Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlakî ile cümle

ahlakî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O da: Onun ahlakını bozan sensin, onu bizden uzaklaştıran senden başkası değildir dedi.قال: لا بل تريد أن تنذر بنا القوم ولا أتركك حتى تحلف أنك لا تخبرهم فحلف له ثم سار عنه وهو مغضب.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.ومعنى الإيمان بهما هو: الاعتقاد بأن ما يصيب الإنسان من خير أو شر واقع حسب تقدير الله تعالى وعلمه.
Sonuçta insanın bireyselliği ve ahlakı para için bir araç olmaktadır.والنتيجة هي أن فردية الإنسان الفردية وأخلاقيته تصبح وسيلة للحصول على المال.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.وظيفيا من خلال تأثيرها على السلوك.
Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.دعم الهيئة ماديًا ومعنويًا.
Ahlâkına karşın, Marge kumar alışkanlığı gibi kötü alışkanlıklarla mücadele etmektedir.على الرغم من مواقفها الأخلاقية القابلة للنقاش للغاية، مارج تناضل مع الرذائل، مثل إدمان القمار.
Namık Kemal ayrıca masalların ahlâki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.وصرح نامق كمال أيضاً بخصائص هامة في الحكايات الأسطورية وهي خصائص أخلاقية وتهذبية وترويضية.
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.كان من دعاة الأخلاق و القيم في مجتمعه.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.وقد اشتهرت بصفة خاصة, بإعدادها لمختارات أدبية عديدة.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.في كلتا الحالتين، يتمتع المبدعون الفعليون بحقوق أخلاقية.
Etikte, bağlamcılık olumsal etik ya da ahlaki görecelilikle ilişkilidir.في الأخلاقيات، ترتبط وجهات النظر "السياقية" بالأخلاقيات الظرفية، أو بالنسبية أخلاقية.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Eu sou judia, então religião para mim é um tipo de código moral e história.
Arin ile prova yaptık ve becerisi, davranışları ve iş ahlakı yönlerinden etkilendik.Nós ensaiamos com Arin e nos impressionamos com sua habilidade técnica, atitude e ética de trabalho.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler explicou que esta história de dilema moral foi a inspiração para o nome da banda.
Sonuçta insanın bireyselliği ve ahlakı para için bir araç olmaktadır.A consequência é que a individualidade e a moralidade humana se tornam um veículo para o dinheiro.
Uluslararası Ahlakın Kuralı.""Tratado de Direito Internacional Público".
Onun ahlakını bulunduğu toplumun güvenliği oluştururur.Aborrece a sociedade em que convive.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.Tem poderes sobre assuntos de fé católica e para a decisão de assuntos eclesiásticos.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.O show indiretamente lida com os conceitos de moralidade e ética.
Karşıtı efendi ahlakıdır.Será um inimigo malvado?
Ahlakın üstünde bir din gibi bir şey yoktur.Não haja compulsão na religião.
Bu oyunda ahlakı vurgulayarak kanıtlamıştır.Defendeu nessa obra a imortalidade da alma.
Kahramanlık hikâyeleri ahlaki örnekler olarak hizmet edebilir.Verhalen van heldenmoed kunnen dienen als morele voorbeelden.
Yazarın prensipteki amacı ahlaki ve dini doğruluğu sunmaktı.Het hoofddoel van de schrijver lijkt het presenteren van morele en religieuze waarheden te zijn.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı 1954'te başladığında, Camus kendini ahlakî bir ikilem içinde buldu.Het begin van de Algerijnse Onafhankelijkheidsoorlog in 1954 leidde tot een moreel dilemma voor Camus.
Karşıtı efendi ahlakıdır.Tegenstander is Wijlré.
Yine bu yüzdendir ki her ahlakın temeli mutluluk eğilimi olmalıdır.Elk ethisch handelen moet gebaseerd zijn op genot.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Deze liep echter stuk door diens zelfdestructieve gedrag.
Bu oyunda ahlakı vurgulayarak kanıtlamıştır.Het kaartspel zorgde er op deze manier voor dat het moreel werd opgekrikt.
Eser; dinî, tasavvufî, ahlakî bir kitaptır "Öğütler kitabı" anlamına gelmektedir.Koran (arab. ‏القُرْآن‎, Al-Qur’ān) – święta księga islamu.
Dinî hükümlerden iman, tevhit ve ahlâkı konu alır.Człowiek wierzący jest powołany do świętości i do odstąpienia od zła i od grzechu.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Ich brania odpowiedzialności za własne zachowanie.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Artykuły Ueber moralische Defectzustände.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.Często w swoich sztukach wyrażał moralne alegorie.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Jego utwory podejmują problematykę moralną i polityczną współczesnego człowieka.
Bu oyunda ahlakı vurgulayarak kanıtlamıştır.W tej grze wręcz wskazane jest stosowanie oszustw!
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Hon bär därför fullt ansvar för sina handlingar.
Bu fermanlar tıbbî tavsiyelerden ahlâkî görüşlerle ilgili çeşitli konular üzerineydi.Dessa behandlade en mängd olika ämnen, alltifrån medicinska anvisningar till moraliska normer.
Küresel Bakış Açısına Göre Ahlaki Sorunlar.Kan man argumentera på ett meningsfullt sätt om moralfrågor?
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Обо́в'язок — це сукупність моральних зобов'язань людини перед іншими.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Тайлер пояснює, що ця історія моральної дилеми була натхненням для назви гурту.
Bu dini polisler, İslamî toplumsal ve ahlâkî normları uygulamaktadır.Остання забезпечує дотримання ісламських соціальних і моральних норм.
Uluslararası Ahlakın Kuralı."Марксистська теорія міжнародного права».
Bu konu birçok filozofça ahlâkı yaşamaktan daha önemlidir.І це більше питання психології, ніж фізичних характеристик».
Her siyasal ahlakilik, ahlaki görünen bir eylemin siyasal sonuçlarını hesaba katmak zorundadır.Практично кожна дія, пов'язана з моральним вибором, має свої наслідки.
Budist Etik, ahlâkî kurallar çerçevesinde Budizm’in bir özeti niteliğindedir.Генералітет підтримує буддійські моральні норми жорсткими засобами.
Pasifizmin dayanağı ahlaki ilkeler (deontolojik bir görüş) ya da pragmatizm (nedensel bir görüş) olabilir.Pacifismus může být založen na morálních principech (deontologický pohled) nebo na pragmatismu.
Weber bu konudaki fikirlerini Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu kitabında geliştirmeye başladı.Tuto teorii Weber rozvinul ve své proslulé knize Protestantská etika a duch kapitalismu.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Člověku se tak dostává morální zodpovědnosti za jeho činy.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.Jednou z jejich povinností je připomenout Doktorovi jeho 'morální povinnost'.
Ahlaki ve Siyasal Bilimler Akademisi'nin üyesi olmuş, 1980 yılında Ulusal Tıp Akademisi üyeliğine seçilmiştir.V roce 1981 byl zvolen za člena Akademie etických a politických věd, v roce 1983 do Národní lékařské akademie.
Metafizik görüş, ahlâkî hürriyet olarak ele alınmalıdır.Naopak domýšlivost já muže být zviklána morálními porážkami.
Ayrıca, karakterin ahlâki bakış açısı da çelişkiler içerir.Také morální relativismus musí připustit, že je relativní.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Jeho pozdní hry ovlivnily drama symbolické.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler explică faptul că această poveste de dilemă morală a fost sursa de inspirație pentru numele trupei.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Au fost lămuriți să-și facă autocritica.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.El este împuternicit în problemele credinței catolice și pentru rezolvarea problemelor ecleziastice.
Her şeyden önce hikâyelerin çoğu belirli bir nasihat taşır ve ahlaki niteliğe sahiptir.Cele mai multe din tablourile sale peisagiste spun o poveste sau au un mesaj moral.
Hazırladığı eserler dinsel ve ahlaki didaktik konuları yansatmaktaydı.Era extrem de abil în analizarea unui text de unde extrăgea învățăminte etice și religioase.
Karşıtı efendi ahlakıdır.Ceremoniile exterioare sunt Antichristul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod