Çatı ve pencereler ahşaptır.Vinduer og døre er af kridt.
Çoğu shunga, bir ukiyo-e türüdür ve genellikle ahşap baskılar üzerine yapılır.De fleste shunga er av typen ukiyo-e, vanligvis utført i trykt tresnitt.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.Da han mistet et ben i en flyulykke, ble han utstyrt med en «ukomfortabel tre-erstatning».
"Az Lama Li Politika Ahşav?"«Store P holder det stramt».
Tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.Alt var bygget i tømmer.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Den var det seremonielle sentrum for keisermakten, og den største bevarte trebygning fra keisertidens Kina.
Kent genelinde ahşap evlere rastlanabilmektedir.Jordbruksarealene finnes overveiende i Skoger.
Flossenbürg'te mahkûmlar 16 büyük ahşap barakalarda kalıyorlardı.De innsatte i Flossenbürg bodde i 16 store trebrakker, og leirens krematorium var i dal rett utenfor leiren.
İlk avcı uçakları çoğunlukla hafif makinalı tüfek taşıyan çift kanatlı ahşap modellerdi.Pesawat tempur pertama awalnya berupa pesawat sayap ganda kayu yang diberi senapan mesin ringan.
Doré genelde ahşap ve çelik oyma baskı resimler üzerinde çalıştı.Doré biasanya berkarya dengan menggunakan kayu dan baja.
Kapı yakınlarında bulunan çiviler, kent kapılarının ahşap malzemeden yapıldığını göstermektedir.Pintu Gerbang Majapahit yaitu peninggalan sejarah berupa Pintu Gerbang terbuat dari kayu jati.
Ancak 1834 yılında şehirde yer alan ahşap evlerin büyük kısmı yandı.Pada tahun 1834, sebagian besar kota ini terbakar bersama rumah-rumah kayunya.
Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.Salah satu bentuk teater wayang yang tertua dan paling abadi adalah wayang kulit.
Derviş hücrelerinin de bulunduğu bu ahşap bina yıkılmıştır.Bahkan pernah suatu ketika gedung madrasah ini roboh.
Hamak standları, ahşap ya da metalden yapılır.Pegangannya dibuat dari kayu atau logam.
Caminin alt katı kesme taştan, üst katı ise ahşaptan yapılmıştır.Dapur walau satu atap, dibuat berlantai tanah, lebih rendah dari lantai kayu.
Son cemaat yeri kiremit çatılı olup giriş iki ahşap direkli bir sundurmadandır.Sân đình hiện nay được lát gạch đỏ sạch sẽ, hai bên là hai hành nhãn thẳng tắp sai trĩu quả.
1767 yılının sıcak bir ağustos gününde Sado, ahşap bir pirinç sandığının içine girmeyi emretti.Vào một ngày nóng tháng 8 năm 1767, Trang Hiến Thế tử được lệnh leo vào một thùng gạo lớn.
Çoğu shunga, bir ukiyo-e türüdür ve genellikle ahşap baskılar üzerine yapılır.Hầu hết tranh shunga là một thể loại của ukiyo-e, thường được thực hiện trong định dạng in mộc bản.
Saiin Garan, dünyanın en eski ahşap yapı kompleksidir.Chùa nổi tiếng vì đây là những công trình kiến trúc bằng gỗ cổ nhất thế giới.
Her türlü ahşap kullanılabilir.Gỗ cũng sử dụng được.
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.Cúc áo hình sao có hai bông lúa.
Røros'ta, çoğu avlu etrafında yer alan yaklaşık 80 ahşap ev yer almaktadır.Røros có khoảng 80 căn nhà bằng gỗ, hầu hết trong số chúng đều nằm xung quanh Nhà thờ Røros.
Yapılarında ahşap kullanılıyordu.Gỗ dùng trong xây dựng nhà cửa.
Chung'un iş dünyası için yeteneği, ahşap satacağı kasabaya yaptığı geziler sırasında belirginleşti.Tài năng kinh doanh của ông bộc lộ rõ trong những chuyến đi vào thành phố để bán hàng hoá.
O tarihten sonra semtte bir daha ahşap bina yapılmadı.Từ đó, thành xây không đổ nữa.
Köy sınırları içinde tarihi bir kalıntı, eser yoktur ancak birkaç tane ahşap ev bulunmaktadır.Bên trong tường thành có một số nha môn, nhưng chỉ có vài ngôi nhà.
Evleri ahşaptır.Củi an toàn.
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.の巻』 ^ 葛飾署を花火で全焼させたことがあったため。
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.わたしはぶどうの木、あなたがたはその枝である。
Nehir kıyısındaki ahşap depo yapıları UNESCO Dünya Miras Listesi için önerilmiştir.河岸の木製倉庫の建築はユネスコの世界遺産にすることを提案されている。
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.漂流郵便局は木造の旧郵便局舎を改装して開設された。
Mezarın üzerinde ahşap sanduka yer alır.墓碑の上にはライオンが座っている。
Ahşap karkas ve kerpiç dolguyla inşa edilmiştir.胴体は木材および張り子で作られた。
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.最初、修道院は木造で建てられた。
Ahşaptan yapılmış bir camidir.木から創出される魔物。
Ahşap işçiliği, marangozluk, ahşap oyma gibi ahşap'dan öğe üretme faaliyeti veya becerisi.木工建築、木工工芸などの技能、知識を取得。
Tavanları ve zemin kaplamaları ahşaptır.床と屋根は木製である。
Ahşap olanlarına da rastlanmıştır.並木とは顔見知り。
Bokken (木剣), eğitim için kullanılan ahşap bir Japon kılıcıdır.木刀(ぼくとう)は、日本刀を模した木製品である。
Keçe kaplamalı, ahşap duvarlarıyla geniş olarak yapılır.広く伸びる枝は木陰を作っている。
Cami giriş kapısının yanı ahşap camekanla bölünmüştür.そのうち狸の置物は玄関の外にあると陣内は語っていた。
Yapılar genelde ahşaptır.材質は通常木製である。
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.材木商として開業したことによるもの。
Yeniden yapılan ahşap çark Kent Park'ta Çark Suyunun yanına yerleştirilmiştir.また復元楽器が、首里城公園で展示。
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.ある意味では世界最大の樹木である。
Çoğunlukla plastik veya ahşaptan üretilir.多くはプラスチック製・木製。
Bu çatı ahşaptır ve kafes şeklinde örülüdür.屋根は大屋根で辻堂としては豪華すぎる構造とされる。
Her türlü ahşap kullanılabilir.有的品种的木材可用。
Ahşap kaplama ve kontrplak sanayinde üretim yetersizdir.工业垃圾和生活垃圾的处理不够完善。
Hâlbuki OSB, yüksek üretim teknolojisine sahip ahşap malzemedir.东夷拥有很高的陶瓷制作技术。
Kilise, 1730'da kilise cemaati tarafından ahşaptan yapılmıştır.钟楼在1730年建于大教堂南面。
Aynı şekilde yine ahşap malzemeden inşa edilmiş olan bir de cami bulunmaktadır.擂琴由坠胡发展而来,在构造上与其相似。
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.很多以木材興建的古老房屋被大火焚毀。
Ömür boyu oynanabilmesi için ahşap malzemeden yapılmıştır.一生作為道具被使用。
O yıllarda kullanılan iskeleler ahşaptı.這裡有很多長年累月被侵蝕的大石。
4 Nisan 1970'te detaylı mezar tablolarına sahip bir Sovyet KGB ekibi gizlice beş ahşap tabutu çıkardı.1970年4月4日,苏联克格勃的小隊在马格德堡的施密尔舒總部從保密的埋葬處挖掘出裝著他們的五个木箱。
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.그는 비행 사고로 다리를 잃었으며 "목재로 만든 불편한 인공 다리"를 끼고 다녔다.
Mobilya için kullanılacak tüm iç ahşap belirli bir akçaağaç türünden hasat edildi.가구에 사용되는 모든 내재물은 특정 종의 단풍 나무에서 수확되어야 했다.
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.어인(御印)은 단풍나무, 훈등은 훈일등이다.