Ana içeriğe geç
Sözlük

ahir ile cümle

ahir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra Naftali oymağı konaklayacak. Naftalioğullarının önderi Enan oğlu Ahira olacak.и Нефталимовото племе; и началник на нефталимците да бъде Ахирей, Енановият син;
Sonra Naftali oymağı konaklayacak. Naftalioğullarının önderi Enan oğlu Ahira olacak.ומטה נפתלי ונשיא לבני נפתלי אחירע בן עינן׃
Sonra Naftali oymağı konaklayacak. Naftalioğullarının önderi Enan oğlu Ahira olacak.وسبط نفتالي. والرئيس لبني نفتالي اخيرع بن عينن.
Sonra Naftali oymağı konaklayacak. Naftalioğullarının önderi Enan oğlu Ahira olacak.又 有 拿 弗 他 利 支 派 . 以 南 的 兒 子 亞 希 拉 作 拿 弗 他 利 人 的 首 領
Sonra Naftali oymağı konaklayacak. Naftalioğullarının önderi Enan oğlu Ahira olacak.又 有 拿弗他利 支派 . 以南 的 兒子 亞 希拉 作 拿弗他利人 的 首領
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.5:6 Und Salomo hatte vierzigtausend Wagenpferde und zwölftausend Reisige.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.A Šalamún mal štyridsať tisíc jasieľ pre kone ku svojim vozom a dvanásť tisíc jazdcov.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.És Salamonnak volt negyvenezer szekérbe való lova az istállókban, és tizenkétezer lovagja.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.In Salomon je imel štirideset tisoč jasli za vprežne konje in dvanajst tisoč konj za ježo.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Ja Salomolla oli neljäkymmentä tuhatta hevosvaljakkoa vaunujaan varten ja kaksitoista tuhatta ratsuhevosta.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.솔로몬의 병거의 말의 외양간이 사만이요 마병이 일만 이천이며
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Měl také Šalomoun čtyřidceti tisíc koní na stání k vozům svým, a dvanácte tisíc jízdných.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Och Salomo hade fyrtio tusen spann vagnshästar och tolv tusen ridhästar.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Og Salomo havde 40.000 Spand Heste til sit Vognhold og 12.000 Ryttere.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomão tinha também quarenta mil manjedouras para os cavalos dos seus carros, e doze mil cavaleiros.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo bezat 40.000 tuigpaarden en had 12.000 wagenmenners in dienst.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo hadde firti tusen stallrum for sine vognhester og tolv tusen hestfolk.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo mempunyai 12.000 tentara berkuda dan 40.000 kandang untuk kuda-kuda yang menarik kereta-keretanya
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomon avait quarante mille crèches pour les chevaux destinés à ses chars, et douze mille cavaliers.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe , và một vạn hai ngàn lính kỵ .
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe, và một vạn hai ngàn lính kỵ.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomón tenía 4.000 establos para los caballos de sus carros, y 12.000 jinetes
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon avea patruzeci de mii de iesle pentru caii de la carăle lui, şi douăsprezece mii de călăreţi.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Και ειχεν ο Σολομων τεσσαρακοντα χιλιαδας σταυλους ιππων δια τας αμαξας αυτου και δωδεκα χιλιαδας ιππεις.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И было у Соломона сорок тысяч стойл для коней колесничных и двенадцать тысяч для конницы.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И Соломон имаше обори за четиридесет хиляди коне за колесници.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.ויהי לשלמה ארבעים אלף ארות סוסים למרכבו ושנים עשר אלף פרשים׃
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.وكان لسليمان اربعون الف مذود لخيل مركباته واثنا عشر الف فارس.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所 羅 門 有 套 車 的 馬 四 萬 、 還 有 馬 兵 一 萬 二 千
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所羅門 有 套車 的 馬四萬 、 還有馬兵 一 萬 二千
SÜT SAGMA Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Le mucche da latte sono tenute incatenate nelle stalle per tutto il giorno senza possibilità di movimento.
SÜT SAGMA Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Οι αγελάδες για άρμεγμα, κρατιούνται αλυσοδεμένες στα παχνιά τους ολόκληρη τη μέρα, χωρίς να ασκούνται.
SÜT SAĞMA Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Le mucche da latte sono tenute incatenate nelle stalle per tutto il giorno senza possibilità di movimento.
Tahmin ettiğim gibi, bir bir ahırlar olduğunu bir biri duvarına çalışır kulvar bahçe.내가 예상했던대로에 마구간이있다는 것을 중 하나가 벽을 따라 내려가면서 실행 차선 정원.
Tahmin ettiğim gibi, bir bir ahırlar olduğunu bir biri duvarına çalışır kulvar bahçe.כפי שציפיתי, כי היה מיוס ב השביל העובר ליד קיר אחד הגן.
Tahmin ettiğim gibi, bir bir ahırlar olduğunu bir biri duvarına çalışır kulvar bahçe.كما كنت أتوقع ، أن هناك مجموعة الإسطبلات في لين الذي يدير واحدة من أسفل جدار حديقة.
Tahmin ettiğim gibi, bir bir ahırlar olduğunu bir biri duvarına çalışır kulvar bahçe.のいずれかの壁にダウンを実行車線 庭。
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Así lo dicen los maullidos Serpentina, a un hombre.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Assim dizem os mews Serpentine, a um homem.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Così dicono i Serpentine-scuderie, a un uomo.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Dat zeggen de Serpentine-stallen, aan een man.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Deci, spun ca Mews-Serpentine, pentru un barbat.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Donc, dire les écuries Serpentine-, à un homme.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Jadi mengatakan Serpentine-kandang burung, bagi seorang pria.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.그래서 뱀 - 마구간 사람에게 말한다. 그녀는 콘서트에서 노래, 조용히 살고
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Niin sanovat Serpentine-talleja, miehelle.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Så säger Serpentine-Mews, en man.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Så siger Serpentine-Mews, til en mand.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.So sagen die Serpentine-Mews, um einen Menschen.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Tak mówią Serpentine-stajni, do mężczyzny.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Tako pravijo Serpentine-Štala, na človeka.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Takže povedať, že Serpentine-Mews, na človeka.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Takže říci, že Serpentine-Mews, na člověka.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Tehát mondjuk a Serpentine-mews, egy ember.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Vì vậy, nói chuồng ngựa Serpentine, một người đàn ông.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Έτσι λένε οι Serpentine-Mews, σε έναν άνθρωπο.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Така казват Serpentine-Mews, на човек.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Так говорят Serpentine-мяукает, к человеку.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.Так кажуть Serpentine-нявкає, до людини.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.אז אומרים סרפנטיין, האורווה, לגבר. היא חיה בשקט, שר בהופעות,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod