Köşkün ahşap olması nedeniyle içinde mutfak yoktur.즉, 책상은 나무로 되어 있기 때문에 책상이 있는 것이다.
Son cemaat yeri kiremit çatılı olup giriş iki ahşap direkli bir sundurmadandır.여우모나원숭이는 2종의 아종이 있으며, 서식하는 습지 숲에 의해 나뉜다.
Kâbe'nin tavanı ahşaptır.꼭두서니과의 라이히하르트나무는 커다란 나무다.
Bokken (木剣), eğitim için kullanılan ahşap bir Japon kılıcıdır.בוקן (ביפנית: 木剣) היא חרב עץ יפנית המשמשת לאימונים.
Yapılarında ahşap kullanılıyordu.לבנייתם השתמשו בעץ.
Aynı zamanda arka kısım ve ön girişte ahşap tasarımlar yer aldı.כמו כן, בחזית הבניין עדיין עומדות הדלת ותיבות הדואר המקוריות מעץ.
Genellikle kauçuktan veya ahşaptan yapılmaktadır.הבימה עשויה בדרך כלל מעץ או משיש.
Bu halde çatıyı ahşap tahtalarla kaplamaya gerek yoktur.בשדרה כזו לא חייבת להיות גם שדרת עצים.
Bunların en önemlisi ahşap malzemeden uzak durulması idi.הקושי העיקרי כעת היה המחסור בעצים.
Sonradan yapılan renovasyonlarda, bodrum katına inen ahşap merdivenler demir merdivenlerle değiştirildi.עיקרי המלצות הוועדה היו להחליף את כל המדרגות הנעות מעץ במדרגות ברזל.
Ahşaptan yapılmış bir camidir.העגלה הייתה עשויה עץ.
Yayla evlerinin bir bölümü taş duvarlarla ve ahşapla yapılır.שאר קירות הבית עשויים מאבנים גדולות או מקרשים.
Zamanla ahşap yapı iki örgüte yetmedi ve daha geniş bir binaya ihtiyaç duyuldu.בית אורה שוב אינו מסוגל לספק את הדרישות ומן ההכרח היה להקים מוסד ילדים גדול בהרבה.
Çinko klorür, deodorantlarda ve ahşap koruyucu olarak kullanılır.כלוריד האבץ (ZnCl2) משמש כדאודורנט וכחומר לשימור עץ.
Kuzey duvarında sekiz basamak ahşap merdivenle mahfile çıkılır.שמונה חלונות ענקיים שופכים המון אור על מתחם המדרגות.
Deniz mahsulleri ve pirinç, ahşap (genellikle bambu) kalıplarla bastırılarak hazırlanmıştır.Морските продукти и оризът се пресоват в дървени (по-често бамбукови) калъпи.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Хр. и отначало е бил дървен.
Havuz duvarlarının yapımında genellikle ahşap malzemeler kullanılmaktadır.До масовото производство на стомана често се използват дървени фермови мостове.
Etkilenen binaların çoğu ahşap çerçeveli tuğla ve taştan yapılmıştı.И затова оръдията им на труда са били предимно направени от камъни и мед.
Bu dönemde semahane yeniden inşa edilirken, ahşap derviş odaları yenilendi.Някога практически напълно унищожената, днес гората на Анейтюм интензивно се възстановява.
Bokken (木剣), eğitim için kullanılan ahşap bir Japon kılıcıdır.Боккен e изработен от твърдо дърво меч, използван за тренировки в японските бойни изкуства.
Ahşap minberi sonradan yapılmıştır.Минбарът и махвилът са изградени по-късно.
Damlarda ahşap ve çatı kiremidi kullanılmıştır.В долния двор са оформени конюшни и складове.
Ahşap cami, 24 Şubat 1823'teki Firuzağa yangınında yanıp kül oldu.Част от хана пострадва при пожар на 24 януари 1882 година.
Malzeme olarak kamış ve ahşap kullandılar.Крадяли са добитък и дърва.
Ayrıca gölet çevresinde vatandaşların piknik yapabileceği ahşap çardaklar bulunmaktadır.Вероятно вътре в кулата са съществували и дървени стълби за ежедневно ползване.
Bir kısım ahşap evler söküldü, yerlerine beton binalar oturtuldu.Там те изсичат част от гората и построяват своите къщи.
Günümüzde ise yapımında metal ve ahşap sıklıkla kullanılır.Все по-рядко днес за направата им се използва дърво.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Традиционните руски къщи са построени от дърво.
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.Zapaljen na zraku, gori lijepim, svijetlim (rijetko kad čađavim) plamenom.
Malzeme olarak kamış ve ahşap kullandılar.Umjesto toga su koristili tkaninu i drvo.
Bisiklet yarışları için sonradan ahşap bölüm zemine ekleniştir.Drveno trkalište za biciklističke utrke je dodan kasnije.
Evlerin çoğu ahşaptır.Velik broj kuća su vikendice.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Takve kuće nude vrhunsku izolaciju u odnosu na zgrade građene isključivo od drva ili kamena.
Ahşap yapı, 1846’da çıkan bir yangında kül oldu.Pôvodný drevený zhorel roku 1846.
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.Bol to len jednoduchý drevený stánok.
Ancak barutun bulunmasıyla ve muharebelerde kullanılmasının artmasıyla taş yerine ahşap malzeme tercih edildi.Hlavný rozdiel spočíva v tom, že ako materiál pažby a predpažbia sa namiesto dreva použil odolný plast.
Bu merkezde 18 ve 19. yüzyıllardan kalma tarihi ahşap evler, müzeler ve sergiler mevcuttur.Nachádza sa tam množstvo drevených domov z 18.a 19. storočia, je miestom výstav a domovom viacerých múzeí.
Ayrıca eski Mısırlılar ahşap çivilerle kalasları birbirine nasıl tutturacaklarını biliyorlardı.Staroegyptskí lodiari poznali spôsob, ako drevenými klinmi spojiť dosky lodnej konštrukcie.
Geleneksel olarak boynuzdan yapılan navlar günümüzde ahşaptır.V súčasnosti sú sochy nahých postáv bežné.
Motor sabit açılı iki palalı ahşap bir pervaneyi tahrik ediyordu.Hviezdicový motor poháňal drevenú dvojlistovú vrtuľu.
2002 yılında, aralık ahşap kombinasyon tutkalı içerecek şekilde genişletildi. ^ SitesiOktobra 2002 je izšla kompilacija Drž'te jih!
Ağır düz damlar için ahşap dikmeler kullanıldığı anlaşılmaktadır.Za kurjavo se uporabljajo trde vrste lesa.
Sahip olduğu ahşap tekerlekler yerine çevresi lastik kaplı tekerlekler takıldı.Namesto uvlačljivih koles ima uvlačljive smuči.
İlk ahşap tutakları düşünen İtalyanlar olmuştur.Prvi so o zgradbi snovi razmišljali že stari Grki.
Eski çatısı tek kubbeli iken günümüzde ahşaptandır.Murva je v Brdih danes le kot okrasno drevo.
Evlerin çoğu ahşaptır.Večina zgradb je bila lesenih.
Ahşap camii görülmeye değer bir yapıdır.Les tega drevesa je cenjen za izdelavo finega pohištva.
Bu halde çatıyı ahşap tahtalarla kaplamaya gerek yoktur.Črte naj ne bodo vrezane v travo.
Bunların en önemlisi ahşap malzemeden uzak durulması idi.Največji problem je predstavljalo pomankanje materiala.
Kâbe'nin tavanı ahşaptır.Strop dvorane je raven.
Koray kösele, bronz, alçı ve ahşap gibi malzemeler ile çeşitli eserler üretti.Graditelji so delali z različnimi materiali, kot so opeka, kamen in les.
Üç katlı ahşap yapının inşaatı, 1905'te tamamlandı.Namesto tega je bilo zgrajeno zgornje nadstropje leta 1905.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Stanovanja so bila zgrajena iz tesanega lesa in ne zidana.
Evler ahşaptır.Župnišče je leseno.
Her türlü ahşap kullanılabilir.Visos medžio dalys gali būti vartojamos naudingai.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Beveik 50 metų Kraštuose nebuvo koplyčios.
Ayrıca kendine özgü ahşap evleriyle tanınan turistik mekândır.Taip pat svarbus turizmo centras, garsėjantis savo lošimo namais.
Ukiyo-e ahşap baskısı ile halk arasında çok popüler olmuştur.Ukijo-e tapo labai populiarūs tarp vidutinės klasės atstovų.
Dikdörtgen plânlı, ahşap çatılı küçük bir yapıdır.Nulūžusios šakos vietoje formuojasi nedidelė drevė.