Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk, İslâm ahlâkı hakkındadır.자는 자현(子賢), 호는 간정(侃亭)·상현(尙玄)·무능거사(無能居士)이다.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.의무 때문에 행한 행위만이 도덕적 행위이기 때문이다.
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.이들은 대개 기독교적 도덕관의 시각에서 신화를 다루었다.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.우상숭배와 도덕적 타락을 질타하였다.
10 Kasım: Ahlakın soykütüğü üstüne: Bir polemik.11월 10일 : CTC화에 의해 무인화.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.그는 이(理)와 인간의 본성을 하나라고 보았으며 인간의 본성은 선량한 것으로 파악하였다.
Dinî hükümlerden iman, tevhit ve ahlâkı konu alır.악시로, '권세를 믿고 방자하게 구는 것'(怙威肆行)을 뜻한다.
Ateizme göre ahlaki iyi ve kötü değerleri uzlaşıya bağlıdır.노예도덕은 형이상학적 의미의 선과 악을 가치평가의 기준으로 상정한다.
Dinin Kökeni Ahlakın Kökeni: Neden İyiyiz?‘삶의 이유—우리는 왜 사는가?’
Bu konu birçok filozofça ahlâkı yaşamaktan daha önemlidir.선(善)은 철학에서 도덕적 생활의 최고 이상이다.
Ahlakın kaynağı nedir?מהו מקור החיים?
Yine bu yüzdendir ki her ahlakın temeli mutluluk eğilimi olmalıdır.עם זאת, אנחנו כן חושבים שמוסר קשור באופן כלשהו עם אושר.
Ahlaki konular, suçlama veya övgü.רעיונות מוסריים, משפט, חובות וחסד.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.נמנה עם רבני הציונות הדתית.
(Negatif ya da pozitif bir şekilde) Ahlaki gelişim oyunun temelini oluşturur.חוויית המשחק מעוררת מוטיבציה ומהווה בסיס לתהליך לימודי.
Oyunun iyi ve ahlaki bir amacı var ve bu aslında hep böyleydi." dedi.זה היה, ותמיד יהיה, מחזה בעל תכלית מוסרית ראויה לשמה".
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.החופש של האדם מתקשר לאחריות החברתית שלו כלפי ה"אחר".
Nietzsche köle ve efendi ahlakı olarak iki ahlaktan bahseder.ניטשה טען כי ישנם שני סוגים בסיסיים של מוסר: מוסר אדונים ומוסר עבדים.
İlgi ahlakında uzman bir ahlaki gelişim uzmanıdır.Съдържа нравствено поучение (премъдрост).
Bu aşama ahlaki ikilemler sırasında öncelikli olarak meydana gelir.Този втори етап започва при трагични обстоятелства.
Ayrıca, karakterin ahlâki bakış açısı da çelişkiler içerir.В етиката отношението към света като зло също води до противоречиви позиции.
Sila ahlaki davranışın genel ilkeleri olarak kabul edilir.Сила се отнася до общите принципи на етичното поведение.
Ahlaki konular, suçlama veya övgü.Безразличие към критика и/или хвалби.
Ahlakın kaynağı nedir?Къде е мъченичеството?
1887'de, "Ahlakın Soykütüğü Üzerine" adlı polemiği yazdı.През 1887 г. Ницше написва полемиката „Генеалогия на морала“.
Bu suçlamaların kaynağını, tiyatronun ahlaki nasihatler için bir kaynak olduğu inancıydı.Тези атаки се основават на класическата теория, че театърът е място за морални наставления.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı 1954'te başladığında, Camus kendini ahlakî bir ikilem içinde buldu.Kada je 1954. godine izbio Alžirski rat za nezavisnost, Camus se našao u moralnoj dilemi.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Človeku sa tak dostáva Morálnej zodpovednosti za svoje konanie.
Cohen gençlik yıllarında edebi hırslarına çok ciddi bir iş ahlakı ile yaklaştı.Cohen mal tvrdú pracovnú morálku a vysoké literárne ambície.
Kırmızı; savaşçı yürekliliği, Beyaz; Ahlakı ve saflığı, Sarı; Barışı ve huzuru simgeler.Červená znamená statočnosť, biela čistotu a čestnosť, modrá mier a pevnosť.
Eser; dinî, tasavvufî, ahlakî bir kitaptır "Öğütler kitabı" anlamına gelmektedir.Koran (arabsko: أَلْقُرآن, al-qurʾān) je sveta knjiga islama.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Sem Judinja, tako da mi je vera neke vrste moralni kodeks in neke vrste zgodovine.
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.Pogosto obravnavajo mitologijo iz pogleda krščanskega moraliziranja.
Bundan sonra, İslâm ahlâkından bahsedilir.Od tu naprej govorimo o dediščini.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Vključenost predstavlja moralno pravico vsakega posameznika.
Her bir "canavar"ın betimlemesi ve doğal yaşamının yanı sıra genellikle ahlâkî dersler de verilir.Prirodopis in ilustracijo posamezne živali je po navadi spremljal moralni poduk.
Böylece siyasete, ahlâkî çizgiler çekilmelidir.Zlahka pogrešam levičarsko moralno orožje.
Yaşamının son döneminde insan hakları sorunları ve tıp meslek ahlakı konuları ile çok yakından ilgilendi.V zadnjem obdobju življenja se je ubadala s hudimi zdravstvenimi in finančnimi težavami.
Genel İslâm ahlâkına uygun olarak, efendilerin kölelerine iyi muamele etmeleri gerekmekteydi.Da bi cariniki lahko pravnomočno uradovali v gospodarjevem imenu, so morali biti sužnji.
Metafizik görüş, ahlâkî hürriyet olarak ele alınmalıdır.Zaradi celovitosti je treba gravitacijo obravnavati kot metrični pojav.
Hikâye, jenerasyonun ahlaki normları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.To je pravilen pogled na moralne procese sveta.
Bu dini polisler, İslamî toplumsal ve ahlâkî normları uygulamaktadır.Na tak način so se kobzarji borili za spoštovanje in upoštevanje moralnih družbenih norm.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Visų pirma, jis ginčijosi, kad moralus elgesys turi kilti iš pareigos.
Dinin Kökeni Ahlakın Kökeni: Neden İyiyiz?Kas gi, Dievo kūriny, tau yra?
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.Rašė politinėmis, visuomenės gyvenimo, moralės temomis.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Olen juut ja nii on religioon minu jaoks omamoodi moraalikoodeks ja mingis mõttes ajalugu.
Bu dönemde sömürgeciliği ahlaki açıdan sorgulamaya başladı.Oletame, et ma hakkan nüüd mõtlema eetiliselt.
Ahlâki değerleri düşük biri.Siin on kindlasti midagi moraalse väärtuse poolest puudu.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Inimestel on võime oma käitumisega peegeldada, kas nende teod on moraalsed.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.1970년대가 되자, 영감은 곤두박질칩니다. 도덕적 모호성이 그 자리를 차지하죠.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.1970 stürzt die Inspiration ab. Moralische Ambiguität hebt ab.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.Di tahun 1970, inspirasi tumbang. Ambiguitas moral melesat.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.Em 1970, a inspiração cai a pique. A ambiguidade moral levanta voo.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.En 1970 la inspiración se desploma. La ambigüedad moral remonta.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.En 1970, l'inspiration s'effondre. L'ambigüité morale s'envole.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.În 1970, inspiraţia se prăbuşeşte. Ambiguitatea morală ia avânt.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.In 1970 keldert inspiratie. Morele ambiguïteit neemt toe.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.Nel 1970, l'ispirazione cola a picco. L'ambiguità morale impera.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.W 1970 inspiracja spada na łeb na szyję. Moralna dwuznaczność wybija się.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.Το 1970, η έμπνευση πέφτει κατακόρυφα. Η αμφιλεγόμενη ηθική απογειώνεται.