2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.En enero de 2008 Gasa Dzong fue gravemente dañada por un incendio.
Günümüzde ise bunların sayısı azalmıştır, daha çok standart ahşap kovanlar kullanılmaktadır.Actualmente sigue funcionando, con una política de descargas mucho más estricta.
Eski ahşap yapıların bile ayakta kalabildiği yerlerde, yeni, demirli kargir binalar yıkılmıştır.Alrededor del casco antiguo, un tanto deteriorado, se alzan nuevos barrios de viviendas sociales.
Kenarlardaki ahşap duvarlar topun oyun alanında kalmasını sağlar.Algunos tienen piernas cosidas que les permiten sentarse en el teatrino.
Yaşlı adam ahşap bebeğe Pinokyo adını verdi.Il vecchio chiamò Pinocchio la bambola di legno.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Era il centro cerimoniale del potere imperiale e la più grande struttura in legno sopravvissuta in Cina.
Aynı yıl içinde geçici bir ahşap sütun Johann Frühwirth tarafından inşa edildi.Nello stesso anno, dunque, venne eretta una prima colonna, lignea, ad opera di Johann Frühwirth.
Kafes sistem, ahşap çubuklar bir araya getirilerek teşkil edilir.Segheria: permette di raccogliere legname.
Girişlerinin konutun ikinci katı tabanından, ahşap bir merdivenle olduğu düşünülmektedir.I resti di una scala suggeriscono che aveva un secondo piano.
Cami ilk hâlinde ahşap ve 1565 yılında kazandığı görünümünden daha ufak idi.La prima moschea era costruita in legno e decisamente più piccola rispetto all'edificio ricostruito nel 1565.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.In questi primi tempi, le costruzioni erano semplici, di legno e di adobe, non di pietra.
Aynı zamanda bu yüzeylere kumaş, ahşap ve diğer malzemelerin yapıştırılmasında da kullanılabilir.Trova impiego anche per migliorare l'adesione di tessuti, legno e altri materiali a queste superfici.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.È anche l'edificio in legno più grande al mondo.
Tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.Era costruita interamente in legno.
Kare bir planda olup, çatısı ahşaptır.Non è presente una sacrestia e il tetto è completamente in legno.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Sono 25 anni che il lago non si può vedere dalla città.
Binası iki katlı, taş örme, dış tarafı ahşap bir bina idi.Si tratta di due edifici posti fuori Porta Grande, la Catena era una stalla con annessa taverna.
Tüm dış cephesi ahşap ile kaplanmıştır.L'esterno è tutto in legno marcio.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.La sua struttura era inizialmente realizzata in legno.
Duvar ve tavan süslemeleri, kalem işleri ve ahşap oymalar döneminin üslubunun özel örneklerinden sayılır.Si possono ammirare pale, oggetti di legno e ombrelli artigianali unici nel loro genere.
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.Campioni del suo legno sono stati presi per la dendrocronologia.
Hâlbuki OSB, yüksek üretim teknolojisine sahip ahşap malzemedir.I suoi prodotti sono ricchi di materiali in legno di alta qualità.
Teknenin en önemli özelliklerinden biri, ahşap gövdesinin demir levhalarla kaplı olmasıydı.Secondo alcune fonti, la nave era corazzata con spesse lastre di ferro.
Bu kapıların mermer kaplı içleri, ahşap kapıları vardı.Molto probabilmente era un muro di terra, con porte di legno.
Mezarın kenarları taşla döşenmiş, üstüne ahşap hasıllar atılmıştır.I sedili furono rivestiti di alcantara azzurra e dotati di poggiatesta pieni.
Bu dehlizin üstü ahşap bir tavanla kapandı.Questo vano scala è coperto da un soffitto ligneo.
Kuru ahşap iyi yanar.Сухое дерево хорошо горит.
Yaşlı adam ahşap bebeğe Pinokyo adını verdi.Старик назвал деревянную куклу Пиноккио.
Ahşap bir masam var.У меня есть деревянный стол.
Ali'nin dedesi ahşap oymacıydı.Дед Али был резчиком по дереву.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Вначале был построен как деревянный.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Это — церемониальный центр имперской власти, и крупнейшая сохранившаяся деревянная структура в Китае.
1908 yılında küçük ahşap okul binası ve kilise vardı.Ещё до революции 1917 года оно имело школу и церковь.
Bu dönemde kente bir ahşap kilise inşa edildi.На его месте была построена временная деревянная церковь.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.Пережив авиакатастрофу, он остается без ноги, вместо которой он получает «неудобный деревянный заменитель».
Köyün evleri tamamen ahşaptır.Все дома в деревне деревянные.
On iki yaşından itibaren ahşap işlemeyi öğrenerek heykel sanatıyla ilgilenmeye başladı.В возрасте двенадцати лет начал изучать искусство гравирования.
Ahşap minberi sonradan yapılmıştır.Находящийся в здании деревянный минбар является более поздним дополнением.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.Храм считается самым крупным деревянным строением в мире.
Alt kat pencerelerde ahşap kapaklar bulunur.На окнах подвального этажа установлены кованые решётки.
Flossenbürg'te mahkûmlar 16 büyük ahşap barakalarda kalıyorlardı.Заключённые жили в 16 больших бараках на территории лагеря.
Caminin duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.Легко удариться о стену или потолок.
Elleri ve ayakları ahşaptan olan balıkçı Seamus, Peter'ı balık konusunda uyarır.От этого Питера отговаривает Шамус, рыбак с деревянными ногами и руками, но Питер настроен решительно.
Evlerin çoğu ahşaptır.Большинство зданий были деревянными.
Esasen Pazırık'ta ahşap eğer bulunmamıştır.Гирлянды под деревом почему-то не было.
Kilise, 1730'da kilise cemaati tarafından ahşaptan yapılmıştır.Деревянный храм в 1730 году заменили каменным.
Ahşap bir çatısı bulunur.На крыше росло дерево.
Ahşap tavanı süsleyen bir avize.Сохранился аутентичный деревянный потолок.
Ahşap bölümleri ve işlemleri çok sanatkarane yapılmıştır.Металлические балки и другие части его конструкции художественно обработаны.
Kuzey duvarında sekiz basamak ahşap merdivenle mahfile çıkılır.Ещё восемь выездов из гаража устроены в продольной северной стене.
2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.В 2008 году заброшенное здание значительно повреждено пожаром.
Son cemaat yerinin doğusunda imam odası ahşap bir camekan ve kapı ile ayrılmıştır.В восточной комнате спальня отделена от будуара деревянной перегородкой с дверью по центру.
Sonradan yapılan renovasyonlarda, bodrum katına inen ahşap merdivenler demir merdivenlerle değiştirildi.Позднее это ограждение было заменено на ныне существующие тяжёлые цепи на низких железных устоях.
Dünden Bugüne Ahşap Camiler.Сегодня деревянный дом снесён.
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.Стены и крыши из пальмовых листьев.
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.وقد صمم مبنى المكتبة الجديدة ليتناسب مع بيئة المنازل الخشبية القديمة.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.وعندما فقد ساقه في حادث تحطم طائرة تم تركيب "جهاز تعويضي غير مريح من الخشب" له.
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.بقيت شجرة الجدعة فقط.
Üç katlı ahşap yapının inşaatı, 1905'te tamamlandı.اتم بناء بيت ذو ثلاثه طوابق خشبيه عام 1905.
Yeşil Camii’nin giriş kapısı ve pencere kapakları, devrin ahşap işçiliğinin güzel örneklerindendir.بوابة مدخل الجامع الأخضر وأغطية النوافذ هي أمثلة جيدة على صنعة الخشب في تلك الفترة.