Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Początkowo był drewniany.
Çoğunlukla plastik veya ahşaptan üretilir.Oprawa najczęściej jest wykonana z plastiku lub drewna.
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Dwuspadowy stromy dach kryty był dachówką.
Evlerin çatıları ahşap kirişler ve hasır kullanıldığı altında, geleneksel yuvarlak çinilerle kaplanmıştır.Dach wieńczący konstrukcję pokryty jest kolorowymi dachówkami i zdobiony tradycyjnymi chińskimi smokami.
1908 yılında küçük ahşap okul binası ve kilise vardı.Wiadomo, że w 1828 r. wybudowano szkołę i dom kościelny.
Geleneksel olarak bambudan, ahşaptan veya ciladan yapılırken, günümüzde ise çoğunlukla plastikten yapılır.Tradycyjny limb jest wykonany z bambusa lub z mosiądzu, współczesny często z plastiku.
Duvarları kagir ve çatısı ahşap olan camide Hünkar mahfili vardır.Z murów wystają żelazne belki, na których opierał się dach”.
Kuzey duvarında sekiz basamak ahşap merdivenle mahfile çıkılır.8 dróg wspinaczkowych Mur Ogrodników.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.När han förlorade ett ben i en flygkrasch, fick han en "obekväm träersättning".
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Manbyggnaden var från början byggd i trä.
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.Vid detta laget hade han också börjat jobba som skogshuggare.
Ahşap camii görülmeye değer bir yapıdır.Hyttan är väl värd ett besök.
Evlerin çoğu ahşaptır.De flesta hus är höghus.
Gövdesi ahşaptır.Stommen är av timmer.
İlk yapılan cami ahşaptır, bu yıkılarak yerine kesme taştan inşa edilmiştir.Graven är också den första graven tillverkad av sten och inte lertegel.
Bunların en önemlisi ahşap malzemeden uzak durulması idi.Särskilt omfattande var utskeppningen av timmer.
Çatısı ahşap kırma çatıdır.Taket är av trä.
Ema (Japonca: 絵馬), Şinto tapınaklarında dua ya da dileklerinin yazıldığı küçük ahşap plaklardır.Ema (絵馬), är små träskyltar som shintoister skriver böner och önskningar på.
Caminin dışı kahverengi ahşaptır, pencereleri küçüktür.Källaren är oförstörd, har tjocka väggar och små fönster.
Bu desenler, ahşap kalıplar vasıtası ile oyularak elde edilir.Syftet är att efterlikna förhållanden i trädhåligheter.
Tahılın yanı sıra diğer deniz ürünleri ve ahşap ürünlerin ticareti yapılmaktaydı.Bland annat fungerade orten som omlastningsplats för trävaror och handels betydelse ökade.
Ahşap, yaygın olarak kullanılır.Деревина широко використовується.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Це — церемоніальний центр імперської влади, і найбільша дерев'яна структура, що збереглась, в Китаї.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Спочатку був побудований як дерев'яний.
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.При ударно-обертальному свердлінні (бурінні) каміння, бетону.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.Храм вважається найбільшою дерев'яною будівлею у світі.
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.Переміщення шляхового візкі здійснюють дві зчеплені дрезини.
Çoğunlukla plastik veya ahşaptan üretilir.Найчастіше виготовляється і пластмаси або дерева.
Caminin eşsiz bir özelliği oyma ahşap kapı ile anıtsal girişidir.Унікальною особливістю мечеті є її монументальний вхід з різьбленими дерев'яними дверима.
1736 yılında ilk ahşap rıhtım iskelesi yapıldı.1936 збудовано перший морский причал.
Dikdörtgen plânlı, ahşap çatılı küçük bir yapıdır.В кімнатних умовах являє собою невелике плодоносне деревце.
Evlerin çoğu ahşaptır.Більшість вугрів — хижаки.
Hemen hemen hepsinin çatıları tümüyle ahşaptır.Майже всі озера стічні.
Kutu, ahşaptan yapılmış.Скринька зроблена з дерева.
Sandalye ahşaptan yapılmış.Стілець дерев'яний.
Bodrumda yetişip ahşap tekne yapmaya başlayan ilk ustaları da yetiştiren odur.Саме він підготував перших майстрів, які виросли в Бодрумі та почали будувати дерев'яні човни.
Son cemaat yeri ahşaptır.Posledním odvětvím průmyslu je dřevařský.
Doré genelde ahşap ve çelik oyma baskı resimler üzerinde çalıştı.Doré primárně pracoval také s dřevorytem a ocelorytem.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi.Zprvu byla stavba pravděpodobně dřevěná.
Çoğu shunga, bir ukiyo-e türüdür ve genellikle ahşap baskılar üzerine yapılır.Většina obrázků je typ ukijo-e, obvykle ve formátu pro tisk z dřevořezu.
Tamamiyle ahşap bir yapıdır.Je to výhradně stromový druh.
Bu ilkokul o zaman Orta Camii yanında ahşap bir binadan ibaretti.Zvonicí byla původně dřevěná konstrukce vedle budovy.
Tüm dış cephesi ahşap ile kaplanmıştır.Opačným směrem celý obzor rámují lesy.
Taksim Stadı iki ahşap tribünü ile yaklaşık 8.000 kişi alabiliyordu.Odhaduje se, že Richter vytvořil kolem tří tisíc dřevorytů.
Mevcut kilise 1742'de ahşaptan yapılmıştır.Nynější kostel byl vystavěn roku 1742.
Yapılarında ahşap kullanılıyordu.Dříve se na jejich stavbu používalo dřevo.
Parkta her iki bölüm birbirine ahşap köprülerle bağlıdır.Obě části zahrady byly spolu spojeny dřevěným můstkem.
En sevdiği ders Biteloji, en sevmediği ders Ahşap Salonudur.Nuevo Ven Nuevo Ven je pokračování oblíbené série učebnice Ven.
Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.V současnosti je jeden z nejlepších, ne-li nejlepší, kopcovitý klasik.
1454'e doğru Azize Maria-Magdalena, ahşap.Identifikátor záznamu 140114 : Kostel sv. Maří Magdalény, Kerhartice.
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.Spousta doposud zachovalých středověkých hradních budov se zřítila nebo vyhořela.
Üst kat ise normal ahşap döşemelidir.Podlahu pak tvoří standardně žula.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
1736 yılında ilk ahşap rıhtım iskelesi yapıldı.Roku 1746 byl postaven první vodovod.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Na tomto umělém pahorku původně stávala vrchní část zkonstruovaná ze dřeva a bez malty poskládaných kamenů.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Este centrul ceremonial al puterii imperiale, și cea mai mare structură din lemn păstrată din China.
Tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.Este realizată în totalitate din lemn.
Eski Rauma (Fince: Vanha Rauma, İsveççe: Gamla Raumo), Rauma, Finlandiya'nın ahşap şehir merkezidir.Vechea Rauma (Vanha Rauma în limba finlandeză) este numele centrului istoric al orașului Rauma, Finlanda.
Bu dönemde kente bir ahşap kilise inşa edildi.În curtea bisericii a fost construită recent o clopotniță de beton.
Bu yüzden kiliselerin bağlantı noktaları bile ahşaptan yapılmıştı.La fel și templele, cât și bisericile timpurii, erau construite din lemn.