Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,về chi_phái con_cháu A-se , một quan trưởng tên là A-hi-hút , con_trai Se-lu-mi ;
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,za pokolenie synov Aserových knieža, Achihúd, syn Šelomiho,
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,za rod Aserjevih sinov knez Ahihud, sin Selomijev,
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,και εκ της φυλης των υιων Ασηρ, ο αρχων Αχιουδ ο υιος του Σελωμι
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,для колена сынов Асировых князь Ахиуд, сын Шеломия;
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,от племето на асирците: първенец Ахиуд Шеломиевият син;
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,ולמטה בני אשר נשיא אחיהוד בן שלמי׃
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,ومن سبط بني اشير الرئيس اخيهود بن شلومي.
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,亞 設 支 派 、 有 一 個 首 領 、 示 羅 米 的 兒 子 亞 希 忽
Aşer oymağından Şelomi oğlu önder Ahihut,亞設 支派 、 有 一 個 首 領 、 示羅 米 的 兒子亞 希忽
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom a zis lui Ahitofel: ,,Sfătuiţi-vă împreună; ce avem de făcut?``
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom dit à Achitophel: Consultez ensemble; qu`avons-nous à faire?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom wendde zich tot Achitofel en vroeg hem: "Wat gaan we nu doen?"
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalon sagde så til Akitofel: "Kom med eders Råd! Hvad skal vi gøre?"
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Allora Assalonne disse ad Achitòfel: «Consultatevi su quello che dobbiamo fare»
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Áp - sa-lôm bèn nói cùng A-hi-tô-phe rằng : Hai ngươi hãy mưu cùng nhau đặng định đều chúng_ta phải làm .
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Áp-sa-lôm bèn nói cùng A-hi-tô-phe rằng: Hai ngươi hãy mưu cùng nhau đặng định đều chúng ta phải làm.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Então disse Absalão a Aitofel: Dai o vosso conselho sobre o que devemos fazer.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Entonces Absalón dijo a Ajitofel: --Da tu consejo sobre lo que debemos hacer
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.In Absalom veli Ahitofelu: Svetuj, kaj nam je storiti?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Kemudian Absalom berkata kepada Ahitofel, "Katakanlah apa yang harus kita lakukan.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.압살롬이 아히도벨에게 이르되 너는 어떻게 행할 모략을 우리에게 가르치라
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Monda pedig Absolon Akhitófelnek: Adjatok tanácsot, mit cselekedjünk?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Och Absalom sade till Ahitofel: »Given nu ett råd om vad vi skola göra.»
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Potom povedal Absalom Achitofelovi: Nože poraďte, čo máme robiť!
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Řekl pak Absolon Achitofelovi: Raďtež, co máme činiti?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Rzekł potem Absalom do Achitofela: Radźcież, co mam czynić?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Så sa Absalom til Akitofel: Gi nu I et råd og si hvad vi skal gjøre!
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Sitten Absalom sanoi Ahitofelille: "Antakaa nyt neuvo, mitä meidän on tehtävä".
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Und Absalom sprach zu Ahithophel: Ratet zu, was sollen wir tun?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Τοτε ειπεν ο Αβεσσαλωμ προς τον Αχιτοφελ, Συμβουλευθητε μεταξυ σας τι θελομεν καμει.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.И сказал Авессалом Ахитофелу: дайте совет, что нам делать.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Тогава Авесалом каза на Ахитофела: Дайте си съвета какво да правим.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.ויאמר אבשלום אל אחיתפל הבו לכם עצה מה נעשה׃
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.وقال ابشالوم لاخيتوفل اعطوا مشورة ماذا نفعل.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.押 沙 龍 對 亞 希 多 弗 說 、 你 們 出 個 主 意 、 我 們 怎 樣 行 纔 好
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.押 沙龍對亞 希 多 弗說 、 你 們出個 主意 、 我們怎樣 行 纔好
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.A Absalom a všetok ľud, mužovia Izraelovi, prišli do Jeruzalema, a Achitofel s ním.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Aber Absalom und alles Volk der Männer Israels kamen gen Jerusalem und Ahithophel mit ihm.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absalão e todo o povo, os homens de Israel, vieram a Jerusalém; e Aitofel estava com ele.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absalom pa in vse ljudstvo, vsi možje Izraelovi, so bili prišli v Jeruzalem, in Ahitofel ž njim.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absalom şi tot poporul, bărbaţii lui Israel, intraseră în Ierusalim. Ahitofel era şi el cu Absalom.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absalón y todo el pueblo, los hombres de Israel, entraron en Jerusalén; y Ajitofel estaba con él
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absolon pak i všecken lid Izraelský přišli do Jeruzaléma, a Achitofel s ním.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Absolon pedig és az egész nép, Izráelnek férfiai, bemenének Jeruzsálembe, és Akhitófel is õ vele.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Áp - sa-lôm và hết_thảy người Y-sơ-ra-ên đều đã vào Giê-ru-sa-lem rồi , và A-hi-tô-phe theo người .
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Áp-sa-lôm và hết thảy người Y-sơ-ra-ên đều đã vào Giê-ru-sa-lem rồi, và A-hi-tô-phe theo người.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Imidlertid var Absalom med alt sitt folk, Israels menn, kommet til Jerusalem og Akitofel var med ham.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Imidlertid var Absalon draget ind i Jerusalem med alle Israels Mænd, og Akitofel var hos ham.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Intanto Assalonne con tutti gli Israeliti era entrato in Gerusalemme e Achitòfel era con lui
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.압살롬과 모든 이스라엘 백성들이 예루살렘에 이르고 아히도벨도 저와 함께 이른지라
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Lecz Absalom i wszystek lud mężów Izraelskich, przyszli do Jeruzalemu, także i Achitofel z nim.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Men Absalom hade med allt sitt folk, Israels män, kommit till Jerusalem; han hade då också Ahitofel med sig.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Mutta Absalom ja kaikki kansa, Israelin miehet, olivat tulleet Jerusalemiin; ja Ahitofel oli hänen kanssansa.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Ondertussen waren Absalom en zijn mannen in gezelschap van Achitofel in Jeruzalem aangekomen.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Ο δε Αβεσσαλωμ και πας ο λαος, οι ανδρες Ισραηλ, ηλθον εις Ιερουσαλημ, και ο Αχιτοφελ μετ' αυτου.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Авессалом же и весь народ Израильский пришли в Иерусалим, и Ахитофел с ним.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.Между това, Авесалом и всичките люде, сиреч , Израилевите мъже дойдоха в Ерусалим; и Ахитофел с него.
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.ואבשלום וכל העם איש ישראל באו ירושלם ואחיתפל אתו׃
Avşalomla İsrail halkı Yeruşalime girmişlerdi. Ahitofel de Avşalomla birlikteydi.واما ابشالوم وجميع الشعب رجال اسرائيل فاتوا الى اورشليم واخيتوفل معهم.