ahi ile cümle
ahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Và trong khi ông ta đang ngủ gật, mọi người đang đọc cuốn sách của Leviticus trong luật Torah.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.А докато дремел, четяли от книгата Левит в Тората.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Пока он дремал, читалась книга Левита из Торы.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.Поки він дрімав, читалися уривки з Книги Левіт з Тори.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.ובעוד הוא מנמנם, הם קראו מספר ויקרא.
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.واثناء غفوته كان يُقرا سفر اللاوين من التوراة
Adam uyuklarken, Tevrat'ta Levililer'den (Eski Ahit'in 3. kitabı) bir bölüm okunuyordu.古代の話でした。昔、エルサレムにあった寺院の祭司たちが
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram était préposé aux impôts; Josaphat, fils d`Achilud, était archiviste;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.A-đô-ram được bầu_cử coi về thuế_khóa ; Giô-sa-phát , con_trai A-hi-lút , làm thủ bộ ;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram era mai mare peste dări; Iosafat, fiul lui Ahilud, era scriitor (arhivar);
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoniram estaba a cargo del tributo laboral. Josafat hijo de Ajilud era el cronista
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoniram havde Tilsynet med Hoveriarbejdet; Josjafat, Ahiluds Søn, var Kansler;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adorám bol nad daňou, a Jozafat, syn Achilúdov, bol kancelárom.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram był poborcą, a Jozafat, syn Ahiluda, kanclerzem.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.A-đô-ram được bầu cử coi về thuế khóa; Giô-sa-phát, con trai A-hi-lút, làm thủ bộ;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram had de leiding over de dwangarbeiders en Josafat fungeerde als kanselier.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram hadde opsyn med dem som gjorde pliktarbeid, og Josafat, sønn av Akilud, var historieskriver;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram hade uppsikten över de allmänna arbetena, och Josafat, Ahiluds son, var kansler.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram oli verotöiden valvojana, ja Joosafat, Ahiludin poika, oli kanslerina.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adorám pedig adószedõ, és Jósafát, Ahiludnak fia, emlékíró vala.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoràm sovrintendeva ai lavori forzati; Giosafat, figlio di Achilùd, era archivista
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Adoram war Rentmeister. Josaphat, der Sohn Ahiluds, war Kanzler.
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.e Adorão sobre a gente de trabalhos forçados; Jeosafá, filho de Ailude, era cronista;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.in Adoram je bil nad robotniki, in Josafat, sin Ahiludov, je bil deželni letopisec,
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Kepala pekerja paksa: Adoram. Bendahara negara: Yosafat anak Ahilud
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.아도니람은 감역관이 되고 아힐룻의 아들 여호사밧은 사관이 되고
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Též Aduram byl nad platy, a Jozafat syn Achiludův byl kanclířem,
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.και Αδωραμ ητο επι των φορων και Ιωσαφατ, ο υιος του Αχιλουδ, υπομνηματογραφος
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Адорам беше над данъка; Иосафат Ахилудовият син, летописец;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.Адорам – над сбором податей; Иосафат, сын Ахилуда – дееписателем;
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.ואדרם על המס ויהושפט בן אחילוד המזכיר׃
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.وادورام على الجزية ويهوشافاط بن اخيلود مسجلا
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.亞 多 蘭 掌 管 服 苦 的 人 . 亞 希 律 的 兒 子 約 沙 法 作 史 官
Adoram angaryasına çalışanlardan sorumluydu. Ahilut oğlu Yehoşafat devlet tarihçisiydi.亞多 蘭 掌管 服苦 的 人 . 亞希 律的 兒子 約沙 法作 史官
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››A dopytoval sa za neho Hospodina a dal mu potravu na cestu a dal mu i meč Goliáša Filištínskeho.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Ahimelec a întrebat pe Domnul pentru el, i -a dat merinde şi i -a dat sabia lui Goliat, Filisteanul.``
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››A ki õ érette megkérdé az Urat, és eleséget adott néki, sõt a Filiszteus Góliáth kardját is néki adá.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Denne frågade då HERREN för honom och gav honom reskost; han gav honom ock filistéen Goljats svärd.»
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Der fragte den HERRN für ihn und gab ihm Speise und das Schwert Goliaths, des Philisters.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Éste consultó por él a Jehovah, le dio provisiones y también le entregó la espada de Goliat el filisteo
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››In on je zanj vprašal GOSPODA in mu je dal živeža in meč Goliata Filistejca.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››아히멜렉이 그를 위하여 여호와께 묻고 그에게 식물도 주고 블레셋 사람 골리앗의 칼도 주더이다
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Kterýž radil se o něho s Hospodinem a dal jemu potravy, také i meč Goliáše Filistinského dal jemu.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Og Akimelek adspurte Herren for ham og gav ham reisekost og lot ham få filisteren Goliats sverd.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››og han rådspurgte HERREN for ham og gav ham Rejsetæring og Filisteren Goliats Sværd!"
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››o qual consultou por ele ao Senhor, e lhe deu mantimento, e lhe deu também a espada de Golias, o filisteu.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Tämä kysyi hänelle neuvoa Herralta ja evästi hänet ja antoi hänelle filistealaisen Goljatin miekan."
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››и тот вопросил о нем Господа, и дал ему продовольствие, и меч Голиафа Филистимлянина отдал ему.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››който се допита до Господа за него и му даде храна, даде му и меча на филистимеца Голиат.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››וישאל לו ביהוה וצידה נתן לו ואת חרב גלית הפלשתי נתן לו׃
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››فسأل له من الرب واعطاه زادا وسيف جليات الفلسطيني اعطاه اياه.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞 希 米 勒 為 他 求 問 耶 和 華 、 又 給 他 食 物 、 並 給 他 殺 非 利 士 人 歌 利 亞 的 刀
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞希 米勒 為 他 求問 耶和華 、 又 給 他 食物 、 並給 他 殺 非利士人 歌 利亞 的 刀
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.Aconteció que cuando Abiatar hijo de Ajimelec huyó a donde estaba David, a Queila, llevó consigo el efod
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.A stalo sa, keď utekal Ebiatár, syn Achimelechov, k Dávidovi do Keily, že sišiel dolu s efodom v ruke.
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.Cînd a fugit Abiatar, fiul lui Ahimelec, la David în Cheila, s'a pogorît cu efodul în mînă.
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.Da Abjatar, Akimeleks sønn, flyktet til David i Ke'ila, hadde han livkjortelen med sig der ned.
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.Dengang Ebjatar, Ahimeleks Søn, flygtede til David - han drog med David ned til Ke'ila - havde han Efoden med.
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.Denn da Abjathar, der Sohn Ahimelechs, floh zu David gen Kegila, trug er den Leibrock mit sich hinab.
Ahimelekin oğlu Aviyatar kaçıp Keilada bulunan Davuta gittiğinde, efodu da birlikte götürmüştü.I stało się, że uderzyło Dawida serce jego, przeto że urznął kraj płaszcza Saulowego.