 – 2009
Bu fermanlar tıbbî tavsiyelerden ahlâkî görüşlerle ilgili çeşitli konular üzerineydi.Disse spente over en rekke områder, fra medisinske råd til moralspørsmål.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Teksteventyrspill var synonymt med grotteutforskning.
Ahlak ilkeleri her yerde ve her zaman bütün insanlar için geçerli bir yasa olmalıdır.Boka fremmer et system basert på naturrett, som a priori må være bindende for alle folk til alle tider.
Bu anlamsızlık da dünya üzerindeki "ahlaksızlık" veya "adaletsizliği" kapsamaktadır.Termasuk di dalam ketiadaan makna ini adalah amoralitas atau "ketidakadilan" dunia.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
Örneğin, didaktik oyunlar, ahlaki bir temayı veya diğer zengin gerçeği izleyiciye iletmeyi amaçlamıştır.Lakon didaktis bertujuan menyampaikan tema moral atau kebenaran yang lebih banyak kepada penonton.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Tanggung jawab identik dengan tindakan moral.
Seküler hümanizm, insanoğlunun din veya bir tanrı olmaksızın etik ve ahlaklı olabileceğini ortaya koyar.Humanisme sekuler memandang bahwa manusia dapat beretika dan bermoral tanpa agama atau dewa.
Konusu Allah'a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.Hal tersebut berkaitan dengan cara hidup, bertindak dan bersikap benar di hadapan Allah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod