Ana içeriğe geç
Sözlük

ahir ile cümle

ahir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordum저는 사자들을 속여 제가 외양간 근처에 서있는 것처럼 생각하도록 했습니다.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumTôi đã cố gắng đánh lừa những con sư tử đó [vào cái suy nghĩ] là tôi đứng gần chuồng bò.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumTrataba de engañar a los leones para que creyeran que estaba cerca del establo.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumVolevo ingannare i leoni e fare loro pensare che stavo in piedi vicino la stalla.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumYritin huijata leijonat luulemaan, että seisoin suojan lähellä.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumΠροσπαθούσα να ξεγελάσω τα λιοντάρια [ώστε να νομίζουν] ότι στεκόμουν κοντά στη στάνη των αγελάδων.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumТрябваше да подмамя лъвовете да мислят, че съм около кравите.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumЯ намагався обманути левів так, щоб вони думали, що це я стою біля корівника.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumЯ пытался перехитрить львов, как будто бы это я стоял около загона.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumניסיתי לעבוד על האריות כדי שיחשבו שאני עומד ליד סככת הפרות.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumكنت أحاول أن أخدع الأسود بأنني واقف قرب الحظيرة.
Ahırın yakınında durarak aslanları kandırmaya çalışıyordumと思わせて ライオンをだまそうとしたんですが・・・ ライオンは とても頭が良いんですよ(笑)
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Ale pak jsem zjistil, že to moc nepomáhá, a dokonce to lvům pomáhá lépe vidět do ohrady.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Dar mi-am dat seama că nu era prea bună deoarece chiar ajuta leii să vadă prin țarcul vitelor.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.하지만 저는 그게 별 소용없음을 깨닫게 되었습니다, 왜냐하면 불이 오히려 사자들이 외양간을 더 잘 볼 수 있게 했거든요.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Mas vim a perceber que isso não ajudava muito, porque estava era a ajudar os leões a ver através do estábulo.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Niestety, to nie zdało egzaminu, a wręcz pomagało lwom dostrzec co znajduje się w zagrodzie.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Pian ymmärsin, ettei se auttanut, koska se jopa auttoi leijonia näkemään lehmien suojaan.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Zistil som však, že to v skutočnosti veľmi nepomáha. Akurát to dokonca pomáhalo levom, aby videli cez kravín.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Обаче бързо осъзнаха, че това не помага, всъщност помагах на лъвовете да виждат по-добре.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Однак згодом я зрозумів, що це не дуже допоможе, а лише допомагатиме левам наскрізь бачити корівник.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.אבל גיליתי שזה בכלל לא עוזר, כי זה אפילו עזר לאריות לראות דרך סככת הפרות.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.لكني استنتجت أن هذا ليس فعال، بل كان يساعد الأسود على رؤية مافي الحظيرة
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.むしろ ライオンに 目立つようにしてしまって 牛の場所を見つけるのを 助けてしまったんです でも あきらめませんでした
"Baker ahır," diye bağırdı. "Bu Codman yerdir," Başka bir onayladı."이것은 베이커의 헛간의"하나는 외쳤다. "그것은 Codman 장소입니다"다른 확언.
"Baker ahır," diye bağırdı. "Bu Codman yerdir," Başka bir onayladı."זה באסם של בייקר," קרא אחד. "זה המקום Codman", אישר אחר.
"Baker ahır," diye bağırdı. "Bu Codman yerdir," Başka bir onayladı."انها الحظيرة بيكر" ، صرخ واحد. "إنه مكان كودمان ،" وأكد البعض.
"Baker ahır," diye bağırdı. "Bu Codman yerdir," Başka bir onayladı.して、新鮮な火花は屋根がに落ちたかのように、木の上まで行き、そしてすべての
"Baker ahır," diye bağırdı."C'est grange Baker", cria quelqu'un.
"Baker ahır," diye bağırdı."Det är Baker lada", utropade en.
"Baker ahır," diye bağırdı."Det er Baker Lade," råbte en.
"Baker ahır," diye bağırdı."É celeiro de Baker", gritou um deles.
"Baker ahır," diye bağırdı."E 'fienile Baker", ha gridato uno.
"Baker ahır," diye bağırdı."Es granero de Baker", gritó uno.
"Baker ahır," diye bağırdı."Es ist Baker der Scheune", rief einer.
"Baker ahır," diye bağırdı."Este hambar Baker," a strigat unul.
"Baker ahır," diye bağırdı."Ez Baker pajta", kiáltott egyet.
"Baker ahır," diye bağırdı."Het is Baker's schuur," riep een.
"Baker ahır," diye bağırdı."Ini gudang Baker," teriak salah satu.
"Baker ahır," diye bağırdı."Je to Baker stodole," vykřikl jeden.
"Baker ahır," diye bağırdı."Je to Baker stodole," vykríkol jeden.
"Baker ahır," diye bağırdı.Kêu lên: "Đó là của barn Baker," một trong.
"Baker ahır," diye bağırdı."On Bakerin navetta," huusi yksi.
"Baker ahır," diye bağırdı."To je skedenj Baker," je jokala eno.
"Baker ahır," diye bağırdı."To stodoła Baker," krzyczał jeden.
"Baker ahır," diye bağırdı."Είναι αχυρώνα Μπέικερ," φώναξε ένα.
"Baker ahır," diye bağırdı."Това е плевня Бейкър - извика един.
"Baker ahır," diye bağırdı."Це комору Бейкера", крикнув один.
"Baker ahır," diye bağırdı."Это амбар Бейкера", крикнул один.
Besmele-i Şerife'nin bazı nasihatini söylese; dünyanın evvelinden ahirine bitmez.إذا كان للشخص ان يقدم النصيحة حول فوائد بسم الله فإنه لا ينتهي من بداية الدنيا حتى نهايتها .
Besmele'yi çek. Dünyan da mamur, ahiretin de mamur olsun.قولوا بسم الله ودنياكم وآخرتكم ستكون مزدهرة .
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Así que una noche estaba caminando alrededor del establo con una antorcha y ese día los leones no vinieron.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Così una sera, stavo passeggiando nella stalla con una torcia, e quel giorno, i leoni non sono venuti.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Egyik éjjel fáklyával a kezemben körbejártam a marhaistállót, és aznap az oroszlánok nem jöttek.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Então, uma noite estava a caminhar à volta dos estábulo, com uma tocha, e nesse dia, os leões não vieram.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Ich lief mit einer Fackel in der Hand um ihn herum und diesmal griffen die Löwen nicht an.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Într-o noapte, umblam în jurul țarcului cu o torţă şi, în acea zi, leii nu au venit.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jedné noci jsem chodil okolo ohrady s baterkou, a lvi nepřišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jednu noc som sa prechádzal okolo kravína s baterkou. Ten deň levy neprišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.그래서 하룻밤은, 횃불을 들고 외양간 근처를 돌았습니다. 그날은 사자들이 오지 않았죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod