Ana içeriğe geç
Sözlük

aha ile cümle

aha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Κατα τον καιρον εκεινον ο βασιλευς Αχαζ απεστειλε προς τους βασιλεις της Ασσυριας, δια να βοηθησωσιν αυτον.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В онова време цар Ахаз прати до асирийските царе да иска помощ,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В то время послал царь Ахаз к царям Ассирийским, чтоб они помогли ему,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.בעת ההיא שלח המלך אחז על מלכי אשור לעזר לו׃
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.في ذلك الوقت ارسل الملك آحاز الى ملوك اشور لكي يساعدوه.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那 時 、 亞 哈 斯 王 差 遣 人 去 見 亞 述 諸 王 、 求 他 們 幫 助
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那時 、 亞哈斯王 差遣 人 去 見亞 述諸王 、 求 他 們幫助
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Anche la regina Vasti offrì un banchetto alle donne nella reggia del re Assuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng_hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru .
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.I kráľovná Vasta spravila hostinu ženám v kráľovskom dome, ktorý patril kráľovi Ahasverovi.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Împărăteasa Vasti a dat şi ea un ospăţ femeilor, în casa împărătească a împăratului Ahaşveroş.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.왕후 와스디도 아하수에로 왕궁에서 부녀들을 위하여 잔치를 베푸니라
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.La reine Vasthi fit aussi un festin pour les femmes dans la maison royale du roi Assuérus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Myöskin kuningatar Vasti laittoi naisille pidot kuningas Ahasveroksen kuninkaalliseen palatsiin.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Også Dronning Vasjti gjorde et Gæstebud for Kvinderne i Kong Ahasverus's Kongeborg.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidig gjorde dronning Vasti et gjestebud for kvinner i kong Ahasverus kongelige hus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidigt gjorde ock Vasti, drottningen, ett gästabud för kvinnorna i konung Ahasveros' kungliga palats.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Sementara itu Wasti, permaisuri raja, juga mengadakan pesta untuk para wanita di dalam istana
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Také i královna Vasti učinila hody ženám v domě královském krále Asvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Também a rainha Vasti deu um banquete �s mulheres no palácio do rei Assuero.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.También la reina Vasti hizo un banquete para las mujeres en el palacio real del rey Asuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tegelijkertijd gaf koningin Vasthi een feest voor de vrouwen in het paleis.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tudi kraljica Vasti je napravila gostovanje ženam v kraljevi hiši, ki je bila kralja Ahasvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Und die Königin Vasthi machte auch ein Mahl für die Weiber im königlichen Hause des Königs Ahasveros.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Vásti királyné is lakomát szerze a nõknek, a királyi házban, mely Ahasvérus királyé vala.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Wasty też królowa sprawiła ucztę na białegłowy w domu królewskim króla Aswerusa.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Και Αστιν ετι η βασιλισσα εκαμεν εις τας γυναικας συμποσιον εν τω οικω τω βασιλικω του βασιλεως Ασσουηρου.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.А и царица Астин направи на жените угощение в царската къща на царя Асуира.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.И царица Астинь сделала также пир для женщин в царском доме царя Артаксеркса.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.גם ושתי המלכה עשתה משתה נשים בית המלכות אשר למלך אחשורוש׃
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.ووشتي الملكة عملت ايضا وليمة للنساء في بيت الملك الذي للملك احشويروش
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王 后 瓦 實 提 在 亞 哈 隨 魯 王 的 宮 內 、 也 為 婦 女 設 擺 筵 席
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王后 瓦實提 在 亞哈隨魯王 的 宮內 、 也為婦 女 設擺 筵席
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdia andò incontro ad Acab e gli riferì la cosa. Acab si diresse verso Elia
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Abdias, étant allé à la rencontre d`Achab, l`informa de la chose. Et Achab se rendit au-devant d`Élie.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak odišiel Obadiáš vústrety Achabovi a oznámil mu to. A Achab vyšiel vústrety Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak šel Abdiáš vstříc Achabovi, a oznámil jemu. Pročež šel i Achab v cestu Eliášovi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.A tak szedł Abdyjasz przeciw Achabowi, i oznajmił mu to. Przetoż szedł Achab przeciw Elijaszowi.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Då gick Obadja Ahab till mötes och förkunnade detta för honom; och Ahab begav sig åstad för att möta Elia.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Da ging Obadja hin Ahab entgegen und sagte es ihm an. Und Ahab ging hin Elia entgegen.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Elméne azért Abdiás Akháb eleibe, és megjelenté ezt néki, és eleibe méne Akháb Illésnek.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Então foi Obadias encontrar-se com Acabe, e lho anunciou; e Acabe foi encontrar-se com Elias.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Entonces Abdías fue al encuentro de Acab y le informó. Acab fue al encuentro de Elías
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.오바댜가 가서 아합을 만나 고하매 아합이 엘리야를 만나려 하여 가다가
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Maka pergilah Obaja melaporkan kepada raja, dan Ahab pun berangkat untuk menemui Elia
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Niin Obadja meni Ahabia vastaan ja ilmoitti hänelle tämän. Ahab meni silloin Eliaa vastaan.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Obadia, ducîndu-se înaintea lui Ahab, l -a înştiinţat despre lucrul acesta. Şi Ahab s'a dus înaintea lui Ilie.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Obadja gik da Akab i Møde og meldte ham det, og Akab gik Elias i Møde.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Så gikk Obadja Akab i møte og sa det til ham; og Akab gikk Elias i møte.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Tedaj gre Obadija naproti Ahabu in mu to naznani. Ahab pa krene Eliju naproti.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Toen ging Obadja naar Achab om hem te vertellen dat Elia er was en Achab ging naar hem toe.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Vậy , Áp - đia đi đón A-háp , và thuật lại cho người . A-háp bèn đi đón Ê - li .
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.Vậy, Áp-đia đi đón A-háp, và thuật lại cho người. A-háp bèn đi đón Ê-li.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.И пошел Авдий навстречу Ахаву и донес ему. И пошел Ахав навстречу Илии.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.И тъй, Авдия отиде да посрещне Ахаава и му извести. А Ахаав отиде да посрещне Илия.
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.וילך עבדיהו לקראת אחאב ויגד לו וילך אחאב לקראת אליהו׃
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.فذهب عوبديا للقاء اخآب واخبره فسار اخآب للقاء ايليا
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.於 是 俄 巴 底 去 迎 著 亞 哈 告 訴 他 . 亞 哈 就 去 迎 著 以 利 亞
Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.於是 俄 巴 底 去 迎著 亞 哈 告訴 他 . 亞哈 就 去 迎著 以利亞
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod