ahi ile cümle

ahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ahır gübresi, toprağın işlenmesini kolaylaştırır.Väetiste kasutamine soodustab mulla säilimist.
Genç sürgünleri ahır hayvanlarında zehirlenmelere neden olabilir.Naistepunad on levinud umbrohud, mis võivad põhjustades kariloomadel mürgistust.
Ahıska Türkleri, bugün eski Sovyetler Birliği coğrafyasına ve Türkiye'de dağınık olarak yaşamaktadırlar.Tänapäeval on Meskheti türklased üle endise Nõukogude Liidu laiali pillutatud.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.C'est construit comme une grange, en utilisant un logiciel open source.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.E' costruito come un granaio rialzato utilizzando hardware open source.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Es ist wie ein Scheunenbau gebaut, der freie Hardware benutzt.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Este construit ca o munca voluntara, folosind infrastructura cu sursa deschisa.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Foi construído por uma equipa usando hardware de uso livre.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Het is een gezamenlijk bouwproject, met gebruik van open-source-hardware.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.그것은 위 아래가 뚫린 철물 재료를 사용해서 위로 길게 올라가는 헛간 모양으로 제작됩니다.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Közösségi munkával építjük, szabadon elérhető anyagokból.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Są budowane wspólnie, w czynie społecznym, przy użyciu ogólnodostępnych narzędzi.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Se construye como un "galpón de construcción colectiva", usando software de código abierto.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Είναι χτισμένο όπως ένας στάβλος ζώων, χρησιμοποιώντας υλικά που διατίθενται δωρεάν.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Все это делается коллективным методом, с использованием общедоступных инструментов.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Изградено е като плевня, използвайки хардуер с отворен код.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.זה בנוי כמו אסם גידול תוך שימוש בחומרת קוד-פתוח
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.انها بنيت كمخازن الحبوب القديمة ، باستخدام أجهزة المصدر المفتوح .
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.皆で力を合わせて組み立てます こちらは4分の一サイズの試作品です
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.그 남자의 아들들은 3 킬로미터가 떨어진 외양간에서 살도록 추방되었습니다.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Az öreg fiait kitaszították, 3 kilométernyire kellett élniük egy tehénpajtában.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Die Söhne des Mannes wurden lebenslang auf drei Kilometer Entfernung verbannt, in einen Kuhstall.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Fiii acelui om au fost alungaţi să trăiască la trei kilometri depărtare, într-un staul de vaci.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Les fils de l'homme ont été bannis, condamnés à vivre 3 kilomètres plus loin, dans une étable.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Miehen pojat karkotettiin elämään kolmen kilometrin päähän karjavajaan.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Os filhos do homem foram banidos para três quilómetros de distância, e viviam num estábulo de vacas.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Sönerna förvisades till att bo tre kilometer bort, i ett koskjul.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Sus hijos fueron desterrados a tres km de distancia, en un cobertizo de vacas.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Synowie tego człowieka zostali wygnani z wioski, żeby żyć trzy kilometry od niej, w komórce dla zwierząt.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Zijn zoons werden verbannen naar een koeienstal, drie kilometer verderop.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Ο γιοί του άντρα εξορίστηκαν να ζουν 3 χιλιόμετρα μακριά, σε μια στάνη.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Синам чоловіка було наказано жити в трьох кілометрах від села, в сараї.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Синовете на мъжа бяха прокудени да живеят на три километра, в обор.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Сыновьям мужчины было наказано жить в трех километрах от деревни, в сарае.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.בניו של האיש הוגלו למרחק שלושה קילומטרים משם, לחיות ברפת.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.تم نفي أبناء الرجل ليعيشوا على بعد ثلاثة كيلومترات، في زريبة البقر.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.勿論、欧米人は「単なる事故だったんだからそれは不公平だ。
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.In možje so storili tako; in vzamejo dve doječi kravi in ju vprežejo v voz, njiju teleti pa zaklenejo doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.그 사람들이 그같이 하여 젖 나는 소 둘을 끌어다가 수레를 메우고 송아지들은 집에 가두고
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Männen gjorde så; de togo två kor som gåvo di och spände dem för vagnen; men deras kalvar behöllo de hemma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Oamenii au făcut aşa. Au luat două vaci cari alăptau, le-au înjugat la car, şi le-au închis viţeii acasă.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Og mennene gjorde således: De tok to nybære kyr og spente dem for vognen, men kalvene holdt de tilbake hjemme.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Učinili tedy ti muži tak, a vzavše dvě krávy otelené, zapřáhli je do toho vozu, a telata jejich zavřeli doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Vtedy mužovia urobili tak; vzali dve kojné kravy a zapriahli ich do voza a ich teľce zavreli doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.И мъжете сториха така: взеха две дойни крави, та ги впрегнаха в колата, а телците им затвориха у дома.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.И сделали они так: и взяли двух первородивших коров и впрягли их в колесницу, а телят их удержали дома;
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ויעשו האנשים כן ויקחו שתי פרות עלות ויאסרום בעגלה ואת בניהם כלו בבית׃
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ففعل الرجال كذلك واخذوا بقرتين مرضعتين وربطوهما الى العجلة وحبسوا ولديهما في البيت
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非 利 士 人 就 這 樣 行 、 將 兩 隻 有 乳 的 母 牛 套 在 車 上 、 將 牛 犢 關 在 家 裡
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非利士人 就 這樣行 、 將兩隻 有乳 的 母牛 套在 車上 、 將牛犢關 在 家裡
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.E mente si stava appisolando, stavano leggendo dal libro di Leviticus della Torah.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Enquanto ele dormitava, estavam a ler do livro de Levítico da Tora
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.En terwijl hij langzaam wegdroomde, werd er voorgelezen uit het boek Leviticus uit de Thora.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Et pendant qu'il piquait du nez, ils étaient en train de lire le livre du Leviticus dans la Torah.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.In timp ce se citea din Leviticul din Tora, el atipise.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.부자가 졸고 있는 동안 회당에서는 사람들이 레위기 서의 한 부분을 읽고 있었습니다.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Och medan han slumrade lästes det ur Leviticus i Toran.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Podczas jego drzemki czytano z księgi Kapłańskiej, z Tory.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Saat ia tertidur, orang-orang sedang membaca kitab Imamat dalam kitab Taurat.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Und als er also am Dösen war, lasen sie aus dem Buch Levitikus in der Tora.

İlgili Sayfalar