Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlakî ile cümle

ahlakî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.One of the roles of the companion is to be a reminder for the Doctor's "moral duty".
Ahlâkî tâlîmatlar Budistlerin kutsal kitaplarından ya da yazıya geçilmiş gelenklerde bulunur.Moral instructions are included in Buddhist scriptures or handed down through tradition.
Karakter oyunucun yaptığı ahlaki seçimlere göre ödüllendiriliyor.It is revealed when the agent makes moral choices.
Dinî hükümlerden iman, tevhit ve ahlâkı konu alır.The immediate effects of faith are repentance and the remission of sin.
Üçüncü basamak ve sonraki iki basamak da ahlâkî davranışlara vurgu yapar.The next one, which measures horizontality, shows two empty bottles.
Lâik Hukuk Sistemi, lâik ahlâkın bir sonucudur.Thus, evil results as a necessary consequence of human free will.
Grubun ahlâki değerlerini yönlendiriyordu.Under his leadership, the organization held strict moral values.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.He is empowered on matters of Catholic Faith and for the settlement of ecclesiastical matters.
Din ise nihai anlam ve ahlaki değer gibi kavramlarla ilgilenir.The magisterium of religion extends over questions of ultimate meaning and moral value.
Genel İslâm ahlâkına uygun olarak, efendilerin kölelerine iyi muamele etmeleri gerekmekteydi.He taught that Christian slaves ought to serve their masters wholeheartedly.
Ahlâkî konular listesi, ahlâkla ilgili konuları bir araya getiriyor.DIALREL Encouraging Dialoge in Issues of Religious Slaughter.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.We are failing as a nation to uphold the morals upon which we were founded.
Ve gittiğim her yer, burası da dahil, yeni bir ahlaki açlığın büyüdüğünü hissediyorum.And everywhere I go, including here at TED, I feel that there is a new moral hunger that is growing.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.So the moral of the story is: people in glass houses shouldn't throw stones.
Bu daha kabul edilebilir, ama buda hala Tanrı'yı nihai ahlaki sorumluluğu ile bırakıyor.This seems more acceptable, but it still leaves God with the ultimate moral responsibility.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Most of them impossible, some of them impractical and one or two of them certainly immoral.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.We have the ability now, and maybe the moral obligation, to repair some of the damage.
Nedir ahlaki işletim sistemi?What's a moral operating system?
Öyleyse bir ahlaki çerçeve edinelim.So let's get a moral framework.
Ahlaki bir çerçeveye temel olacak şekilde, sayıları nasıl kullanabiliriz?How can we use numbers as the basis for a moral framework?
Eğer bu şekilde düşünüyorsanız, Platonist bir ahlaki çerçeveniz var demektir.If you think that way, you have a Platonist moral framework.
Belki, ahlaki çerçevemizde sayıları temel alarak kullanabileceğimiz başka bir yol vardır.Maybe there's another way that we can use numbers as the basis of our moral framework.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."But sharing isn't immoral — it's a moral imperative."
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.They had the moral authority to stop it in its tracks.
MIT'nin davranýţlarý, kendi ahlaki deđerleriyle çeliţiyordu.MlT's behaviour seemed really at odds with the MlT ethos.
Ve belki bu durumun bir iki küçük etik, politik ve ahlaki sonucu da olabilir.And this might have just one or two small ethical, political, moral implications.
Kişilere ahlaki değerler anımsatıldığında, daha az hile yapıyorlar.When we remind people about their morality, they cheat less.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.We have a moral challenge in this movement.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.I thought, maybe there's some earthly basis for moral decisions.
Ahlakın kimyası olup olmadığını bilmek istiyordum.I want to know if there's a chemistry of morality.
Ardından ahlakı ölçmeliydim.Then I had to measure morality.
Buna göre, oksitosin güvenin molekülüydü, ama ahlakın molekülü müydü ?So oxytocin is the trust molecule, but is it the moral molecule?
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.It means, within our own biology, we have the yin and yang of morality.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.These janitors have the moral will to do right by other people.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.And beyond this, they have the moral skill to figure out what "doing right" means.
"ahlaki irade ve ahlaki becerinin birleşimidir.""is the combination of moral will and moral skill."
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:A wise person knows how to use these moral skills in the service of the right aims.
Önce kurallar ve ahlaki beceriye açılan savaş ile ilgili birkaç örnek vereyim:Let me just give you a few examples, first of rules and the war on moral skill.
Ve bütün ahlaki görevler, "pratik bilgeliği" gerektirir.And any moral work depends upon practical wisdom.
Doğru ve ahlaki bir karar almalıyız.We have to make the right moral decision.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.We have to turn it into a moral war.] [Man:
Ahlâki bir ikilemdi, çünkü en başta garipti.This appeared as a moral dilemma
Girişimciliğin geliştirilebilir gücünde, demokrasinin ahlaki gücünde.It's in the developmental power of entrepreneurship, the ethical power of democracy.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energy is always a moral issue. It's an issue that is moral right now.
Buna ekonomistler ahlaki tehlike diyorlar.This is what economists call a moral hazard.
'Ahlaki Çöküntü' hakkında konuşulduğunu muhtemelen duymuşsunuzdur. .And you've probably heard the word moral hazard bantered around.
Ahlaki Çöküntü terimini açıklamanın tam zamanı.And this is as good of a time as any to explain what people mean by moral hazard.
Ahlaki çöküntünün temel unsurlarından birisi bu.So that's one element of moral hazard.
Buradaki ahlaki çöküntü tehlikesi şu, gelecekte insanlar diyecek ki, ben de risk alacağım.The moral hazard there is in the future, people are going to say I'm going to take risk.
Bu da ahlaki çöküntünün diğer yönü.And that's the other element of moral hazard.
Bu durumda da hala ahlaki çöküntü tehlikesi olduğunu düşünüyorum. .So I would still say that there's still some moral hazard here.
Ve tabii, hala ahlaki çöküntü konusu da var.And of course, there still is moral hazard.
Siz, kamu düzenini ve ahlaki ilerlemeyi biliyorsunuz.You know, public policy and moral progress.
Herhangi bir ahlaki belirsizlik hissettiniz mi?Did you feel a sense of moral ambiguity?
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Moral ambiguity starts to climb.
Tam olarak 60'ların sonlarında "ahlaki belirsizlik" yükseliyor, "ilham" ise azalıyor.Right at the end of the 60s, moral ambiguity is going up, inspiration is kind of on the wane.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.In 1970, inspiration plummets. Moral ambiguity takes off.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Moral ambiguity becomes the dominant meme in television from 1990 for the next 20 years.
Şimdi ahlaki ne sadece söylemez, ama biraz anayım. 'I can't tell you just now what the moral of that is, but I shall remember it in a bit.'
'Bulabilirsiniz sadece her şey bir ahlaki var.''Everything's got a moral, if only you can find it.'
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ahlakî ile cümle - Sayfa 2 - ahlakî kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App