Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.عندما مجموعة من الافغان أتت لزيارتي، وكان لدينا محادثة مثيرة للاهتمام حقا.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.私の所を訪ねてきた時 とても興味深い会話をしたのです
Afganistandan dindar bir müslüman,아프가니스탄의 독실한 무슬림이 있습니다.
Afganistandan dindar bir müslüman,היו מוסלמית אדוקה מאפגניסטן,
Afganistandan dindar bir müslüman,هن : مسلمة مخلصة لإسلامها في أفغانستان,
Afganistandan dindar bir müslüman,クロアチアの歌うレズビアン達、
Afganistandan gelenler ile de Gelenekler ve insanların bunları algıları konusunda konuşuyorduk.Quindi parlavamo delle differenze tra le tradizioni e di come molte persone avevano percepito
Afganistandan gelenler ile de그래서 우리는 다른 전통에 대해서
Afganistandan gelenler ile deאז, אנחנו דיברנו על ההבדלים
Afganistandan gelenler ile deلذا، كنا نتحدث عن الخلافات
Afganistandan gelenler ile deイスラム教と仏教の違いや
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.아프가니스탄에서 흘러나와 유럽을 거쳐 미국까지 흘러들어가는 마취제나 아편들의 이동입니다.
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.Opium komt uit Afghanistan via Europa naar de Verenigde Staten.
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.Это контрабанда из Афганистана через Европу в США.
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.על ידי העברת סמים, אופיום, שכאן מגיעים מאפגניסטן דרך אירופה לתוך ארצות-הברית.
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.بحركة المخدرات، والأفيون، والذى يُجلب من أفغانستان مرورا بأوروبا وصولا للولايات المتحدة.
Afganistan'dan yola çıkarak Avrupa'ya oradan da ABD'ye ulaşan uyuşturucu ticareti.アフガニスタンを起点に 欧州を経由し アメリカに至ります アフガニスタンを起点に 欧州を経由し アメリカに至ります アンデス山脈北部産の
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Als je in Afghanistan kunt lezen en schrijven, steek je meestal een pen in je zak.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Dacă știi să scrii și să citești în Afganistan, de obicei îți pui un stilou în buzunar.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.En Afganistán cuando alguien sabe leer y escribir, es costumbre cargar un bolígrafo consigo.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Khi bạn có thể đọc và viết ở Afghanistan, bạn cơ bản sẽ để cây viết vào trong túi mình.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.여러분이 아프가니스탄 언어를 읽고 쓰실 수 있을 때 여러분은 분명 펜을 주머니에 집어 넣으실 겁니다.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Lorsque vous pouvez lire et écrire en Afghanistan, généralement, vous mettrez un stylo dans votre poche.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Quando sai leggere e scrivere in Afganistan, metti solitamente una penna in tasca.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.W Afganistanie, kiedy potrafisz czytać i pisać, nosisz w kieszeni długopis.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Wer in Afghanistan lesen und schreiben kann, trägt einen Stift in der Tasche als Zeichen seiner Fähigkeiten.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Όταν μπορείς να διαβάζεις και να γράφεις στο Αφγανιστάν, βάζεις συνήθως ένα στυλό στην τσέπη σου.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.А в Афганистане, когда ты умеешь читать и писать, обычно ты кладёшь ручку в карман.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Когато можете да четете и да пишете в Афганистан, обикновено слагате химикалка в джоба си.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Якщо афганець вміє читати та писати, то він кладе до кишені ручку.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.ברגע שאתם יכולים לקרוא ולכתוב באפגניסטאן, אתם לרוב תשימו עט בכיסכם.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.عندما يكون بمقدورك القراءة والكتابة فى أفغانستان، فأنك سوف تضع قلما فى جيبك.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.ポケットにペンを挿すのが 普通です だから修了式では
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.이는 남성,여성과 어린이들이 이라크, 아프가니스탄에서 죽어가는 모습을 담고 있습니다. 또는 파키스탄에서도 말이죠.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.של גברים, נשים וילדים שמתים בעירק, באפגניסטן ובפקיסטן.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.لرجال ونساء وأطفال يموتون في العراق وأفغانستان وفي باكستان.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.子供たちの映像が 挿入されています この映像は基本的に西洋の国々は
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?전송하는데 6년이 걸린다는 사실을 인지해야 합니다. 우리나라에선 그렇습니다.
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?Ở nước tôi.
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?Wie wird Afghanistan alternatives Einkommen beschaffen für die vielen Leute, die vom Drogenhandel leben?
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?Как Афганистан ще осигури алтернативни доходи за многото хора, които преживяват от търговията с наркотици?
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?У нашому світі.
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?זה לוקח שש שנים כדי לספק תשתית. בעולם שלנו.
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?بدائل عمل للعدد ا لهائل من ا لناس ، الذين يعملون الان في الا تجار با لمخدرات ؟
Afganistan'da uyuşturucu ticaretinden para kazanan insanlara alternatif gelir kanallları nasıl yaratılcak ?私達の世界ではの話です。 重要な事はすべて同じです。
Afganistan'da yeni ortaya çıkan son uyarlamasıAmerican Idol식 프로그램의 구성이 아프가니스탄에서 막 생겼는데
Afganistan'da yeni ortaya çıkan son uyarlamasıשל הפורמט של "אמריקן איידול", שרק לאחרונה הגיע לאפגניסטן,
Afganistan'da yeni ortaya çıkan son uyarlamasıهيئة برنامج "أمريكان أيدول" التي ظهرت للتو في أفغانستان ،
Afganistan'da yeni ortaya çıkan son uyarlaması最近アフガニスタンで始まりました 「候補者」と呼ばれる新番組です
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.A v Afghánistánu zkoušíme nové přístupy -- vyjednávače přístupu.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Dan di Afghanistan, kami mencoba pendekatan baru -- para perunding.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.En Afganistán también estamos probando cosas nuevas, como los negociadores de acceso.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.En Afghanistan, nous essayons de nouvelles approches -- les négociateurs d'accès.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Iar in Afganistan, incercam noi abordari-- negociatori de acces.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.In Afghanistan proberen we een nieuwe aanpak: benader onderhandelaars.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.아프가니스탄에서는 새로운 방법을 시도했습니다. 교섭자를 통했습니다.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Mentre in Afghanistan, stiamo tentando nuovi metodi -- mediatori per l'accesso.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Und in Afghanistan probieren wir neue Ansätze aus - Zugangs-Vermittler.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.W Afganistanie, szukaliśmy nowych dróg - dostępu do negocjatorów.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.Και στο Αφγανιστάν δοκιμάζουμε νέες τακτικές -- μεσολαβητές πρόσβασης.