Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.Toate acestea se încadrează în ordinea morală și teleologică.
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.Oamenii învață comportamentul criminal prin asociere.
Aynı zamanda bu rasyonel ve ahlaki egoizm bir "biyoliberteryenizm" şeklini savunmak için de genişletilebilir.Romantismul idilic și vaporos devine astfel un mijloc de apărare împotriva „agresiunii realului”.
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compasiunea este baza oricărei morale.
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compasiunea stă la baza oricărei morale.
Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.Patriotul rămâne fidel principiilor sale morale.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Etica în afaceri este diferită în fiecare comunitate.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.A banditáknak is kell legyen valamilyen erkölcsi elvük.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Fantasztikus művei mindig a modern világ nagy politikai, filozófiai és erkölcsi problémáival foglalkoznak.
Cohen gençlik yıllarında edebi hırslarına çok ciddi bir iş ahlakı ile yaklaştı.Cohen szigorú munkafegyelem szerint dolgozott korai szenvedélyes korszakában.
Budist Etik, ahlâkî kurallar çerçevesinde Budizm’in bir özeti niteliğindedir.Különösen a buddhista morál szempontjából fontos forrás.
Grubun ahlâki değerlerini yönlendiriyordu.Hänen toimiaan ohjasivat kristilliset arvot.
Ahlâkî tâlîmatlar Budistlerin kutsal kitaplarından ya da yazıya geçilmiş gelenklerde bulunur.Muistomerkit koostuvat etupäässä käännetyistä buddhalaisista ja muiden uskontojen pyhistä kirjoituksista.
İmparatorluk’tan ahlaki olarak da bir kopma olmadı.Vastaavanlaista oikeutta ei ollut edes keisarilla.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Είμαι Εβραία, και έτσι η θρησκεία για μένα είναι ένα είδος ηθικού κώδικα και μια μορφή ιστορίας.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Οι επιλογές που κάνουν οι χαρακτήρες και οι στρατηγικές που χρησιμοποιούν είναι συχνά ηθικά πολύπλοκες.
Oyunun iyi ve ahlaki bir amacı var ve bu aslında hep böyleydi." dedi.Έχει μια πολύ ωραία και αγαπησιάρικη φωνή και αυτό ήταν ακριβώς που ψάχναμε".
(TOVAK-UYAK)Uygarlık Ahlakı ve İnanç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı.ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΕΡΕΥΝΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΟ ΕΚΠΑΙΔΕΥΤΙΚΗΣ ΠΟΛΙΤΙΚΗΣ.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.En af rollerne for ledsageren er for at være en påmindelse af Doktorens "moralske pligt".
Ahlâkına karşın, Marge kumar alışkanlığı gibi kötü alışkanlıklarla mücadele etmektedir.På trods af sin høje moral kæmper Marge med laster som ludomani.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.Programmet handler indirekte om begreberne moral og etik.
Ahlâki değerleri düşük biri.Moral hhv. moralske værdier.
Ahlâki emirler; iyi düşünce, iyi söz, iyi iş diye özetlenir.Hertil svarer atter de ideale potenser: sandhed (erkendelsen), godhed (handlingen) og skønhed (kunsten).
Hem ahlakı, hem kadınlığı itibarıyla kadınların müstesnasıdır." demişti.Denne evnen finnes både hos kvinner og menn, men bare kvinner har lov til å drive med den.
Ahlakın kaynağı nedir?Hva er opprinnelsen til livet?
Uluslararası Ahlakın Kuralı."Folkerettens moralske dilemma”.
Bu fermanlar tıbbî tavsiyelerden ahlâkî görüşlerle ilgili çeşitli konular üzerineydi.Disse spente over en rekke områder, fra medisinske råd til moralspørsmål.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Teksteventyrspill var synonymt med grotteutforskning.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
Örneğin, didaktik oyunlar, ahlaki bir temayı veya diğer zengin gerçeği izleyiciye iletmeyi amaçlamıştır.Lakon didaktis bertujuan menyampaikan tema moral atau kebenaran yang lebih banyak kepada penonton.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Tanggung jawab identik dengan tindakan moral.
Olayın ciddi estetik ve ahlaki boyutları vardır.Memiliki akhlak dan moral yang tinggi.
Ahlakın kaynağı nedir?Perasaan Moral Dari mana datangnya perasaan moral?
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Những lựa chọn của các nhân vật và những chiến lược họ sử dụng thường phức tạp về mặt đạo đức.
Ahlakın kaynağı nedir?Nguồn gốc sự sống là gì?
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Họ đạo Thánh Tâm xã Hưng Phú.
Kuşatmayı yöneten General Leonhard Graf von Blumenthal ahlaki gerekçelerle bombardımanına karşı çıktı.Tướng Leonhard Graf von Blumenthal, người chỉ huy cuộc vây hãm, không đồng ý cho pháo kích vì lý do nhân đạo.
Aileye saygı, Konfüçyüs rol ahlakının merkezinde yer almaktadır. ^ Ebrey, Patricia Buckley.Nó chắc chắn là thứ mà tôi đang có được trong cuộc đời mình. — Alicia Keys, Billboard.
Yorulmaz koşusu ve iş ahlakı vardı.Ông cũng nổi tiếng về lao động không mệt mỏi và đạo đức.
Vejetaryenlik dinsel, ahlaki ve beslenmeye ilişkin nedenlere dayanır.Họ từ chối ăn thịt vì những lý do tôn giáo, đạo đức, và sức khỏe.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.自分の行動に責任を持つこと。
Ahlakın kaynağı nedir?人類の起源は?
Özen Ahlakı'nın (ethics of care) kurucusudur. Carol Gilligan, New York’da Yahudi bir ailede yetişti.キャロル・ギリガンはニューヨーク市のユダヤ系の家庭で育った。
Kendisi ayrıca dinî ve felsefî ahlâkı kaynaştıran erken dönem Müslüman yazarlardandır.一般に一神教とは解釈されていない仏教も一部のムスリムは啓典の民として認めている。
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.衆人環視の中での性的な行為を行う。
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.生命倫理の問題にもとりくむ。
Debian Sosyal Sözleşmesi, Debian projesinin ahlaki çerçevesini belirleyen bir belgedir.Debian社会契約(デビアンしゃかいけいやく)とは、Debianプロジェクトの道徳的な義務を述べた文書である。
Ahlaki eylem Bireyin uyulması gereken genel geçer ahlak kurallarına uygun davranışlar göstermesidir.カントによれば、道徳法則に従うことが善である。
Antik çağlardan modern zamanlara gelene dek savaşın ahlaki boyutu göz ardı edilmeye başlanmıştır.戦争は古代史から近代史まで歴史学の研究の対象とされてきた。
1978 yılında Fransa Ahlâkî ve Siyâsî Bilimler Akademisi üyeliğine seçilmiştir.1978年に道徳・政治学アカデミーの会員になった。
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.社会的、道義的責任を感じているとした。
Lâik Hukuk Sistemi, lâik ahlâkın bir sonucudur.資本主義が正当化されるのは、それが唯一の道徳的な社会システムだからである。
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.他对自己的行为承认罪责。
Mussolini'ye karşı çıkışının ahlaki kaygılardan mı, yoksa askeri nedenlerden mi kaynaklandığı belli değildir.巴多格里奥反对墨索里尼究竟是出于道义理由,还是出于军事考虑,这一点还不完全清楚。
Yani iyilik ya da ahlakî olan Tanrıdan bağımsız olarak vardır.因此無限且完美的上帝存在。
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.身為猶太人,信仰對我而言是一種行為準則與某種歷史認同。
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.以此,人性稟受天理而生,故「渾然至善,未嘗有惡」。
İnsanın tarihine karşı olan sorumluluklarından bahseden "Ahlaki Tez" adlı kitabını 1948'de yayımladı.他于1948年出版的《生命问题》一书一般标志系统论的问世。
Yaşantımı bir takım ahlaki ilkeler doğrultusunda göstermeye özen gösteriyorum.意即Living In My Exciting STARDOM。
Ahlaki doğruluk erdemli olmakla bu anlamda bir tutulur.선(善)은 기독교에서 하나님 기준으로 옳은 것이 선이다.