RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.I czynił Achab, syn Amrego, złe przed oczyma Pańskiemi nad wszystkie, którzy byli przed nim.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.In Ahab, sin Omrijev, je delal, kar je bilo hudo v očeh GOSPODOVIH, bolj nego vsi, kar jih je bilo pred njim.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.오므리의 아들 아합이 그 전의 모든 사람보다 여호와 보시기에 악을 더욱 행하여
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.Men Ahab, Omris son, gjorde vad ont var i HERRENS ögon, mer än någon av dem som hade varit före honom.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.Mutta Ahab, Omrin poika, teki sitä, mikä on pahaa Herran silmissä, enemmän kuin kaikki hänen edeltäjänsä.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.und tat was dem HERRN übel, gefiel, über alle, die vor ihm gewesen waren.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.Και επραξεν ο Αχααβ ο υιος του Αμρι πονηρα ενωπιον του Κυριου, υπερ παντας τους προ αυτου.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.А Ахаав, Амриевият син, върши зло пред Господа повече от всичките, които бяха преди него.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.И делал Ахав, сын Амврия, неугодное пред очами Господа более всехбывших прежде него.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.ויעש אחאב בן עמרי הרע בעיני יהוה מכל אשר לפניו׃
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.وعمل اخآب بن عمري الشر في عيني الرب اكثر من جميع الذين قبله.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.暗 利 的 兒 子 亞 哈 、 行 耶 和 華 眼 中 看 為 惡 的 事 、 比 他 以 前 的 列 王 更 甚
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.暗利 的 兒子 亞哈 、 行 耶和華 眼 中看 為惡 的 事 、 比他 以前 的 列 王更甚
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,I rzekł Pan: Kto zwiedzie Achaba, aby szedł a upadł w Ramot Galaad? A gdy mówił jeden tak, a drugi inaczej;
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,여호와께서 말씀하시기를 누가 아합을 꾀어 저로 길르앗 라못에 올라가서 죽게 할꼬 하시니 하나는 이렇게 하겠다 하고 하나는 저렇게 하겠다 하였는데
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,ויאמר יהוה מי יפתה את אחאב ויעל ויפל ברמת גלעד ויאמר זה בכה וזה אמר בכה׃
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,فقال الرب من يغوي اخآب فيصعد ويسقط في راموت جلعاد. فقال هذا هكذا وقال ذاك هكذا.
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,耶 和 華 說 、 誰 去 引 誘 亞 哈 上 基 列 的 拉 末 去 陣 亡 呢 . 這 個 就 這 樣 說 、 那 個 就 那 樣 說
RAB sordu: ‹Ramot-Gilata saldırıp ölsün diye Ahavı kim kandıracak?› ‹‹Kimi şöyle, kimi böyle derken,耶和華 說 、 誰去 引誘亞 哈 上 基列 的 拉末 去陣亡 呢 . 這個 就 這樣說 、 那個 就 那 樣說
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.대유행병은 18개월 동안 세차례 순환과정을 거쳤습니다. 당시에는 민간항공기 운항이 없었을 때입니다.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.De pandemie woedde drie keer, verspreid over 18 maanden toen er nog geen commerciële luchtvaart was.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Dịch bệnh lan truyền ba lần trong vòng 18 tháng khi không có sự lưu thông thương mại hàng không .
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Die Pandemie zirkulierte drei Mal in 18 Monaten, und das ohne die zivile Luftfahrt.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.La pandemia circolò tre volte in 18 mesi in assenza di viaggi aerei commerciali.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.La pandemia circuló tres veces en 18 meses en ausencia de viajes aéreos comerciales.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.La pandémie a circulé trois fois en 18 mois en l'absence de vols commerciaux.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Pandemia a circulat de trei ori în 18 luni în absenţa circulației comerciale aeriene.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Pandemia miała 3 nawroty w ciągu 18 miesięcy, a nie było wtedy komercyjnych lotów.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Пандемия повторилась три раза в течение 18 месяцев, и это при отсутствии коммерческих воздушных перевозок.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.Пандемията циркулирала три пъти за 19 месеца при отсъствие на търговско въздухоплаване.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.היו שלושה מחזורי מגפה ב- 18 חודשים עקב היעדר טיסות מסחריות.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.لقد دار الوباء ثلاثة مرات في ال18 شهر الماضيين في غياب الطيران التجاري.
Salgın 1 buçuk yılda üç dalg ahalinde ülkeyi dolaştı ki, ticari uçuşlar bu devirde yoktu.民間航空会社のない時代です 第2波は 突然変異株による スーパーキラーの波でした
Seni bayıltana dek yoracağız ve sonra Kimblee'ye vereceğiz. Aha.Θα σε τσακίσουμε στο ξύλο και θα σε δώσουμε στον Κίμπλι.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Apoi Ilie a zis lui Ahab: ,,Suie-te de mănîncă şi bea; căci se aude vuiet de ploaie.``
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Derpå sagde Elias til Akab: "Gå op og spis og drik, thi der høres Susen af Regn."
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Ðoạn , Ê - li nói cùng A-háp rằng : Hãy đi lên , ăn và uống , vì tôi đã nghe tiếng mưa lớn .
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Ðoạn, Ê-li nói cùng A-háp rằng: Hãy đi lên, ăn và uống, vì tôi đã nghe tiếng mưa lớn.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Elia disse ad Acab: «Su, mangia e bevi, perché sento un rumore di pioggia torrenziale»
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Então disse Elias a Acabe: Sobe, come e bebe, porque há ruído de abundante chuva.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Entonces Elías dijo a Acab: --Sube, come y bebe; porque se oye el ruido de una fuerte lluvia
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Et Élie dit à Achab: Monte, mange et bois; car il se fait un bruit qui annonce la pluie.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.In Elija veli Ahabu: Pojdi gori, jej in pij, kajti šumi, kakor da se bliža silen dež.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Ja Elia sanoi Ahabille: "Nouse, syö ja juo, sillä sateen kohina kuuluu".
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.엘리야가 아합에게 이르되 올라가서 먹고 마시소서 큰 비의 소리가 있나이다
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.kor monda Illés Akhábnak: Eredj fel, egyél és igyál, mert nagy esõnek zúgása [hallszik.]
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Och Elia sade till Ahab: »Begiv dig ditupp, ät och drick, ty jag hör bruset av regn.»
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Potem rzekł Elijasz do Achaba: Idź, jedz, a pij; albowiem oto szum dżdżu wielkiego.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Potom riekol Eliáš Achabovi: Iď hore, najedz sa a napi sa, lebo sa blíži hukot veľkého dažďa.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Så sa Elias til Akab: Gå nu op og et og drikk! For jeg hører regnet suse.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Tedy řekl Eliáš Achabovi: Jdi, pojez a napí se, nebo aj, zvuk velikého deště.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Und Elia sprach zu Ahab: Zieh hinauf, iß und trink; denn es rauscht, als wollte es sehr regnen.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Και ειπεν ο Ηλιας προς τον Αχααβ, Αναβα, φαγε και πιε. διοτι ειναι φωνη πληθους βροχης.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.И сказал Илия Ахаву: пойди, ешь и пей, ибо слышен шум дождя.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Тогава Илия каза на Ахаава: Качи се, яж и пий, защото се чува глас на изобилен дъжд.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.ויאמר אליהו לאחאב עלה אכל ושתה כי קול המון הגשם׃
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.وقال ايليا لاخآب اصعد كل واشرب لانه حس دوي مطر.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.以 利 亞 對 亞 哈 說 、 你 現 在 可 以 上 去 喫 喝 、 因 為 有 多 雨 的 響 聲 了
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.以利 亞對亞 哈說 、 你 現 在 可以 上去 喫 喝 、 因 為 有 多雨 的 響聲了
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.A ręka Pańska była nad Elijaszem; i przepasał biodra swe, i bieżał przed Achabem, aż przyszedł do Jezreela.