aha ile cümle
aha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Omri ölüp atalarına kavuşunca, Samiriyede gömüldü ve yerine oğlu Ahav kral oldu.暗利 與 他 列祖 同 睡 、 葬在 撒瑪利亞 . 他 兒子亞哈 接續 他 作王
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Az idõben külde Akház király az Assiriabeli királyhoz, hogy megsegítené õt.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.En aquel tiempo el rey Acaz envió a pedir ayuda al rey de Asiria
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.En ce temps-là, le roi Achaz envoya demander du secours aux rois d`Assyrie.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.In quel tempo il re Acaz mandò a chiedere aiuto al re di Assiria
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.그 때에 아하스왕이 앗수르 왕에게 보내어 도와주기를 구하였으니
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Naquele tempo o rei Acaz mandou pedir socorro ao rei da Assíria.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.På denne tid sendte kong Akas bud til kongene i Assyria og bad dem om hjelp.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.På den Tid sendte Kong Akaz Assyrerkongen Bud om Hjælp.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Pe vremea aceea, împăratul Ahaz a trimes să ceară ajutor dela împăraţii Asiriei.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Siihen aikaan kuningas Aahas lähetti sanansaattajat Assurin kuningasten tykö saadaksensa apua.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Tisti čas pošlje kralj Ahaz h kraljem v Asiriji, da bi mu pomagali.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Toho času poslal král Achas k králům Assyrským, aby mu pomoc dali.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Trong lúc đó , vua A-cha sai sứ đi_cầu vua A-si-ri tiếp_cứu mình
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Trong lúc đó, vua A-cha sai sứ đi cầu vua A-si-ri tiếp cứu mình
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Vid samma tid sände konung Ahas bud till konungarna i Assyrien, med begäran att de skulle hjälpa honom.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.V tom čase poslal kráľ Achaz k assýrskym kráľom, aby mu pomohli.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Zu derselben Zeit sandte der König Ahas zu den Königen von Assyrien, daß sie ihm hülfen.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Κατα τον καιρον εκεινον ο βασιλευς Αχαζ απεστειλε προς τους βασιλεις της Ασσυριας, δια να βοηθησωσιν αυτον.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В онова време цар Ахаз прати до асирийските царе да иска помощ,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В то время послал царь Ахаз к царям Ассирийским, чтоб они помогли ему,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.בעת ההיא שלח המלך אחז על מלכי אשור לעזר לו׃
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.في ذلك الوقت ارسل الملك آحاز الى ملوك اشور لكي يساعدوه.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那 時 、 亞 哈 斯 王 差 遣 人 去 見 亞 述 諸 王 、 求 他 們 幫 助
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那時 、 亞哈斯王 差遣 人 去 見亞 述諸王 、 求 他 們幫助
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Anche la regina Vasti offrì un banchetto alle donne nella reggia del re Assuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng_hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru .
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.I kráľovná Vasta spravila hostinu ženám v kráľovskom dome, ktorý patril kráľovi Ahasverovi.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Împărăteasa Vasti a dat şi ea un ospăţ femeilor, în casa împărătească a împăratului Ahaşveroş.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.왕후 와스디도 아하수에로 왕궁에서 부녀들을 위하여 잔치를 베푸니라
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.La reine Vasthi fit aussi un festin pour les femmes dans la maison royale du roi Assuérus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Myöskin kuningatar Vasti laittoi naisille pidot kuningas Ahasveroksen kuninkaalliseen palatsiin.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Også Dronning Vasjti gjorde et Gæstebud for Kvinderne i Kong Ahasverus's Kongeborg.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidig gjorde dronning Vasti et gjestebud for kvinner i kong Ahasverus kongelige hus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidigt gjorde ock Vasti, drottningen, ett gästabud för kvinnorna i konung Ahasveros' kungliga palats.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Sementara itu Wasti, permaisuri raja, juga mengadakan pesta untuk para wanita di dalam istana
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Také i královna Vasti učinila hody ženám v domě královském krále Asvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Também a rainha Vasti deu um banquete �s mulheres no palácio do rei Assuero.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.También la reina Vasti hizo un banquete para las mujeres en el palacio real del rey Asuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tegelijkertijd gaf koningin Vasthi een feest voor de vrouwen in het paleis.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tudi kraljica Vasti je napravila gostovanje ženam v kraljevi hiši, ki je bila kralja Ahasvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Und die Königin Vasthi machte auch ein Mahl für die Weiber im königlichen Hause des Königs Ahasveros.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Vásti királyné is lakomát szerze a nõknek, a királyi házban, mely Ahasvérus királyé vala.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Wasty też królowa sprawiła ucztę na białegłowy w domu królewskim króla Aswerusa.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Και Αστιν ετι η βασιλισσα εκαμεν εις τας γυναικας συμποσιον εν τω οικω τω βασιλικω του βασιλεως Ασσουηρου.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.А и царица Астин направи на жените угощение в царската къща на царя Асуира.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.И царица Астинь сделала также пир для женщин в царском доме царя Артаксеркса.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.גם ושתי המלכה עשתה משתה נשים בית המלכות אשר למלך אחשורוש׃
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.ووشتي الملكة عملت ايضا وليمة للنساء في بيت الملك الذي للملك احشويروش
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王 后 瓦 實 提 在 亞 哈 隨 魯 王 的 宮 內 、 也 為 婦 女 設 擺 筵 席
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王后 瓦實提 在 亞哈隨魯王 的 宮內 、 也為婦 女 設擺 筵席
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdia andò incontro ad Acab e gli riferì la cosa. Acab si diresse verso Elia
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdias, étant allé à la rencontre d`Achab, l`informa de la chose. Et Achab se rendit au-devant d`Élie.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak odišiel Obadiáš vústrety Achabovi a oznámil mu to. A Achab vyšiel vústrety Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak šel Abdiáš vstříc Achabovi, a oznámil jemu. Pročež šel i Achab v cestu Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak szedł Abdyjasz przeciw Achabowi, i oznajmił mu to. Przetoż szedł Achab przeciw Elijaszowi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Då gick Obadja Ahab till mötes och förkunnade detta för honom; och Ahab begav sig åstad för att möta Elia.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Da ging Obadja hin Ahab entgegen und sagte es ihm an. Und Ahab ging hin Elia entgegen.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Elméne azért Abdiás Akháb eleibe, és megjelenté ezt néki, és eleibe méne Akháb Illésnek.