Ana içeriğe geç
Sözlük

ahşa ile cümle

ahşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geleneksel Türk ahşap ev yapımında ustaydılar.În locul Pieței Roșii erau în vechime clădiri din lemn.
Hamamın soyunmalık kısmı ahşap bağdadi tekniğiyle yapılmış olup kubbesi de aynı teknikle yapılmıştır.Îmbrăcarea pereților cu nuiele s-a făcut odată cu structura ușoară de lemn a bolților, în aceeași tehnică.
Yüzeyi genellikle ahşaptır ancak bazen başka bir materyal de olabilir.De obicei este construit din lemn, dar poate fi și din alte materiale.
Bunun için de eski ahşap köşklerin bahçeleri parselenmiş, binaları yıkılmıştır.Între timp, toate cabinele vechi de lemn au dispărut.
Plastik, ahşap ya da demirden imal edilebilmektedir.Poate fi fabricat din plastic, fier.
İlk haliyle ahşap ağırlıklı mimariye sahipti.Inițial a avut o clopotniță din lemn.
İlk yapılan cami ahşaptır, bu yıkılarak yerine kesme taştan inşa edilmiştir.Parcul Planty a fost creat în locul fortificațiilor distruse.
Çok sayıda ahşap ev, samanlık ve ahır yanarak kül olmuştur.2 ore, Peștera, Cabana Piatra Arsă.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.Se afirmă că ar fi cea mai mare clopotniță separată de lemn din țară.
Crannoglar ahşaptan veya tamamen taştan da imal edilmiştir.Iconostasul este tot din lemn și pictat în întregime.
Ahşap kırma çatılı bu cami kesmetaştan duvarlıdır.Acest perete impozant acoperă aici jumătate din bolta cerului.
1746 yılında çıkan yangında ahşap kısmı harap olmuştur.Incendiul din 1766 cînd este distrus o parte din Tîrgul Cucului.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.A mindkettő kezdetben fából volt épült meg.
Tamamiyle ahşap bir yapıdır.Teljesen fából épített konstrukció.
Çok sayıda ahşap ev, samanlık ve ahır yanarak kül olmuştur.Sok ház, hajó és mecset kigyulladt.
Bu bölüm ahşap ile kaplıdır.Ez a rész fából való.
Tavanları ve zemin kaplamaları ahşaptır.A földszinti és emeleti terek boltozatosak.
İlk haliyle ahşap ağırlıklı mimariye sahipti.A tájat eredetileg sűrű erdő borította.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.A világ legnagyobb fái közé tartozik.
Mevcut kilise 1742'de ahşaptan yapılmıştır.A szentélyhez kapcsolt templom 1742-ben készült el.
Petrol arıtımı, ahşap, metal ve ipek tekstili üretimi şehrin başlıca endüstrileridir.Az olajfinomítás, a fa- és fémmegmunkálás, valamint a selyemtextíliák gyártása a város fő iparágai.
1454'e doğru Azize Maria-Magdalena, ahşap.1450-ben Szentgyörgyi Tamás perjelé.
Hemen hemen hepsinin çatıları tümüyle ahşaptır.A fák törzsét szinte teljesen elborítják a zuzmók.
O ahşaptan mı yoksa metalden mi yapılmıştır?Ez fémből vagy fából készült?
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.Kun hän menetti jalkansa lento-onnettomuudessa, hän sai "epämiellyttävän puisen proteesin".
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Se rakennettiin alun perin puusta.
Bu dönemde kente bir ahşap kilise inşa edildi.Myöhemmin kylään rakennettiin puinen kirkko.
Uçağın ahşap bir yapısı vardır.Lentokone on puurakenteinen.
Flossenbürg'te mahkûmlar 16 büyük ahşap barakalarda kalıyorlardı.Vangit majoitettiin 16:een suureen puiseen parakkiin.
Tavandaki süslü ahşap oymalar, 1869 yılında yeniden onarıldı.Kihlakuntajako Hämeen läänissä uudistettiin vuonna 1869.
Ahşap bir çatısı bulunur.Rakennuksessa oli puinen katto.
Bazı eski evlerde yöreye özgü ahşap pencere kafesleri (müşrefiye) bulunur.Kaupungin vanhassa osassa on koristeellisia puisia asuintaloja.
Ahşap olan cemaat yeri sonradan yapılan ilavelerle değiştirilmiştir.Uudet puut on jo istutettu niiden tilalle.
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.Heimon puut ovat tärkeitä myös dendrokronologian tutkimuskohteina.
Ayrıca eski Mısırlılar ahşap çivilerle kalasları birbirine nasıl tutturacaklarını biliyorlardı.Jo muinaisten egyptiläisten tiedetään käyttäneen puisia kulmaviivaimia.
Nilometre yakınındaki ahşap bir köprü.Metsovítikoksen silta Métsovon lähellä.
Ancak makine ahşaptı.Kone oli kuitenkin puurakenteinen.
Örneğin, çatı, bir kervan şeklinde tasarlanmış bir ahşap ızgaranın üzerine oturuyor.Η οροφή, για παράδειγμα, κάθεται πάνω σε ένα ξύλινο πλέγμα, σχεδιασμένο σε σχήμα κάρακος.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Από τότε τα κτίρια κατασκευάστηκαν από τούβλα και όχι ξύλο.
Ahşap bir çatısı bulunur.Πιθανότατα είχε ξύλινο ταβάνι.
Yerleşik halk ise kerpiç ve ahşap malzemeden yapılan evlerde kalıyordu.Οι πρώτοι κάτοικοι έμεναν σε πρόχειρες καλύβες κατασκευασμένες από ξύλα και καλάμια της λίμνης.
Ancak, bu çatılar ahşap yapıları nedeniyle yanıcıdır.Η πρόσβαση, όμως, είναι εύκολη χάρη στους δασικούς δρόμους.
Bumba çoğu zaman ahşap veya alüminyumdan yapılır.Συνήθως κατασκευάζεται από ξύλο ή αλουμίνιο.
Sahip oldukları ahşap mayın kutusu çürümeye veya böcekler tarafından yenilmeye açıktı.Ωστόσο, το σύνολο σχεδόν των ρηγμάτων που είχαν προκληθεί από την εξόρυξη έχουν σφραγιστεί ή επιχωματωθεί.
Mevcut kilise 1742'de ahşaptan yapılmıştır.Η αρχική εκκλησία έχει χτιστεί το 1742.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Τα παραδοσιακά ρωσικά σπίτια χτίζονται από ξύλο.
Her türlü ahşap kullanılabilir.En lang række andre træsorter kan bruges.
Köyde ahşap binalar vardır ve bu nedenle yangın söndürme vanası mevcuttur.Der findes tre lejrpladser i området, hvor det er muligt at tænde bål.
İlk haliyle ahşap ağırlıklı mimariye sahipti.Oprindeligt havde langhuset et fladt bjælkeloft.
Gemiler ve kamp ahşap bir savunma duvarıyla güven altına alınmıştır.Skib og kor er opført af frådsten med kampesten foroven.
Kürsü solda ve ahşaptır.Til højre kulpenne i træ.
Tamamiyle ahşap bir yapıdır.Egen er et meget hårdført træ.
Yerleşik halk ise kerpiç ve ahşap malzemeden yapılan evlerde kalıyordu.Fastboende evener boede i hytter af jord og træ.
Eski ahşap yapıların bile ayakta kalabildiği yerlerde, yeni, demirli kargir binalar yıkılmıştır.I nærheden af steder for mineaktivitet var de gamle skove forsvundet helt.
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.Imens laver han træarbejder til Ingjald.
Mescid alçak tavanlı bir girişten sonra kıbleye doğru uzanan dikdörtgen bir sahından ibaret ahşap bir yapıdır.Kvist (bygningsdel) – er en bygningsdel, en fremspringende udbygning fra et tag.
Evler kil, saman ve ahşaptan yapılmıştır ve doğal etkenlere karşı savunmasızdır.Husene er bygget af ler, strå og træ, og er sårbare for naturens omskifttelser.
Ana ticari maddeler yer fıstığı, ahşap malzemeler, palmiye yağı ve kauçuktur.Vigtige handelsprodukter er gummi, tømmer, palmemolie og palmekærner.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Mange af husene er flere hundrede år gamle og er helt konstrueret af træ uden brug af søm eller skruer.
Harimin kuzey bölümünde ise altı adet ahşap sütunun taşıdığı mahfil yer alır.På norddørens tympanon ses dragen med seks hoveder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod