"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.Vravel: "Nejestvujú žiadne reálne, sociálne, etické a morálne problémy, pokiaľ ide o roboty."
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.Χάνουν το συνολικό νόημα. Χάνουν τη στρατηγική.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.Там втрачається стратегія.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.Теряется контекст. Теряется стратегия.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.Ще се изправим ли срещу реалността на една война от XXI-ви век?
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.הם מאבדים את האסטרטגיה.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.أضاعت الاستراتيجية.
"Konu robotlara geldiğinde; gerçek, sosyal, etik ve ahlaki meselelere yer yoktur.人間性を失い
Kültür. Kılavuzluğu, telkini, ahlakı kültürde aramalıyız.Det är i kulturen vi ska leta efter vägledning, tröst och moral.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularA kultúrák közötti morális viták kifejezetten a közösség, tekintély és tisztaság körül forognak.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgomenti morali insiti in ogni cultura riguardono soprattutto i problemi di associazione, autorità, purezza.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgumen moral dalam budaya terutama tentang tentang Kesetiaan Kelompok, Otoritas, Kemurnian.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgumentele morale din cadrul diferitelor culturi diferă la loialitate, autoritate, puritate.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konular같은 문화권 이내에서 발생하는 도덕적 논쟁은 주로 집단 충성심, 권위와 복종, 그리고 순수성에 대한 것이지요.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularLos argumentos morales entre culturas son especialmente sobre asuntos de unidad de grupo, autoridad, pureza.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMoraaliset kiistat kulttuureissa ovat erityisesti ryhmätunteesta, auktoriteetista, siveellisyydestä.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMoralske argumenter indenfor kulturer er specielt på spørgsmål om holdfølelse, autoritet og renhed.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMorele debatten in culturen gaan in het bijzonder over kwesties van in-groep, autoriteit en zuiverheid.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularNázory na skupinovost, autoritu a čistotu se ale rozchází.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularWewnątrzkulturowe dysputy moralne występują przy tematach grup, autorytetów i czystości.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularМоралните спорове в самите култури са най-вече по въпроси на вътрешно-груповата лоялност, властта и чистотата.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularНравственные распри в культурах особенно остры в темах большинства, власти и непорочности.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularויכוח מוסרי בתוך תרבויות הוא בעיקר על נושאים של נאמנות לקבוצה, סמכות וטוהר.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularالإختلافات بين الثقافات هي بالأخص عن مشكلات داخل المجموعات , كالسلطة , النقاء .
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularグループ性 権威 純粋さの3点です どう質問しても 相違は顕著に表れます
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.리비아 사회의 인프라 뿐만 아니라, 문화와 도덕 구조까지 파괴했습니다
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.הרס את התשתית כמו גם את התרבות ואת המרקם המוסרי של החברה הלובית.
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.بتدمير البنية التحتية إلى جانب الثقافة و النسيج الأخلاقى للمجتمع الليبى.
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.私は 惨状と試練を理解の上で
Materyalizm üzerine kuruludur; bu yüzden ahlaki değerlere bağlı değildir.Elle est fondée sur le matérialisme, et c'est pourquoi il n'est en aucun cas lié aux valeurs morales.
Materyalizm üzerine kuruludur; bu yüzden ahlaki değerlere bağlı değildir.物質主義は、自己中心主義、欺瞞、憎悪、悪感により形成されてきました。
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.A memética é moralmente neutra. E assim deve continuar.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.A memetika erkölcsileg semleges. És ennek így is kell lennie.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.문화전파학은 도덕적으로 중립입니다. 그래야만 하고요.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.La memetica è e dev'essere moralmente neutra.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.La memética es moralmente neutra. Y así debe ser.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.La mèmétique est moralement neutre, et c'est bien comme ça.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetica este neutră moral. Și așa și trebuie să fie.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetica is moreel neutraal. Zoals het hoort.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetika je morálně neutrální. A měla by být.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetika je moralno nevtralna. In taka mora biti.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetiken är neutral i moraliska frågor. Och så bör det vara.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetik ist moralisch neutral. Und so sollte es auch sein.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Memetyka jest neutralna moralnie. I tak powinno pozostać.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Η μιμιδική είναι ηθικά ουδέτερη. Και έτσι θα έπρεπε να 'ναι.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Меметиката е морално неутрална. Така трябва да бъде.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.Наука о мемах - вне категорий морали. И таковой должна оставаться.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.הממטיקה היא חסרת-פניות מבחינה מוסרית, וכך עליה להיות.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.المخيال حيادي الأخلاق. ويجب أن يكون كذلك.
"Memetik", ahlaki açıdan tarafsızdır; ve öyle de olmalıdır.憎しみと怒りの対象ではありません
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.De havde den moralske forpligtigelse til at sætte en stopper for det.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Ils avaient l'autorité morale suffisante pour mettre un terme à tout ça.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Loro avevano l'autorità morale di bloccare questo procedimento.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Měli morální autoritu vše okamžitě zastavit.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.MITは連邦捜査局に立ち向かい、「こういうことをやめろ。
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Tenían la autoridad moral para detenerlo desde sus comienzos.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Tôi chưa bao giờ thấy một cái gì như PIPA và SOPA<br/>trong suốt thời gian công tác phụng sự quốc gia.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Είχαν την ηθική εξουσία να σταματήσουν όλο αυτό εν τη γενέσει του.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.Те имаха моралното задължение да го спрат в зародиш.
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.У них было моральное право, чтобы остановить его в самом начале.