Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.De facto, Pam, se estás a ver isto, por favor perdoa-me.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.De hecho, Pam, si estás viendo esto, por favor perdóname.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.En fait, Pam, si tu nous regardes, pardonne-moi s'il te plait.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Itse asiassa, Pam, jos katsot tätä anna minulle anteeksi.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.여보, 만약 이 강연을 보고있다면, 날 용서해줘.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, als je dit ziet vergeef me alsjeblieft.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, če to gledaš, mi, prosim, oprosti.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, dacă mă urmărești, iartă-mă, te rog.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, ha látod ezt, kérlek, bocsáss meg.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, jeśli to oglądasz, wybacz mi.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, jestli se na tohle díváš, prosím, odpusť mi.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, se stai guardandoci, scusami.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Pam, wenn du jetzt zusiehst, bitte, vergib mir.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Thực tế, Pam, nếu như em đang theo dõi hãy tha lỗi cho anh.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Κατ ακρίβεια, Πάμ, αν το βλέπεις αυτό, παρακαλώ συγχώρεσε με.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Всъщност, Пам, ако гледаш това, моля те, прости ми.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Пем, якщо ти дивишся цю програму, вибач мене, будь ласка.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.Пэм, если ты смотришь эту программу, прости меня, пожалуйста.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.למעשה, פאם, אם את צופה בזה, בבקשה תסלחי לי.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.في الواقع, يا "بام", لو تشاهدين هذا أرجوكي سامحيني.
Aslında Pam, eğer bunu izliyorsan beni affet.どうか許して下さい カメラの光学系を改造して
Babanı affet.Il faut pardonner a ton père.
Babanı affet.Maafkanlah ayahmu.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,셰카 카푸르 씨(인도의 유명한 영화 제작자), 용서해주십시오 -- 이들은 발리우드 스튜디오에서 버려진 셀룰로이드 캔을 씹고 있었습니다.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mijnheer Shekar Kapur, vergeef me. Ze kauwen op celluloid dozen die door Bollywood zijn weggegooid.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, bocsásson meg -- egy bollywoodi stúdió kidobott celluloid halmazán rágódnak.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, thứ lỗi cho tôi -- chúng nhai những can nhựa bỏ đi từ những xưởng phim Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, wybacz mi Kozy żywią się puszkamy cellulozy porzuconymi przez studia Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,M. Shekhar Kapur, excusez moi -- et elles mâchonnent des rebuts de pellicule jetés par un studio de Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Shekhar Kapur -- og de tygger i et væk på ruller af celluloid der er kasseret af et Bollywood studie.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Y la primera cabra, masticando, dice:
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Шекар Капур это знает, простите ... они жуют выброшенную болливудской студией плёнку.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,מר שיחר קאפור, סלח לי -- העזים לועסים להם קופסאות צלולואיד שהושלכו מאולפן בוליווד.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,سيد شيخار كابور، أستميحك عذرا -- وكانتا تمضغان علب الأشرطة السينمائية التي ألقاها استوديو في بوليوود.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,ヤギたちはボリウッドのスタジオが捨てた フイルムを食べていて 1匹が噛みながら 「この映画悪くないよ」と言うと
Beni affet etmeyin. Asla.אל תסלח לי. אף פעם.
Beni affet etmeyin. Asla.لا يغفر لي. أبدا.
Beni affet etmeyin. Asla.かつて、私を許してはいけません。
Beni affet etmeyin.Đừng bao giờ tha thứ cho tôi.
Beni affet etmeyin.Không tha thứ cho tôi.
Beni affet etmeyin.Não me perdoar.
Beni affet etmeyin.Ne me pardonne jamais.
Beni affet etmeyin.Ne me pardonne pas.
Beni affet etmeyin.No me lo perdonaría.
Beni affet etmeyin.Nunca me perdonaré.
Beni affet etmeyin.אל תסלח לי לעולם.
Beni affet etmeyin.لا يغفر لي أي وقت مضى.
Beni affet etmeyin.·ホジン、すみません。
Beni affet.. Kalbim pişmanlıkla doluسامحني ... قلبي مليء بالندم
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Nem kell, hogy nekem megbocsásson. De kérem illendően köszöntse őt.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Vous n'êtes pas obligée de me pardonner. Mais, s'il vous plaît, saluez-le convenablement.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Δεν πειράζει εάν δεν με συγχωρέστε, επομένως υποκλιθείτε σε εκείνον.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.لا يهم اذا لم تسامحيني لكن اتوسل اليك قدمي احترامك
Beni affet.Odpusť mi.
Beni affet.Oprosti mi.
Beni affet..Pardonne-moi...
Beni affet.Promiň mi.
Beni affet.. Şimdi benim için tövbe etmenin tam zamanıسامحني ... الآن هو الوقت المناسب لي لكي أتوب، أتوب، أتوب
Beni affet.Thứ lỗi cho anh.
Beni affet.Wybacz mi.