Ana içeriğe geç
Sözlük

agaç ile cümle

agaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
EVRİM AĞACI. ^ "Sık Sorulan Sorular"."Forest – Frequently asked questions".
Ağacın etrafı hemen hemen eşit büyüklükteki farklı ağaçlar tarafından çevrilidir.It is surrounded by a large number of trees of almost equal size.
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.It roosts close to tree trunks or within them.
İki parmaklı tembeller neredeyse bütün hayatlarını ağaçta asılı şekilde geçirirler.Two-toed sloths spend most of their lives hanging upside down from trees.
Jain tanrıçası Ambika mango ağacı altında oturmuş olarak tasvir edilir..The Jain goddess Ambika is traditionally represented as sitting under a mango tree.
Sehrin etrafı bozkır ve hiç ağaç yok.The soils are shallow and there are no trees.
Fosilleşmiş ağaç (ahşap) çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.Petrified wood is used in several ways.
Böylece bu uzaklık dağlardan sarkan ağaç etkisi sağlar.This unlikely pair embarks on a treacherous journey out of the mountains.
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.As Jon and Sam take their vows near a heart tree, Jon's direwolf brings him a dismembered hand.
Kış yuvasını ise toprakta, kök aralarına, ağaç kavuklarının dibine ya da yeraltına yapar.On the Earth, these shapes are caused by the freezing and thawing of soil.
Yaşam Ağacının meyveleri altın elmalardır.Their common Food is the Fruit of the Palm-Trees.
Geçidin orta kısmı bir Amazon ağacıdır.The centerpiece of the walkway is an Amazonian tree.
Bitki liflerinden ördüğü yuvasını ağaçların çatallı dallarının arasına kurar.The maidens grow attached by their head from the tree branches.
Bu ağaçtan ayrıca cinchonine, cinchonidine ve quinidine elde edilmektedir.Other alkaloids that are extracted from this tree include cinchonine, cinchonidine and quinidine.
Ayrıca yeni bir ağaca geldiklerinde komşularına haber vermek için de böğürürler.They also bellow to advertise their presence to their neighbours when they enter a new tree.
Grafiksel olarak konuşacak olursak bu olayın hata ağacında birkaç yerde görüleceği anlamına gelir.Graphically speaking, it means this event will appear at several locations in the tree.
Ormanlardaki ağaçlar çok çeşitlidir.The forests in this region are very varied.
Yule-tide) ağacı konuyordu.He was already barking up that tree.
Bu ağaç şehrin sembolü olmuştur.The building has become a symbol of the city.
Stratosphere Giant, dünyada bilinen en uzun ağaçlardan biridir.The Stratosphere Giant was once considered the tallest tree in the world.
Sığlığın uzunluğu 3,3 km'dir ve yaklaşık 7,000 çam ağacı ile kaplıdır.This sand bar is 3.3 km long and covered with about 7,000 pine trees.
Dünyanın merkezinde Yaşam Ağacı (Világfa/Életfa) bulunur.There is a Sea Life Centre in the town.
Fener ağacı genellikle park ve bahçelerde süs ağacı olarak yetiştirilmektedir.It is often cultivated as a tree for gardens and parks.
Uyku yeri bir ağaç kovuğu, yahut sık yaprakların arasıdır.Phenomena consist of one or more shader trees (DAG).
Ayrıca Bodhi ağacı “bilgelik ağacı” olarak sayılır.Besides the Vihara, there is the Bodhi Tree: a sacred fig tree.
Şaşırtıcı bir şekilde herhangi bir ağaç blok üzerinde doğru-yanlış çetveli izi veya atlama yoktur.Amazingly there is no trace of errata or omission on any of the wood blocks.
23:14 Ağaç üç yaşını doldurmadan meyvesini yeme Lev.23:14 Not to eat fruit of a tree during its first three years — Lev.
Her dört geminin de zırhlı kemerlerinin arka kısmına tik ağacından destek plakaları konulmuştu.All four ships retained teak backing to their armor belts.
Şiddetli rüzgar şehirdeki çok büyük ağaçları devirdi.Additionally, strong winds downed many trees in the region.
Genellike süs ağacı olarak yetiştirilir ve bonsai olarak kullanılır.It is often grown as an ornamental tree, and used in bonsai.
Bugün ise meşe üzerinde ağaç urları oluşturan mazı arıları kuşlara besin sağlar.During the day they perch upright on tree stumps, camouflaged to look like part of the stump.
Videonun ikinci yarısında Spears bir ağacın üstünde oturmaktadır ve erkek arkadaşı ona doğru uzanır.In the second half of the video, she is seen on a tree where her boyfriend reaches for her.
Ağaç yoktu.There were no trees.
Mayın genellikle ağaç gövdesine monte edilir.The mine is normally mounted in a tree.
Bir ağaç deliği veya benzer oyuklarda açık bir yuva inşa ederler.They build an open nest in a tree hole or similar recess.
Zeytin ve meşe ağaçları ayrıca İtalya doğasının karakteristiğidir.Both oak and olive trees are characteristic of the Italian landscape.
Daphne ağaca dönüşür.Mapera) turned into a tree.
İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Every tree that does not bear good fruit is cut down and thrown into the fire.
Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.One of the cows regularly leaves the herd and returns on its own in the evening.
Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan, ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.Palapat- A sour fruit from a tree that grows in shallow waters.
Batı yamaçlarında ise karışık ağaçlardan oluşan bir koru vardır.On each side of the cave there is a palm tree.
Onun sembolleri, örs, gümüş üçgen, çam ağacı ve platin ejderha sayılabilir.His symbols include the anvil, a silver triangle, a pine tree, and the platinum dragon.
Ağaç 80 nesil içerir ve 2 milyon kişiyi kapsar.The tree spans more than 80 generations from him, and includes more than 2 million members.
Shannon'ın sevgilisi Sayid'i (Naveen Andrews) ağaca bağlar ve grubun ilerlemesine engel olur.She has Shannon's lover Sayid (Naveen Andrews) tied up and refuses to let the group move on.
Ağacın kökü giriş bloğundadır.This tree is rooted at the entry block.
Gün esnasında ağaçlar veya çalılıklarda dinlenirler.During the day they rest in trees or bushes.
Aile ağacı kitabında Togarma'nın on oğlu olduğunu buldum.I have found in the genealogical books of my ancestors that Togarmah had ten sons.
Tyreese, Judith'i beslerken Lizzie, yakınlardaki bir ağaç kütüğünün üzerinde oturmaktadır.Tyreese feeds Judith, while Lizzie sits on a nearby log, home to three baby bunnies.
Önder; "Ağaçları kestirmeyeceğiz."Concept: Paying People to Not Cut Down Trees."
Az da olsa zeytin ağaçları ve üzüm bağları vardır.Each had small gardens and wells.
Okul bahçesi ağaçlandırılmıştır.The school tree is pine.
İnşaası için beş bin ağaç kazık kullanıldı.Five thousand wooden stakes were used for the foundation.
Ağaçta bulunan düğümler altlarındaki kendi ilgili çocuklarının özet değerleri alınmış halidir.Nodes further up in the tree are the hashes of their respective children.
PDM-6 ve PMD-7 – Rus yapımı ve ağaçtan .PDM-6 and PMD-7: Russian World War II mines, made from wood.
Mango tropikal bir ağacın meyvesi.Mango is a tropical tree and fruit.
Hem fil hem de baobab ağacı ülkenin doğal zenginliklerini ifade etmektedir.The elephant and the baobab tree represent nature and the backbone of the country.
Bazen Ağaç İyesi manasında da kullanılır.A family tree is sometimes used.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.There are no mulberry trees there now.
Ovada zeytin ağaçları vardır: Yer yer yamaçlarda da zeytin ağacı bulunmaktadır.The gardens used to be an olive plantation, and still include an olive grove.
Bu ağaçlar insan ırkının ilk modelleriydi.They will be the last legacy of the human race.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod