ahi ile cümle
ahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Sem odložil slušalko, in zlezla v posteljo.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Som zavesil slúchadlo, a vliezol do postele.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Tôi treo lên nhận, và bò vào giường.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Έκλεισα το τηλέφωνο του παραλήπτη, και αναρριχήθηκε στο κρεβάτι.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Хвърли слушалката и се пъхна в леглото.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Я повесил трубку, и забрался в постель.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.Я повісив трубку, і забрався в ліжко.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.علقوني يصل المتلقي ، وزحفت الى السرير.
Ben ahizeyi kapattı ve yatağa sürünerek.彼がクラブに来るとき私はまだボビーが見えますが、私は、古い家屋敷を訪問しないでください。
Besmele-i Şerife'nin bazı nasihatini söylese; dünyanın evvelinden ahirine bitmez.إذا كان للشخص ان يقدم النصيحة حول فوائد بسم الله فإنه لا ينتهي من بداية الدنيا حتى نهايتها .
Besmele'yi çek. Dünyan da mamur, ahiretin de mamur olsun.قولوا بسم الله ودنياكم وآخرتكم ستكون مزدهرة .
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Así que una noche estaba caminando alrededor del establo con una antorcha y ese día los leones no vinieron.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Così una sera, stavo passeggiando nella stalla con una torcia, e quel giorno, i leoni non sono venuti.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Egyik éjjel fáklyával a kezemben körbejártam a marhaistállót, és aznap az oroszlánok nem jöttek.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Então, uma noite estava a caminhar à volta dos estábulo, com uma tocha, e nesse dia, os leões não vieram.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Ich lief mit einer Fackel in der Hand um ihn herum und diesmal griffen die Löwen nicht an.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Într-o noapte, umblam în jurul țarcului cu o torţă şi, în acea zi, leii nu au venit.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jedné noci jsem chodil okolo ohrady s baterkou, a lvi nepřišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jednu noc som sa prechádzal okolo kravína s baterkou. Ten deň levy neprišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.그래서 하룻밤은, 횃불을 들고 외양간 근처를 돌았습니다. 그날은 사자들이 오지 않았죠.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Op een nacht liep ik met een toorts rond de stal en die dag zijn de leeuwen niet gekomen.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Pewnej nocy chodziłem wokół zagrody z latarką i tego dnia lwy się nie pokazały.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Vì thế vào một đêm, tôi cầm một cây đuốc đi xung quanh chuồng bò, vào hôm đó, những con sư tử ấy không đến.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Yhtenä iltana kävelin suojan ympärillä soihdun kanssa, ja sinä päivänä leijonat eivät tulleet.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Една вечер обикалях с фенер, и тогава лъвовете не дойдоха.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.И когда однажды ночью я ходил вокруг загона с факелом, в этот день они не пришли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Однієї ночі я прогулювався навколо корівника зі смолоскипом, і саме того дня леви не прийшли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.אז לילה אחד הלכתי סביב הסככה עם פנס, ובאותו לילה, האריות לא באו.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.لذا في ليلة ، كنت أمشي حول الحظيرة ومعي مشعل، وفي هذا اليوم، الأسود لم تأتي .
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.その日 ライオンは 柵には 近寄りませんでした ライオンは 動く光を怖がることが 分かったんです
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor:A toto je jedna z Lorenzettiho nejvýznamnějších maleb.
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor: İsa'nın sünnet edilmek için kiliseye getirilmesini.Ікона зображає історію з Нового Завіту, коли малого Ісуса принесли до храму щоб зробити обрізаня.
Bu ahırda bekleyecek artık bir şey kalmadı.Mieszka tu trochę biednych rodzin.
Bu ahırda bekleyecek artık bir şey kalmadı.Não tem mais o que vigiar nessa pocilga.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Dalam rumah jagal ini, ternak yang telah dicap dan dipotong tanduknya dibawa ke dalam suatu kandang khusus.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Ezen a vágóhídon a megbélyegzett és szarvatlanított állatot egy boxba viszik.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In acest abator, vitele marcate si cu coarnele taiate sunt aduse intr-un stal.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In diesem Schlachthaus werden die gebrandmarkten und enthornten Rinder in einen Stall gebracht.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In questo macello il bestiame marchiato a fuoco e dalle corna tagliate viene portato in una stalla.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Vid detta slakthus tas det märkta och avhornade boskapet till ett stall.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Σ' αυτό το σφαγείο, η σφραγισμένη και χωρίς κέρατα αγελάδα οδηγείται στο παχνί. αναισθητικά βέλη
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.,במשחטה זו הבקר המסומן וגדוע הקרניים .מובא אל תוך תא
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Ezen a vágóhídon a megbélyegzett és szarvatlanított állatot egy boxba viszik.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In acest abator, vitele marcate si cu coarnele taiate sunt aduse intr-un stal.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In diesem Schlachthaus werden die gebrandmarkten und enthornten Rinder in einen Stall gebracht.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In questo macello il bestiame marchiato a fuoco e dalle corna tagliate viene portato in una stalla.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Jagal ini, bermerek dan dehorned ternak dibawa ke sebuah kios.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.las vacas descornadas y marcadas son llevadas a una jaula.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Na těchto jatkách jsou označkované a odrohované krávy umístěny do kotce.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Tässä teurastamossa merkitty ja sarveton karja tuodaan pieneen karsinaan. tainnuttavat pultit
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Vid detta slakthus tas det märkta och avhornade boskapet till ett stall.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.V tej klavnici, živali, ki so jih prej ožigosali in jim odstranili rogove, privedejo v boks.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.W tej rzeźni oznaczone i pozbawione rogów bydło trafia do boksów
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.В этой скотобойне, фирменное и удаленный рога рогатый скот принесен в киоск.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.במשחטה זו, הבקר המסומן וגדוע הקרניים מובא אל תוך תא.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Dali farmárom -- sú plagáty, čo vylepili do chlievu, a majú tiež DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.DVDも作成されました 私もDVDを持ってます
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.En de boeren moesten --- er zijn van die posters in de schuur, en ze hebben ook een DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Et ils ont amené les fermiers à... ...Il y a avait des affiches à mettre dans la grange et ils avaient un DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Lalu ada para peternak -- inilah poster yang mereka pasang di kandang, dan mereka memiliki DVD.